Kuruşu tanımayan kuşak!

Haksız sayılmazdı.Kuruşu ise hiç görmemişti kızım. Belki ders kitaplarından biliyordu, o kadar. Ben de onun yaşındayken para ile tanışmamıştım. On paraları, kırk paraları sadece annemden dinlemiştim.Ama kuruşu hatırlıyorum.Ortası delik, sarı renkli 1 kuruşla, 2.5 kuruşla ilkokul kantininden simit ve beze aldığımı anımsıyorum. Ortası delik kuruşlar bir ara genç kızların boyunlarını kolye olarak süslemişti. Sonra tümüyle yitip gittiler, unuttuk kuruşu...Yukarıdaki satırlar yeni değil.Yirmi yıl öncesinin.14 Ekim 1984te Cumhuriyet gazetesinin birinci sayfasında aynı başlıkla, "Kuruşu tanımayan kuşak!" diye çıkan yazım böyle başlamış. Daha sonra da Başbakan Özalın enflasyonla mücadeleyi fazla ciddiye almadığına işaret eden satırlar geliyor.Aradan geçen yirmi yıl.Bu uzun yıllar boyunca kim bilir kaç tane enflasyon yazısı yazdım.Kaç hükümet gördüm, programının en başına enflasyonla mücadele maddesini koyan. Kim bilir kaç başbakan geldi geçti, "enflasyon canavarını yenmek"ten söz eden?Ama uzun yıllar bir şey değişmedi.Enflasyon canavarı arada bir siner gibi olduysa da, sonra yine ortalığı kavurmaya devam etti. Çünkü siyasal iktidarlar, enflasyonla mücadelenin ekonomide gerektirdiği cesur adımları göze alamadılar. Yapısal reformlar sürekli ertelendi.Bu açıdan 2001 krizi bir dönüm noktası oldu. Türkiye kafasını duvara öylesine çarptı ki, IMFnin acı reçetesinden başka gidecek yolu kalmadı.Başbakan Ecevitin eli mahkum hale geldi. Enflasyon tarihimizdeki 17 başarısızlıktan sonra IMF ile 18. programı çaresiz işletmeye başladı. Bu bakımdan Kemal Dervişin sahneye çıkışı da Türkiye açısından bir şans oldu.Ancak, enflasyon canavarının yenilmesinde aslan payı, Başbakan Erdoğan hükümetine ait. Son iki yıl çizgiden sapılmadı. IMF ile program kararlılıkla uygulandı, gerekli mali disipline uyuldu.Bu sayede bir düş sonunda gerçek oluyor. Yani enflasyon bin yıl sonra yeniden tek haneliye iniyor.Ama daha yapacak çok şey var.Yapısal değişimin sürmesi şart.Özellikle sosyal güvenlik reformu çok acil hale gelmiş durumda. Özelleştirmenin hızlandırılması, vergi düzeninin adam edilmesi, kayıt dışı alanın daraltılması, bankacılıkta dönüşümün sürmesi lazım.Elbette yargı reformu ve idarede yolsuzlukların çanına ot tıkayacak adımların bir an önce atılması gerekiyor.Ekonomide kalıcı istikrar isteniyorsa, AKP hükümetinin reform pedalını çevirmekten başka çaresi yok.Bugün için gelinen nokta iyi.Para pul olmaktan çıkıyor.Altı sıfır atılıyor.Yılbaşından itibaren Yeni Lira, Yeni Kuruş devreye girecek.Küçük kızım, diliyorum, kuruşla tanışan ve ilişiğini bir daha kesmeyen bir kuşak olarak büyür, hayatını öyle devam ettirir. h.cemal@milliyet.com.tr Geçenlerde birkaç tane 5 liralık çıktı cebimden. Tüy gibi hafif, bir esintiyle uçup gidecekmiş hissi veren 5 liralar... 12 yaşındaki kızım dudak büktü 5liklere, "Allah aşkına baba, ben ne yapayım bunları?" diyerek.