Türkiye bir umut

Peres, "Müslüman dünyasında Türkiye benim gözümde en büyük hayal, umut ve realite. Dinle bilimin çelişmediğini Müslüman dünyasında ilk anlayan Türkiye oldu" diyor

Peresle ilk kez yirmi yıl önce, Dışişleri Bakanıyken görüşmüştüm Kudüste. Perşembe günü Tel Avivdeki bürosunda kendisine bunu hatırlatıp sordum:"O zamanlar çok gençtim. Bakıyorum, geçen yıllar sizi ihtiyarlatmıyor. Bunun sihirli formülü nedir, siyaset mi, siyasal kavga mı?" Güldü:"Acelem yok. Acele etmek ve ihtiyarlamak için herhangi bir neden de görmüyorum. Merakını, hayata ve davalarına bağlılığını devam ettirdiğin sürece genç kalırsın. Ayrıca karamsarlıkla iyimserlik çizgisine de dikkat et. Ben bütün yaşamım boyunca iyimser kalmayı tercih ettim.""Anımsıyorum, yirmi yıl önce de iyimserdiniz. Barış konusunda sözlerinizle bizi etkilemiştiniz. Ama yirmi yıl geçti barış hala yok.""İsrail bugün 56 yaşında. Bu sürenin yarısında Araplar İsraili güç kullanarak yola getireceklerini sandılar. Bu yüzden barış şansını elde edemedik. Ama sonra bazı barış örnekleri olmadı değil. Mısırla, Ürdünle barış gibi...""Ama soğuk barış...""Olsun, sıcak savaştan daha iyi... Ama aynı zamanda Filistinlilerle müzakereleri başlattık. Bu açıdan Oslo süreci doğru bir adımdı. Biz Osloda Filistinlileri bir ortak olarak kabul ettik. Onlar da İsraili haritasıyla birlikte bir ortak olarak tanıdılar. Ama çok zor bir sorun. Toprak çok küçük. Farklılıklar ise büyük. Üstelik hem dini hem milli nitelik taşıyor. Ayrıca uzun bir tarihi geçmişe sahip bir sorun. Bu arada unutmayın, birçok yabancı güç de işin içindeydi. Soğuk Savaş yıllarını göz ardı etmeyin. Sovyetler Birliği,Arapların ve Filistinlilerin arkasındaydı. Amerika da bizim. Bu öylesine karışık bir dönemdi ki çözümü güçleştirdi." İsrail siyasetinin bilge adamı sayılır Şimon Peres. Belki yalnız İsrailin değil, Ortadoğunun da tarih kitabı diye nitelenebilir. Ayrıca, 81 yaşında olmasına rağmen İsrail politikasında hala kilit rol oynayan bir devlet adamı. Ana muhalefet lideri olarak da İşçi Partisinin başında aktif politika yapmayı sürdürüyor. "Arafatı özleyecek misiniz?"Bu sorum üzerine biraz duraksadıktan sonra, şöyle devam etti Şimon Peres:"Onu hayata geri getirmek benim elimde değil. Arafat bazı etkileyici şeyler yaptı. Ama bazı etkileyici yanlışları da oldu. Halkına olan sevgisinden dolayı, kendi popülaritesini Filistinliler arasında korumak için bazı gerekli kararları alamadı Arafat.""Ne gibi kararlar?""Örneğin, bütün silahlı Filistin gruplarını tek bir komuta altında toplamak gibi... On iki, on üç parça silahlı güç... Bu kadar çok ordun olursa, kaotik bir ortama yol açarsın. Arafat işte böyle bir koalisyon oluşturdu, işlemeyen bir koalisyon... Suyla ateşi aynı bardağa koyup kokteyl yaptığını söyleyebilirsin. Ama olmaz. Kokteyl değil, bir tehlike oturur avucunun içinde..."Şimon Peres, Arafat sonrası için barışa şans veriyor. Bu konuda umutsuz değil. Ama bunun için Filistin hareketinin öncelikle yapması gerekeni vurguluyor:"Terörden vazgeçmek! Arafat bunu yapamadı, yapmadı. Bir parça terörün işlerine yarayacağını sandı. Oysa, Filistinlilerin aleyhine oldu bu. Arafat da hem Amerikanın hem İsrailin gözünde inandırıcılığını yitirdi." Şimon Peres, Filistin tarafına seçimler konusunda İsrailin yardımcı olacağını, olması gerektiğini belirtiyor. Bunun Doğu Kudüs için de geçerli olduğunu söylüyor. Arafatın halefi olarak seçilmesi beklenen Mahmut Abbastan umutsuz değil. Onun radikal değişimlere imza atıp atamayacağına ilişkin sorumu geçiştirmesine karşın, seçim sandığından çıkacak yeni Filistin liderliğinin, bazı genç kuşak takviyeleriyle birlikte barış için iyi şeyler yapabileceğini belirtiyor. Arafatın kokteyli olmaz Şimon Perese soruyorum:"Yakın gelecek için bana bir tane pembe senaryo, bir tane de felaket senaryosu çizer misiniz?"Pembe senaryo için Türk lokumu, kıyamet senaryosu için de kar diyor. "Kar şimdi nereden çıktı?" diye soruyorum."Türk romancısı Orhan Pamukun Kar isimli kitabını okudum. Felaket senaryosu bence kar. Soğuk, sıkıcı ve de taşra kokan bir şey... Bu senaryo terörün devam etmesidir. Her iki tarafın da umutsuzluktan yorgun düşmesidir. Güvensizliğin geçerli olmasıdır. Dünyanın Filistinlileri olumlu değil, olumsuz olarak desteklemesidir. Avrupayla Amerikanın bir çözüm üzerinde anlaşamamasıdır.""Peki ya pembe senaryo...""İyiyle kötü arasındaki fark, Türk lokumuyla kar arasındaki fark gibi... Seçimlerin yapılması Filistin tarafında. Bir anayasanın ortaya çıkması ve uygulanmaya başlaması. Yetki ve sorumlulukların belirlenmesi... Başkanın, Başbakanın, bir deMaliye Bakanının görev alanlarının çizilmesi... İsraille müzakereler sonunda Gazzenin ve buradaki yerleşim yerlerinin devralınması... Bugüne kadar Filistinlilere hep silahlanma konusunda yardımcı olan Arap dünyasının artık siyasal ve ekonomik olarak yardımcı olmaya başlaması. Örneğin Suudi Arabistanın kesenin ağzını açması. Bu yıl petrolden 80 - 90 milyar dolar kazandılar. Bunun 1 milyar dolarını Filistinlilere verseler ne olur?.." "Sizin iyi senaryonuz, geçici sınırlar içinde bağımsız bir Filistin devletini içeriyor mu?""Evet. Biz neredeyse 1967 sınırlarını izleyen iki devletli bir gelecek konusunda anlaşmıştık. Peki o zaman anlaşma nerede? Bugün böyle bir anlaşma yoksa, gelecekle ilgili olarak ne yapacağımız konusunda değil, geçmişle ilgili ne yapacağımızı bilemediğimiz için yok. Nihai anlaşmaya bu yüzden varamadık. Öylesine bir yerleşim merkezleri haritası yarattık ki, bunu barış haritasının içine yerleştirmek imkansızdı. Şimdi biz bu haritayı değiştirmek zorundayız. Bu konuda en önemli mesele de Gazzeden çekilirken oradaki yerleşimleri sona erdirmektir. Buna karşılık Filistinlilerin de yapmaları gereken, içinde terör unsurların yer almadığı bir siyasal koalisyon oluşturmalarıdır.""İsrail siyaseti, Yahudi yerleşimcilerin esiri haline geldi denebilir mi?""Bu konuda yanlış yapıldı. Ve zaman içinde Şaron bile yerleşimlerin yanlış olduğunu düşünmeye başladı. Benim kadar olmasa da politikasını değiştirmeye yöneldi. Keşke daha fazlasını değiştirse..." Pamuku okudum İsrail siyasetinde bugün Başbakan Şaronu iktidarda tutan Şimon Peres. Muhalefetteki İşçi Partisinin desteği olmasa Şaron devrilecek. Likudda, kendi partisinde Şarona karşı isyan sürüyor. Bunun arkasında Şaronun tek taraflı olarak Gazzeden çekilme planı yatıyor. Şaronu niçin desteklediğini sordum Şimon Perese. Bir kişiyi değil, politikaları desteklediğini, Gazzeden çekilme planının bir yerde İşçi Partisine ait olduğunu belirtti.Son yıllarda verdiği destek karşılığında hükümete girmek istediğini, ancak Şaronun birkaç gün önce buna hayır dediğini, bu yüzden kendisini ihanete uğramış hissedip hissetmediğini sordum. Şaron açısından bu tutumun bir yanlış olduğunu belirtti.Türkiyeye gelince şöyle dedi:"Müslüman dünyası açısından Türkiye benim gözümde en büyük hayal, umut ve realite. Bugün iki ekol var Müslüman dünyada. Biri, Müslüman olarak kalmak için moderniteyi reddetmek lazım diyor. Diğer ekol, hayır diyor, hem iyi bir Müslüman hem modern bir toplum olabilirsin. Tıpkı hem iyi bir Hıristiyan ve modern olabildiğin gibi... İlimde hiçbir şey yok Musa, Muhammed ve İsaya karşı olan. Dinle bilimin çeliştiğini öne sürmek ahmaklık. Müslüman dünyasında bunu ilk anlayan Türkiye oldu. Bu yüzden Türkiye Müslümanlar açısından bir umut ve Müslümanlar bizim düşmanımız değil. Bunun için de Avrupa Birliğinin gözlerini açması ve bir Hıristiyan Kulübü olmadığını göstermesi lazım." AB Hıristiyan olmamalı ABnin Türkiyeyi içine alması gerektiğini belirtirken şunu ekliyor Şimon Peres:"Sözün gelişi, saf kan Avrupa ulusları diye bir şey artık olamaz. Gerçekten demokrasi olmak istiyorsan iki noktayı bilmen gerekir. Herkes eşit olacak, ama herkes farklı da olabilecek. Ve biz bu farklılıklarımızla tolerans içinde yaşayacağız. Demokrasi bu..."Şimon Peres, Irakı henüz bir başarısızlık olarak nitelemekten kaçınıyor ve bu ülkenin zamanla yönetilebilir bir ülke haline geleceğini düşünüyor. İranı terörü himaye politikasından ve nükleer iddialarından dolayı barışa bir tehdit olarak görüyor.Soruyorum: "İran için de Irak modeli mi?""Hayır, hayır, hayır! Amerikanın Avrupayla İran konusunda bir koalisyon oluşturması ve gerekiyorsa ekonomik ve siyasal yaptırımları gündeme getirmesi doğru olur." Son sorum:"Ortadoğuda barışa en büyük tehdit?""Ortadoğuda dünya nüfusunun yüzde 8i yaşıyor. Dünya ekonomisinin sadece yüzde 2sini üretiyor bu bölge. Ama buna karşılık dünyada terörün yüzde 65ini de Ortadoğu üretiyor. Terör bir numaralı sorun..."Teşekkür ediyorum Şimon Perese Milliyet ve CNN Türke yaptığı açıklamalardan dolayı. AB, Türkiyeyi almalı Ana muhalefet lideri Şimon Peres, Arafat için, "Arafat bazı etkileyici şeyler yaptı. Ama bazı etkileyici yanlışları da oldu. Halkına olan sevgisinden dolayı, kendi popülaritesini Filistinliler arasında korumak için bazı gerekli kararları alamadı" diyor. Arafat sonrası Ortadoğu - 4 / HASAN CEMAL TEL AVİV Arafat sonrası Ortadoğu - 3 / HASAN CEMAL KUDÜS Arafat sonrası Ortadoğu - 2 / HASAN CEMAL GAZZE Arafat sonrası Ortadoğu - 1 / HASAN CEMAL RAMALLAH, Batı Şeria h.cemal@milliyet.com.tr İSRAİL SİYASETİNİN BİLGE ADAMI