Dinde reform olur mu?

Hıristiyanlık’ta reform oldu, İslamiyet’te neden olmasın diyenler var. Üstelik bunu dillendirenlerin çoğunun dinle, diyanetle bir ilgisi yoktur.

İnsan bilmediğinin düşmanıdır; biz, öncelikle dinimizi bilmiyoruz ve bilmediğimiz dinimizin düşmanı olduğumuzdan bu denli hezeyanlar kusuyoruz!

Malum: İslamiyet, Allahü Teâlâ’nın insanlığa, onların dünya ve ahiret saadetlerini temin maksadıyla gönderdiği son ve en mütekâmil dindir. Kitabı Kur’an-ı Kerim, peygamberi son ve en üstün peygamber olan Hz. Muhammed’dir (aleyhisselam).

Kur’an-ı Kerim’in tek bir harfinin bile değişmeden kıyamete kadar devam edeceği ve koruyuculuğunu da bizzat Allahü Teâlâ’nın yaptığı ve yapacağı ilahi bir vaattir.

Kur’an-ı Kerim Cebrail isimli melek tarafından Hz. Muhammed’e vahiy yoluyla indirilmiştir. Hz. Peygamber Kur’an’ın ayetlerini bizzat açıklamıştır. Onun bu açıklamalarına hadis-i şerif denir.

Kur’an-ı Kerim’in belli başlı kısımları: İtikat (inançlar), İbadetler, Muameleler, Cezalar, Ahlak ve Kıssalardır.

Kur’an-ı Kerim’de açıkça bildirilen hükümlere ‘nas’ denir. ‘Mevrid-i nasda içtihada mesağ yoktur’ (Mecelle). Yani bir mesele hakkında ayet ve hadiste kati bir beyan varsa bu asıldır ve bunun hakkında akıl yürütülemez (İçtihat yapılamaz).

Dini (şeri) delillerin kaynağı dörttür: Kitap (Kur’an-ı kerim), Sünnet (Hz. Peygamber’in söz ve davranışları), İcma-i Ümmet (Bir mesele hakkında, aynı asırda yaşayan İslam âlimlerinin ortak hükümleri), Kıyas-ı Fukaha (İçtihat derecesindeki yüksek İslam âliminin, bir meseleyi kitap ve sünnete bakıp önceki hükümlerle kıyaslayarak hüküm vermesi).

Allahü Teâlâ her bin senede bir resul, her yüz senede bir de nebiler göndermiştir. Resul; şeriat (yeni hükümler içeren din) getiren peygamber demektir; Nebi ise, kendinden önceki dine (şeriata) uyan ve insanlara o hükümlere çağıran peygamber demektir.

Bizim Peygamberimiz son peygamber olduğuna ve ondan sonra peygamber gönderilmeyeceğine göre, gelecek her yüz ve her bin yıldaki değişiklikler nasıl olacaktır?

Bu durumu bizzat Hz. Peygamber açıklayarak, ‘Her yüz yılda bir müceddid gelecek ve dini yenileyecektir’ buyurur.

Dini yenilemek ne demektir? Geçen zaman içinde dinde meydana gelen bozukluklar (hurafeler, bidatler, unutulan sünnetler ve hatta unutulan farzlar ve ortaya çıkan yeni meseleler) müceddidler eliyle giderilir ve adeta din, aslına kavuşturulur. Buna tecdit, yenilenme, yenileme denir.

Bütün bu izahlardan sonra: 1- İslamiyet deforme olmadı ki reforma ihtiyaç duyulsun. 2- Zamanın değişikliği ile hükümlerin değişme zarureti naslarda olmayıp, yenilenmeye (bidatleri gidermeye, hurafeleri atmaya, ortaya çıkan yeni konulara cevap vermeye, yeni ihtiyaçları karşılamaya) ve yenilemeye dair çalışmalara dairdir.

Çünkü bu din kıyamete kadar bakidir ve kıyamete kadar gelişecek tüm ihtiyaçlara ve yeniliklere cevap teşkil etmektedir ve etmelidir. İşte, ortaya çıkan ve çıkacak yeni durumlara cevap teşkil etmesi tecditle (yenilenme) olur ve olmalıdır.

İşte Cumhurbaşkanımızın işin uzmanlarından (ulema) istediği de budur.

Bunun gayrısı lafügüzaftır (boş söz).