Geri Dön
VitrinMilliyet Mimarlık: Dünyadan

Milliyet Mimarlık: Dünyadan

Milliyet Mimarlık: Dünyadan

Infinitus Plaza

Zaha Hadid Architects tarafından Guangzhou'da tasarlanan Infinitus Plaza etkileşimi, yaratıcılığı ve girişimciliği teşvik eden, ilaç araştırma tesislerinin ve laboratuvarın yanı sıra konferans ve sergiler için de imkan sağlayan bir ofis binası. Hizmet dışı bırakılan Baiyun Havalimanı'nın yerine inşa edilen Baiyun İş Merkezi bölgesinde yer alan 185.000 metrekarelik Infinitus Plaza, aynı zamanda Feixiang Park metro istasyonunun hemen yanında yer alıyor. Bu sebeple, arsanın metro tüneline denk gelen bölümü zemin ve toprak altında boş bırakılarak, genel merkez farklı kotlarda birbirine bağlanan iki kütle olarak tasarlanmış. Sağlıklı ve modern çalışma ortamları sunan Infinitus Plaza, tüm departmanlar arasındaki etkileşimi artıracak şekilde tasarlanmış. Merkezi atriyumlar etrafında düzenlenen ve plan düzleminde sonsuzluk sembolünü ifade eden tasarım, Infinitus'un kurumsal kültürünü yansıtan ve sekiz kata yayılan çeşitli iç ve dış mekanlardan oluşuyor.

Birbiriyle bağlantılı köprüler; spor salonu, egzersiz odaları, dinlenme alanları, restoran ve kafe gibi esnek ortak alanlara ev sahipliği yaparken iki kütlede yer alan mekanları birbirine bağlıyor. Guangzhou'nun subtropikal iklimi gözetilerek tasarlanan Infinitus Plaza, LEED Gold sertifikasına ve Çin'in Green Building programı kapsamında verilen 3 yıldıza sahip. Yapının optimizasyonu ile gerekli beton miktarı azaltılarak geri dönüştürülebilir malzemelerin oranı artırılmış. Binanın inşasında çelik, bakır, cam, alüminyum profiller, alçı ürünleri ve ahşap olmak üzere 25.000 ton geri dönüştürülmüş malzeme kullanılmış. Yıllık güneş ışınımı analizi sonucunda cephelerdeki perfore alüminyum panellerin boyutları ve gölgeli terasların genişliği belirlenmiş. Ek olarak, çift yalıtımlı low-E camlarla birlikte, güneş ısısı kazanımı ve enerji tüketimi azaltılırken bina genelinde bol ışıkla aydınlanan mekanlar elde edilmiş.

Milliyet Mimarlık: Dünyadan

The Chuan Malt Viski Damıtımevi

Neri&Hu tasarımı The Chuan Malt Viski Damıtımevi 1996 yılında UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak seçilen, Çin’in Emei Dağı’ndaki, zengin bir tarihsel altyapıya sahip bir alanda konumlanıyor. 2018 yılında düzenlenen yarışmanın galibi Neri&Hu, yerleşik herhangi bir tarihi kalıntı olmamasına rağmen geçmişin izlerini bu damıtımevi ile sürüyor. Üç tarafı dere ile çevrili proje alanı, doğadaki ikiliklere ilişkin bir örnek. Zıtlıklar içinde var olan ancak birbirini tamamlayan unsurların ikiliğinin somutlaştırıldığı projede endüstri ile ziyaretçi deneyimi, dağ ve su arasında bir denge kurmak hedeflenmiş. Dağ suyu anlamına gelen “shan-shui” kelimesindeki gücü ve kalıcılığı temsil eden “shan” ile akışkanlığı ve dönüşümü temsil eden “shui” proje alanındaki birbirine zıt ama tamamlayıcı güçleri ifade ediyor. Tasarım ekibi, bu endüstri binasıyla, geleneksel Çin mimarisine modern bir yorum getirmiş. Endüstriyel binalarda alışılmış olanın aksine, iki ziyaretçi deneyimi binası Çin felsefesinde cennet ve dünyayı temsil eden daire ve kare geometrileri üzerine inşa edilmiş. Bu geometrilerle ayrıca ikilik felsefesindeki denge de desteklenmiş. Viski üretim tesislerinin bulunduğu üç uzun bina arsanın kuzeyinde yer alıyor; paralel ve kademeli olarak alçalan çatı toprağın doğal yumuşak eğimiyle bütünleşiyor. Yerel mimarinin bir yorumu olarak, geri kazanılmış kil kiremitlerle, beton taşıyıcılara dayanmış eğimli çatılara mütevazı bir doku verilmiş. Taş duvarlarının dolgusu, saha tesviyesi sırasında zeminden çıkarılan kayalardan yapılmış, böylece yıkım ve rekreasyon döngüsü kalıcı kılınmış. Dairesel tadım hacmi, merkezinde su öğesine odaklanan kubbeli bir avlu tasarımıyla topraktan yükseltilmiş. Avluyu çevreleyen beş yeraltı tadım odası ile de hacim kısmen toprağa gömülmüş. Bu heykelsi form, alanın her yerinden görülebilen ikonik bir varlık haline getirilmiş. Aynı zamanda bu tadım birimi, ziyaretçilere panoramik manzara sunan tepe noktası görevi üstlenmiş. Kare hacim ise restoran ve bar olarak, topografyanın daha aşağısında konumlandırılmış. Yemek alanı, manzara için binanın çevresinde tasarlanırken, hacmin merkezinde bir açık avlu kurgulanmış. Doğal kaynakların kullanımına özen gösteren tasarım, aynı zamanda geleneksel Çin işçiliği ve malzeme bilgisi ile diyalog halinde olan, viski yapımı ve harmanlamaya özel rafine sanat anlayışının bir düzenlemesi. Temel malzeme paletini oluşturan beton, çimento ve taş karışımları ile bölgenin güçlü mineral varlığı vurgulanıyor.