Parkta gitar çalan çocukları karakola çekmek, ucube ya da çılgın proje...

Başbakan Erdoğan ‘çılgın projesi’ni açıklıyor, Kanal İstanbul’u... Ben gitar çalan çocukları izliyorum televizyonda.
Ankara’da, Tunalı’da hem çalıp hem söylüyorlar neşeyle...
Buraları benim de ilk gençliğimin geçtiği mekânlar, Kuğulu Park...
Banklara oturmuş keyifle gitarlarını çalıp hep bir ağızdan söylüyorlar.
Tayyip Erdoğan hayal etmeden yaşanmaz diyor.
Doğru.
Ama ya o gitarcı çocukların hayalleri... Ben onların hayal dünyasını düşünüyorum.
Ne güzel çalıyorlar.
23 Nisan’da yine aynı parkta gitar çalarken karakola götürmüş polis onları...
Tayyip Erdoğan, “İnsan âlemde hayal ettiği kadar yaşar”diyor.
Doğru ama...
Ankara’da, Tunalı’da gitar çalan çocukların hayalleri neydi acaba?..
Gitarlarını çalarken geleceğe dönük ne gibi umutlar besliyorlardı?
Polis arabasına doldurulup 23 Nisan günü karakola çekilen gitarcı çocukların hayalleri şimdi sönmüş olabilir mi?..
Şu an benim kafamı Sayın Başbakan’ın ‘çılgın projesi’ değil, gitar çalan çocukların hayalleri, yaşama ilişkin umutları meşgul ediyor.
Hayır, Karadeniz’i Marmara’ya bağlayacak Kanal İstanbul projesine dudak bükmüyorum.
Ama benim de ilk gençliğimin geçtiği bir parkta, banklara oturup gelen geçene gitar çalan, şarkı söyleyen pırıl pırıl gençleri karakola çekebilen o kafaya, o zihniyete isyan ediyorum.
Yazık!
Hiçbir şey olmamış gibi anlatıyor:
“Biz hep burada oturup gitar çalarız. 23 Nisan’da da öyle yaptık. Gitarımızı çaldık, biraz da şarkı söyledik. Gelip geçenler etrafımızda toplanıp eğlendiler.”
Öteki devam ediyor:
“ 23 Nisan günü de ne güzel eğleniyorduk. Tam o sırada polisler geldi, hepimizi arabaya doldurup karakola götürdüler.”
Yahya Kemal’den mısralar okuyor Tayyip Erdoğan...
Ben, parkta gitar çalıp şarkı söyledikleri için ‘kabahat suçu’ işleyen, bu yüzden karakola çekilen çocukları düşünüyorum.
Ne oldu onların düşlerine?..
Necip Fazıl’dan mısralar okuyor Tayyip Erdoğan...
Ben, gitar çalıp şarkı söyledikleri için 75’er lira para cezasına çarptırılan çocukları, onların hayal dünyasını düşünüyorum.
Başbakan Erdoğan, ‘çılgın proje’yi açıklıyor.
Ben ‘ucube’yi düşünüyorum.
Parkta gitar çalan çocukları karakola çeken zihniyetle, Kars’ta Mehmet Aksoy’un ‘İnsanlık Anıtı’nı yıkan zihniyet...
Aynı zihniyet değil mi?
Aynı hoyratlık değil mi?
Evet öyle.
Televizyonda gitar çalan gençleri izlerken içimi hüzün bastı.
Televizyonlardan Kars’taki yıkımı izlerken içim acıdı.
Yazıktır.
‘Çılgın proje’leri küçümsemiyorum.
Hayır, dudak da bükmüyorum.
Ancak bilmekte yarar var.
Sanatçılarının yaratıcı özgürlüklerine saygı göstermeyen...
Yazarlarının ifade özgürlüklerine fazla kulak asmayan...
Hapishanelerine gazeteci dolduran...
Ya da çocuklarının hayal dünyalarına, çocuklarının umut dünyalarına sırtını dönen ülkeler...
Böylesi ülkeler, sadece ‘çılgın proje’lerle çağdaş uygarlık çıtasını yükseltemezler.
Yazın bunu da bir kenara!