Siz hiç sokaklarında gergedan gezen bir şehir gördünüz mü?

30 Ocak 2020

 

Dağları geçtiğimiz dar, virajlı ve bol çukurlu yolda, Katmandu’dan Chitwan’a doğru ilerlerken, penceremin camından isimsiz köylere, gözlerinde binbir hikaye taşıyarak yürüyen insanlara ve doruğu görünmeyen dağlara tanıklık ediyorum. Yol sadece 148km ancak yolculuk 7 saat sürüyor. Turist otobüsleri sabah yedide Katmandu’dan kalkıyor. Şehrin karmaşasına uygun bir şekilde bütün firmalar aynı saatte ve aynı yerden hareket ediyor. Biletlerimizi bir gün önceden ve pazarlıkla almış olmanın güveni ile otobüs terminali olacağını sandığımız ama sadece onlarca otobüsün sıra ile dizildiği bir yol kenarı olduğunu farkına vardığımız alana geldiğimizde aklımızdaki turist otobüsü algısı ile, bindiğimiz otobüsün kesiştiği noktaların sadece tekerlekler olduğunu farkına varıyoruz. 

 

 

Otobüsümüz eski ve tozlu fakat bir o kadar da renkli. Çukurlar ve virajlar nedeniyle bir şeyler okumak olası bile değil ve internetimiz çekmiyor yollarda. Ya uyuyacağız, ya da hayallere dalacağız camdan bakarak. İkinci seçeneği seçiyorum. Dün akşam Katmandu’nun hayli turistik Thamel bölgesinde masamı paylaştığım Portekizli adamın Chitwan’ı anlatırken heyecanlanması geliyor aklıma. Gergedan diyor adam, şehrin sokaklarında gergedan gezebiliyor. Cep telefonundan bir fotoğraf gösteriyor bana. Tank gibi, gümüş bir heykel gibi duruyor bölgeye özgü, tek boynuzlu gergedan, sokağın ortasında öylece. Ben çekmedim ama tanıştığım biri görmüş ve çekmiş diyor. Şehir efsanesi olmalı diye geçiriyorum içimden, bir başka isimsiz köyü ardımızda bırakıp, yeni bir virajı dönerken.

 

Yazının devamı...