Barzani'yi vurmak yanlıştır!

"Artık hedefimiz Barzani!"Şöyle devam ediyordu:"Dün öğleden sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'la konuştum. Bir gün önce kendisini aramıştım. Sadece 'Arkanızdayız Paşam' demek için.Son derece kararlı bir ifadeyle şu sözleri söyledi:'Bugünkü yazınız çok önemli ve anlamlı. Takdir bana düşmez ama teşhis budur.'Dünkü yazımın mesajı şuydu:'Artık Barzani'ye son defa şu mesaj verilmeli: Ya komşumuz olacaksın, ya hedefimiz.'Evet, Türk Ordusu'nun en yüksek komutanının mesajı da bu.Ondan biraz önce CHP Genel başkanı Deniz Baykal'la konuştum.'Senin bugünkü yazını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e de okudum. Bu teşhis doğrudur' dedi.Dün sabahtan itibaren çok sayıda insandan aynı mesajı aldım.Artık söz, Türk F-16'larına doğru gitmektedir."Ertuğrul Özkök böyle yazıyor.Barzani'yi de mi vuracağız?Hani yalnız PKK idi hedef?..Tezkere çıktıktan sonra hem Başbakan Erdoğan, hem hükümet sözcüsü Cemil Çiçek'in açıklamaları Kuzey Irak'ta tek hedef olarak PKK'yı göstermiyor muydu?Şimdi Barzani de hedef mi?F-16'lar örneğin Selahattin'e uçup Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin kartal yuvasını andıran karargâhını ya da peşmerge kışlalarını da mı bombalayacaklar?Yaşanacak mı bu?..Türkiye, Barzani'yle Talabani'ye, daha önemlisi onlar üzerinden Amerika'ya baskıyı yoğunlaştırırken, "Bir an önce bir şeyler yapın, PKK'yı yola getirin, yoksa günah bizden gidiyor; Kuzey Irak'ı her ne pahasına olursa olsun cehenneme çevirmeye kararlıyız!" mesajı mı veriyor son kez?Yoksa sadece psikolojik savaş mı?Bilemiyorum.Bir nokta çok açık:Amerika, Irak savaşı sonrası PKK konusunda gerekeni yapmadı. Türkiye'ye terörle mücadelede yeterince el vermedi. Türkiye'nin acısına gerekli duyarlığı göstermedi. Türkiye, haklı olarak Amerika gibi dost ve müttefik bir ülkeden beklediği işbirliğini görememenin düş kırıklıklarını yaşadı.Öte yandan, Iraklı Kürt liderler Talabani'yle Barzani de sırtlarını Amerika'ya dayadıkları için olacak, Türkiye'nin PKK konusundaki hassasiyetini görmezlikten geldiler, hatta hiçe saydılar.Ama bir nokta var.Hem Amerika, hem Iraklı Kürt liderler bu ince noktayı unuttular. Türkiye, bu bölgede hayatı onlara zehir edebilir. Türkiye, Kuzey Irak'ı onlar için de cehenneme çevirebilir.Evet, Türkiye de bundan dolayı elbette büyük bir bedel öder.Ama karşı tarafa da ödetir.Benim sorum şu:Bunu yaşamak zorunda mıyız? Değiliz.Yaşamak istemiyorsak, taraflar kendilerine düşeni yapmak zorundalar. Amerika'yla Iraklı Kürt liderlerin, öncelikle Türkiye'yi rahatlatacak bazı adımları hemen şimdi atmaları lazım. Ama bununla birlikte PKK'yı zaman içinde silah ve şiddetten tümüyle vazgeçirecek baskıyı da kurmaları şart.Türkiye'ye gelince...Hep güncel olan sorumuz şu:Stratejimiz var mı?Örneğin eski MİT Müsteşarı, emekli Büyükelçi Sönmez Köksal, Güneydoğu ve Kuzey Irak, ya da genel olarak Kürt meselesi konusunda Türkiye'nin eskilere giden stratejisizliğinden yakınıyor.Haklı.Dün gazetemiz Milliyet'te Devrim Sevimay'ın sorularını yanıtlarken şöyle demiş:"Türkiye devamlı dalgalanıyor. Oysa bir an önce bu konuda belirli bir strateji tespit edip devletin tüm kurum ve kuruluşlarının o yönde adım atması lazım. Böyle olmaması Türkiye'ye büyük zarar veriyor (...) Kuzey Irak'ta bir Kürt devletine izin vermemeniz, onu tamamen engelleyecekse mesele yok. Ama Türkiye'nin tamamen iradesi dışında birtakım gelişmeler de olabilir. Biz izin vermedik, so what? Bütün Kuzey Irak'ı Tikrit'e kadar işgal mi edeceğiz?(...) Aklınızda bir senaryo, bir hayal olacak ve ona giderken her türlü olasılığı göz önünde bulunduracaksınız. Bizim ise şu anda kafamızda bir hayal yok. Asıl sorun bu. Oysa Türkiye çok yaşamsal bir dönemece girdi. Bir an önce ortak akılla ve çağın gerçekleriyle örtüşen bir senaryo üretilmesi gerekiyor." Eski MİT Müsteşarı böyle diyor.Haklı, Türkiye'nin 'strateji'ye ihtiyacı var.Yine tekrarlamak istiyorum:Kuzey Irak'a girmek yanlıştır; PKK'nın işine gelir; Türkiye'nin sorunlarını daha beter çoğaltır, büyütür.Bunu belirttikten sonra söylemek belki gereksiz ama yine de eklemekte yarar var diye düşünüyorum:Aklımızı peynir ekmekle yemediysek, Barzani'yi vurmaktan kaçınırız. h.cemal@milliyet.com.tr Ertuğrul Özkök'ün dün Hürriyet'teki yazısının başlığı şöyleydi: