13 kurşunu, Uğuru sakın unutmayın!

Unutmadınız değil mi?..İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabulünden bu yana 56 yıl geçmiş. Hem bunun, hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin altında devlet olarak Türkiyenin de imzası var.Ya 13 kurşun ne olacak?İnsan haklarının en başında hayat hakkı gelir. En kutsal olan insan hakkı, insanın yaşayabilmesidir. Yaşamının hukuk tarafından tarafından güvence altına alınmasıdır.Peki, 13 kurşun ne olacak?Uğuru unutmadınız değil mi?Babası Ahmetle birlikte Mardinin Kızıltepe ilçesinde bir akşam vakti kurşun yağmuru altında can veren... Sakın unutmayın o babayla oğlunu!Ne analar unutsun, ne babalar.Bir toplumda devlet, yurttaşlarının yaşama hakkını ne kadar hukuk güvencesi altına alabiliyorsa, o toplum ancak o kadar uygarlıktan söz edebilir.Hukuk var mıydı bu ölümlerde?TBMMden İnsan Hakları Komisyonu, AKP ve CHPden heyetler gitti Kızıltepeye. Bütün raporlarda, açıklamalarda bazı noktalar ortaktı:Hukuksuzluk kokuyordu.Bir anormallik vardı.Ve çatışma izi yoktu.Ateş tek taraflıydı.CHPnin raporunda, ölümlerin silahlı çatışma sonucu meydana gelmediği, tek taraflı yoğun ateş açıldığı kaydediliyordu. 12 yaşındaki Uğurun vücudundan çıkan 13 kurşunla ilgili satırlara gelince:"Çocuktaki mermi girişlerinden bazılarının düzgün ve sıralı olması da bir çatışma ihtimalinin olmadığını göstermektedir. Olayın en kısa zamanda yargıya intikal ettirilmesi ve yargılamanın kısa sürede sonuçlandırılması konusunda bölge halkının çok büyük bir beklentisi olduğu tarafımızdan tespit edilmiştir."Haberin başlığı ürpertici:"Çocukta 6 santimde 6 kurşun tespit edildi."İlkokul öğrencisi, 12 yaşındaki Uğuru düşünüyorum.Kızıltepeye son olarak geçen ekim ayı sonunda gitmiştim. Kültür festivaline hazırlanıyordu. Yaşam büyük ölçüde normalleşmişti. Sorunlar vardı ama yüzler gülüyordu.Fakat şimdi tedirginlik var.Gelen telefonlar öyle.Yine eski günler mi sorusu zihinlere asılmış durumda. Devletle güven ilişkilerinin kurulmaya başladığı son yılların havası bozuluyor mu? En çok bu sorunun karşılığı aranıyor.Ve şunu not edin bir kenara:Kızıltepedeki bu tedirginlik dalga dalga bütün bölgeye yayılıyor. Daha da yayılabilir.Uyarıyor:"Bu durumdan ancak hem devletteki, hem Kürt hareketindeki statükocular yararlanabilir, ortalığı karıştırmak isteyen..."Ne yazık!Unutmayın 13 kurşunu.Sakın unutmayın Uğuru.Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığının dosyayla ilgili gizlilik kararı kaygıyla karşılanmış...Dinliyorum:"Devlet vatandaşına sahip çıktığını göstersin. Hukuk bizi sahiplenmeyecek mi? Bu yaşanan çok ürkütücü bir olay. Halk tedirgin... Bu bölgede devlet-millet bütünlüğü nasıl sağlanır, eğer devletin hukuk güvencesi olmazsa? Burada sihirli sözcük güvendir. Devlete güven duyulmazsa, ne yaparız?"Ekliyor:"Dava bir an önce açılsın, yargılama hızla sonuçlansın. Öncelikli olan bu."Bugün, Dünya İnsan Hakları Günü.13 kurşunu unutmayın.Uğuru sakın unutmayın.Biraz vicdanı olan unutmaz. Biraz adalet duygusu olan unutmaz. Ve 12 yaşındaki Uğurun vücudundaki o 13 kurşun çıkmadıkça, unutmayın, bu ülkede insan hakları hep lafta kalır. h.cemal@milliyet.com.tr Bugün 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü. Ben 13 kurşunu düşünüyorum, 12 yaşındaki Uğur Kaymazın vücudundan çıkan o kurşunları...