İzmirlinin isteği budur artık!

DOĞRUYU en doğru görme biçimidir kuşbakışı bakmak! Gökyüzünden yeryüzünü seyre dalmak... Tanrı’nın gözüyle yeryüzünü izlemek... Kuşların bakışıyla yeryüzünü görmek....
Her ne kadar yüksekten bakıldığında cisimlerden, ayrıntılardan uzaklaşılıyor gibi görünse de aslında en net yukardan görünür her şey!
Bu aralar “leyleği havada görmek” bir yana, adeta bir leylek gibi oradan oraya kanat çırpan ben; yukarılarda gezdikçe yaşadığım yeri çok net görür oldum.
Ki zaten zaman zaman yazılarda yöneticilere bununla ilgili tavsiyelerde de bulundum:
“Yönettiğiniz yere bir de uzaktan bakın” falan gibi...
En güzel tarafı ne biliyor musunuz kuşbakışı bakmanın?
Birincisi; ayrıntılar arasında nasıl da kaybolup, asıl gerçekleri gözünüzden kaçırdığınızın farkına varıyorsunuz. İkincisi ayrıntılardan sıyrılınca çözüm yollarını da görüyorsunuz.
Mesela, sıkışmış trafiğin içinde debelenirken, birden yukarıya doğru yükseldiğinizi düşünün. Yan sokakları, hangi sokağın daha kestirme ve boş olduğunu gördüğünüzü...
Trafikte boğuşurken asla göremeyeceğiniz kestirme yolları fark ettiğinizi!... Ya da mesela kendinizi aşağıda ne kadar önemli görürken, yukarıdan bakıldığında nasıl da kaybolup gittiğinizi...
Bir süredir İzmir’den uzaktayım. İzmir’e, yaşadığım yere, buraya öyle bir kuşbakışı baktım ki! Gözümden kaçan onlarca ayrıntıyla göz göze geldim. Sorunu da, çözümü de yukarıdan öyle bir net gördüm ki! Seyahatler bitip, hoop diye aşağıya indiğimde gördüklerim güldürür oldu beni... Kuşbakışı bakmanın en kötü tarafı da bu sanırım. Yukarıdan gördüğünüz gerçeğin; aşağıya, yakınına inince ne kadar da gerçekten uzak olduğunun farkına varmanız. Onunla alay etmeniz, komik bulmanız ve onu küçümsemeniz...
Büyük görünenlerin gözünüzde küçülmesi, küçük görünenlerin öneminin büyümesi var bir de!
* * *
Dün, Brüksel Roma ve İstanbul’dan sonra nihayet aşağıya indim...
Milliyet Ege Haftalık’ta Aziz Kocaoğlu konuk...
İşte tam o az önce anlattığım hayal kırıklığını yaşadım.
Her şey yukarıdan göründüğünden bir o kadar uzak ve bir o kadar komik ki hâlâ.
Başkan Kocaoğlu’nun açıkladığı üç önemli madde... Nedir?
1. Haziran 2011’de İzmirspor ve Hatay İstasyonları bitecek. Bornova hattı da aynı şekilde önümüzdeki yıl haziran ayında hizmete girecek.
2. Önümüzdeki yıl aralık ayında Göztepe - Poligon ve Fahrettin Altay İstasyonları tamamlanacak. Böylece 5.5 kilometrelik Üçyol-Üçkuyular hattı tamamen işlemeye açılmış olacak.
3. Hatay İlahiyat Fakültesi’nden Üçkuyular’a kadar olan bölümdeki araç trafiği mayıs ayından itibaren işlemeye başlayacak.
* * *
Evet?
Sonuç?
Bu cek-caklarla ömür geçirdik biz İzmir’de.
Kimimiz çocuk büyüttü bu cek-caklarla, kimimiz yaşlandı...
İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Başkanımız Aziz Kocaoğlu...
Ne olur bir kuşbakışı bakın İzmir’e!
Ne olur şu ayrıntılar arasında boğulmaktan kurtulun!
İzmir başka şehirlerden nasıl görünüyor biliyor musunuz? Mersin’den, Antalya’dan, Eskişehir’den...
Bir bakın, kuşbakışı bakın.
Eminim gökyüzünden görüp, İzmir’e geri geldiğinizde üzüleceksiniz...
Ha bire “Şu tarihte şurası bitecek, burası da böyle çözülecek” diye de açıklamalar yapmayın artık.
Bitirin, çözün!
“Bitirdim, çözdüm” diye konuşun artık.
Eminim İzmirlinin isteği budur artık!