Geri Dön
VitrinRusya-Ukrayna savaşıyla petrolde hattın ucu şimdilik ‘karanlık’

Rusya-Ukrayna savaşıyla petrolde hattın ucu şimdilik ‘karanlık’

Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi ve ardından Rusya ambargosunun derinden sarstığı petrol piyasasında iyileşme kısa sürdü. İki ülke arasındaki müzakerelerin umulduğu gibi kısa sürede sonuçlanmamasıyla ham petrol fiyatları yeniden tırmanışa geçerken, daha büyük arz ve fiyat şokları da yolda olabilir.

Rusya-Ukrayna savaşıyla petrolde hattın ucu şimdilik ‘karanlık’

Mithat Yurdakul

Rusya’nın Ukrayna saldırısı ve batının Rusya’ya yaptırım kararıyla birlikte 140 dolar/varil seviyesine kadar gelen Brent petrol, daha sonra geri çekilse de fiyatta dalgalanma devam etti. Ukrayna ve Rusya arasındaki müzakerelerle 100 dolar seviyesinin altına çekildikten sonra düz çizgiye kavuşamayan petrol fiyatları, mart ayının 3. haftasının sonuna gelindiğinde uluslararası piyasalarda yine artış trendine girdi. Dünyanın en çok petrol satan 3 ülkesinden birisi olan Rusya’nın petrol arzının azalması endişesi, piyasaları hareketlendiriyor. ABD ile İngiltere’nin Rus petrolüne yaptırım kararının ardından gözler barış müzakerelerine çevrildi. Ukrayna’nın batıdan destek beklentisi ile uzayan müzakere sürecinin uzaması, petroldeki kısa süreli iyimser havayı da değiştirdi. Ukrayna’daki krizin üzerine Çin’den koronavirüs vakalarının arttığı yönünde gelen haberler ve bir diğer petrol ihracatçısı olan İran’la nükleer müzakerelerde çıkan pürüzler, petrol piyasasında arz endişesini büyüttü.

Alternatif rotalar

Tüm bu süreçte ABD ile Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri arasındaki temas trafiğinin artması, alternatif beklentisi oluşturdu. ABD daha önce yaşanan petrol krizlerinde de yakın olduğu Körfez ülkelerini petrol arzını artırmaya ikna etmiş ve uluslararası fiyatları bu şekilde kontrol etmeye çalışmıştı. Henüz Körfez’den dünya piyasalarını rahatlatacak bir karar çıkmazken, OPEC’in diğer kanadındaki ABD ve Japonya’nın acil petrol stokları umut olarak görülmeye başlandı.

Enflasyona enerji baskısı

Petrol krizi, küresel ekonomiye yaptığı doğrudan etkinin yanı sıra geçtiğimiz yıllarda koronavirüsle daralan ekonomiler için de yavaşlama riski yarattı. Pek çok ülkede akaryakıt ürünlerindeki artışlar, üretim üzerinde baskı oluştururken, enflasyonist etkileri de büyütüyor. Pek çok Avrupa ülkesindeki düşük petrol rezervleri de endişenin bir başka kaynağı. Geçen sene henüz savaş gerginliği yokken doğal gaz krizi yaşayan Avrupa, bu kez de petrol krizi yaşamamak için alternatif arayışı içinde. Pandeminin ardından artan üretim, Avrupa’nın petrole ihtiyacını artırırken, derinleşebilecek arz krizinde asıl faturanın gelişmekte olan ülkelere çıkabileceği belirtiliyor.

Pompada formül arayışı

Petrolünün dörtte birine yakınını Rusya’dan alan Türkiye de süreci yakından izliyor. Avrupa’da yükselişe geçen işlenmiş petrol fiyatlarındaki artış da geçen sene ekonomide kritik önem taşıyan motorinin 10.5 milyon tonunu ithalatla karşılayan Türkiye için önem taşıyor. Türkiye’de de petrol krizi pompa fiyatlarına yansırken, ekonomi yönetimi üreticiyi ve vatandaşları rahatlatacak formül arayışında. Akaryakıtta dağıtımcılar ile bayiler arasında denge aranırken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, akaryakıt fiyatlarında yeniden tavan fiyat uygulamasına gidilebileceği uyarısında bulundu.