Darbe ile yargı!

Son sayısının kapağı şöyle:"Hayret verici ayrıntılarıyla SARIKIZ ve AYIŞIĞI: 2004'te iki darbe atlatmışız! Emekli Oramiral Özden Örnek'in birkaç sayfası yayımlandığında büyük tartışma yaratan günlükleri..." Ayrıntılı, heyecanlı 50 sayfa!Bir solukta okunuyor.2003 ve 2004 yıllarıyla ilgili.Zamanın bütün genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının isimlerinin geçtiği sayfalar...Özetine gelince:Asker, Başbakan Erdoğan hükümetinden memnun değil. Bu yüzden onun yolunu kesmek için sonu darbeye kadar gidebilecek müdahale hazırlıkları yapıyor. Bildiri yayımlamak, hükümete muhtıra vermek gibi seçenekleri tartışıyor. Bu amaçla kamuoyunun nasıl oluşturulacağı, medya ve üniversiteden nasıl yararlanılacağı, sendikaların hangi yolla harekete geçirileceği, sokağın nasıl hareketlendirileceği gibi konular ele alınıyor, tartışılıyor, hatta kâğıda dökülüyor.2003 ve 2004'te oluyor bunlar.Sanal ortamda yayımlanmış olan bu günlükler gerçekten eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek'e mi ait? Emekli komutanın bu soruya yanıtı hayır. Hayatında hiç günlük tutmadığını söylüyor.O zaman?..Konuyu kapatacak mıyız?Sanmıyorum.Çünkü gazeteci milletinin o dönemde duyduğu, haberleştirdiği, yorumladığı, bir kısmını da kendine sakladığı birçok olay ayrıntılarıyla Nokta'nın haberinde yer alıyor.Nedir o bildiklerimiz?Bazıları şöyle özetlenebilir:(1) Şimdi emekli olan bazı kuvvet komutanlarının özellikle 2003 sonlarına doğru Erdoğan hükümetine karşı yeni bir 28 Şubat başlatmak istedikleri bilinir.(2) Bunun için o tarihlerde medyayla en üst düzeyde temasa geçtikleri, bazı işadamlarının da nabzını yokladıkları sır değildir.(3) Ancak, böyle bir girişimi başlatan komutanlar istedikleri sonucu alamazlar. Hükümetin özellikle ekonomi ve Avrupa Birliği ile ilgili politikalarını destekleyen işadamlarından yeni bir 28 Şubat için yeşil ışık yanmaz.(4) Bu konuda zamanın kuvvet komutanlarının önünde bir engel daha vardır: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök... Özkök Paşa, askerin bir darbeye kadar gidebilecek müdahalesine karşıdır. Ne yapılacaksa, kapalı kapılar arkasında ve anayasal çerçevede içinde kalınarak yapılmasını savunur. (5) Askeri müdahale konusunun yeniden kızışması, Kıbrıs'la ilgili Annan Planı'yla başlar. Kamuoyunda bu planı destekleyenler, bazı kuvvet komutanlarının karargâhlarında vatan haini olarak görülür. Aralarında bu satırların yazarının da bulunduğu 20 kişilik bir liste 2004 baharında, psikolojik savaş anlayışına uygun olarak sindirme uygulamak için basına sızdırılır.(6) Kıbrıs'la ilgili en kritik zirvelerin yapıldığı tarihlerde askerin müdahalesi için, bildiri ya da muhtıra yayımlanması için bazı kuvvet komutanları bastırır. Ancak, Genelkurmay Başkanı Özkök buna yanaşmaz. Annan Planı'na karşı olduklarını yine kapalı kapılar arkasında Başbakan Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Gül'e söyler, ancak son sözün hükümete ait olduğunu da belirtir.(7) Özkök Paşa'nın bu tutumundan özellikle zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'ın, zamanın Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygur'un ve zamanın KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın çok rahatsız oldukları bilinir. Hayal kırıklığına uğrayan Denktaş'a Özkök Paşa'nın "Anayasal olarak buraya kadar!" diyerek bir demokrasi dersi verdiği de kulislerden basına yansımıştır.Burada kesiyorum.Bu yedi noktaya başka noktaları da ayrıntılarıyla ekleyebilecek meslektaşlarım muhakkak vardır.O yüzden, emekli Oramiral Özden Örnek'in böyle bir günlük tutmadığını varsaysak bile, NOKTA'nın bu yayınına kayıtsız kalınamaz. Çünkü, elli sayfalık bu 'günlük'ün sayfaları arasında gerçek olan, yaşanmış olan birçok şeyin bulunduğu anlaşılıyor.2003 ile 2004'te neler oldu?Gerçekler neyse aydınlansın!Bunun için vardır yargı... h.cemal@milliyet.com.tr Nokta dergisi, bizim mesleğin eski deyişiyle fikr-i takip içinde, daha önce başlattığı haber konusunu deşmeye devam ediyor.