Dünyanın en ikonik zirvesi Matterhorn

6 Nisan 2021


4,478 metre yüksekliği ile Alpler'in beşinci en yüksek zirvesidir. Batı Pennine Alpleri'nin Monte Rosa bölgesinde, İsviçre ile İtalya arasındaki sınırda yer almaktadır. Dağ, kuzeydoğudaki Almanca konuşulan Valais kantonundaki İsviçre’nin Zermatt kasabasına ve güneyde Aosta Vadisi bölgesindeki İtalyan Alp beldesi Breuil-Cervinia'ya hakimdir. ‘Matterhorn’ Almanca'da "çayırların zirvesi" anlamına geliyor. Almanca adı Matterhorn, “çayır” anlamına gelen Matte ve “tepe” anlamına gelen horn’ kelimelerinden türetilmiştir.

 

Belki de dünyada Matterhorn kadar ikonik bir dağa sahip birkaç yer vardır. Bunlardan biri de İsviçre Alpleri'nin kalbinde yer alan şirin bir kasaba olan Zermatt. Aynı zamanda İsviçre'nin en gösterişli ve göz alıcı tatil beldelerinden biri olarak tanınan Zermatt, önemli bir kış sporları merkezi olmakla birlikte sunduğu sayısız aktivitelerle hem yaz hem de kış aylarının gözde yerlerinden biridir. Zermatt’ın bir başka özelliği ise taşıt trafiğine tamamen kapalı bir yer olması.

 

Her yıl yaklaşık 3.000 kişi Matterhorn'a tırmanıyor. Ancak bu tırmanışlar teknik ve fiziksel olarak oldukça zorlu bir  beceri istemektedir.

 

Matterhorn çevresinde keşfedilecek çok farklı cazibe merkezleri vardır. Bu merkezlerin başında Gornergrat geliyor.  Bu üç bin metrelik dağ sırtından, Matterhorn ve çevresindeki ihtişamlı Alp Dağları’nın unutulmaz manzarasını seyretmek paha biçilemez. 3.100 metre ile İsviçre'nin en yüksek oteli olan Kulmhotel Gornergrat'ta Alp dağlarının muhteşem panoramik ve buzul manzaralarına da ev sahipliği yapıyor.

Yazının devamı...

İsviçre’nin en çok ziyaret edilen Şatosu ‘Château da Chillon’

25 Mart 2021

Kesin yapılış tarihi bilinmemekle beraber yüzyıllar boyunca yapılan tadilat ve kazılar neticesinde Chillon Şatosu’nun 12. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

 Chillon Şatosu’nun üzerine yapıldığı kayalık ada, hem doğal bir koruma hem de İtalya’dan Kuzeybatı Avrupa’ya uzanan Alp geçişlerine hakim olması sebebiyle dönemi itibariyle hem ekonomik hem de stratejik bir öneme sahipti. Şato, üzerine inşa edildiği kayalık adanın oval şeklini almıştır. Kale yaklaşık 100 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindedir. Adını da üzerine yapıldığı kayadan almıştır; 'Chillon' kelimesi eski dilde 'kayalık platform' anlamına geliyor.

 

 Yüzyıllar boyunca Chillon Şatosu Savoy Kontlarının yazlık evi olarak kullanıldı ve bu kalenin en ünlü tutsağı Francois de Bonivard'dı. François Bonivard (ö.1570) Hanedanın uygulamalarına karşı çıktığı için hayatının yaklaşık 6 yılını Chillon’un zindanında geçirmiştir.

Yaklaşık 300 yıl sonra, Lord Byron, Chillon'u ziyaretinde Bonivard'ın hikayesini dinledikten sonra ünlü şiiri "The Prisoner of Chillon"nu kaleme aldı. Ayrıca Jean-Jacques Rousseau'nun romanı “julie ou la nouvelle heloise” ile de ünlenen bu kale, geçmişten gelen gerçek bir hazine, görülmesi gereken bir yer.

Arka planında Cenevre Gölü ve Alp dağlarının nefes kesen manzarasıyla bu şato, sizi avluya adım attığınız andan itibaren orta çağa götürür. Ahşap yürüme yolları ve gözetleme noktalarına sahip taş kuleler, size, içinde yaşamanın ve kaleyi korumanın nasıl bir his olduğu konusunda fikir verir.

Yazının devamı...