İnönü’yü anmak

Bahçeşehir Üniversitesi’nde dün Erdal Bey’i anma toplantısı vardı. TÜSES, SODEV, 10 Aralık Hareketi’nin düzenlediği toplantıya İnönü ailesiyle birlikte CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, geçmişte SHP’de siyaset yapmış kadrolar, akademisyenler ve sendikacılar katıldılar.
Erdal Bey, 12 Eylül 1980 darbesinin dağıttığı sosyal demokratları SODEP, SHP çatısı altında toplama konusunda tarihsel bir misyon yüklenmişti. Kılıçdaroğlu dün saygın bir bilim insanı olarak İnönü’nün siyasi başarılarından söz ederken, 1990’larda Güneydoğu sorunu konusunda hazırlattığı raporlara, attığı cesur adımlara değindi ve “O zaman Erdal Bey’e en ağır eleştirileri yöneltenler onun görüşlerinden yararlanabilseler bugün çok farklı noktada olurduk” diye konuştu.
İnönü’nün mizahçı üslubundan da örnekler verdi Kılıçdaroğlu, “Senin için ölürüm, diye otobüsün önüne atlayan bir partiliye Erdal Bey’in ‘sakın ha ölme, bir oya bile ihtiyacım var’ dediğini” anlattı.
Kılıçdaroğlu’nu Rıdvan Budak’la yan yana dinliyorduk. Salondaki geniş yelpazeye dikkat çekti. Sola emek vermiş pek çok insan İnönü’yü anma toplantısına gelmişti. DİSK’te 1980 öncesi Kemal Türkler’le birlikte görev yapan eski genel sekreteri Mehmet Karaca’yı gösterdi.
Benim gözüm de İnönü’nün genel sekreteri Fikri Sağlar ve eşi Serap Sağlar’daydı.
Günümüzün “sağcılaşan” sosyal demokrat partilerinin yönetici koltukları ne yazık ki, 12 Eylül askeri rejiminin kapattığı partilerin yeniden açılması, lider ve yönetici kadrolarına konulan yasakların kaldırılması için onca uğraş veren Fikri Sağlar gibi isimlere parti ne yazık ki kapalı. CHP’den Baykal döneminde “ihraç edildiği” gerekçesiyle pek çok isme dönüş yolu açılmıyor. Bu “engizisyon”cu anlayış hâlâ sürüyor. Rıdvan Budak’ın üyeliği de engelleniyormuş!
Oysa DİSK yöneticileri sosyalist solun Ecevit’e tereddütle baktığı dönemlerde CHP’ye en açık desteği vermişlerdi.
İnönü ve arkadaşları, 1987 referandumunda Özal siyasi yasaklara “hayır” derken, “evet” kampanyası yaparak demokratikleşmenin önünü açmışlar, SHP’de olmalarına karşın CHP’nin yeniden açılmasına çalışmışlardı.
Kemal Kılıçdaroğlu, iki gündür Ecevit ve İnönü’yü anma toplantılarında, Rahşan Ecevit, Sevinç İnönü, Özden Toker’le sosyal demokratların siyasi mirasına sahip çıkıyor.
1980’lerde solun birlikteliği konusunda Erdal Bey’le birlikte hareket eden Aydın Güven Gürkan’ı da aynı heyecanla anmak gerekiyor. Mehmet Ural’a bu konuda da görev düşüyor.
Sevinç İnönü, Erdal Bey’in kadın ve gençleri kazanmaya verdiği önemi anlatırken, Kılıçdaroğlu’na verdiği mesaj şu oldu: “Gündemi kısır türban tartışmalarına indirgersek Erdal Bey’in 300 yıllık gecikme dediği çağdaşlaşma fırsatını yine kaçırırız.”
Toplantı, Burhan Şenatalar, Rıza Türmen, Betül Çelik, Kemal Kirişçi’nin katıldıkları “Demokratikleşme Sürecinde Öncelikler” paneliyle son buldu.