Acayip bilmeceler...

Okur arar, sorar, uyarır, hatırlatır... “Bir zamanlar acayip bilmeceler yazardınız ne oldu?”
Oooo, kaç yıl oldu!
Ama okuyucular hâlâ hatırladıklarına göre...
* * *
Birkaç örnek...
Sanatla nefret bir arada nerede bulunur?
Sözlükte!
Yüz tane 00’dan ne olur?
50 tane WC olur.
Bir ton bir ton daha ne eder?
Tonton eder.
Hangi bağda üzüm yetişmez?
Ayakkabı bağında.
* * *
Ankara’da arabaların içi neden soğuktur?
Plakaları sıfır altı olduğundan.
Tren hangi istasyonda durmaz?
Akaryakıt istasyonunda.
Adamın biri damdan düşmüş, kimse yardım etmemiş... Niçin?
Düşenin dostu olmazmış...
Kabız adam hangi şarkıyı söyler?
Öyle zor, zor ki seni içimden atmak.
Türkiye’nin en karanlık tatil beldesi neresidir?
Bodrum!
* * *
Nasıl, eskiler kadar hoşunuza gitti mi?
Adama ziyafette sormuşlar:
- Kuşkonmaz yer misin?
- Bayılırım!
Biraz sonra sofraya kuşkonmaz gelmiş, adam düşüp bayılmış.
* * *
Anne kırkayak en çok hangi gün yorulurmuş?
Çocuklarının ayaklarını yıkadığı gün.
Bir fil ağaca çıkınca nasıl iner?
Bir yaprağın üzerine oturup sonbaharı bekleyerek...
Adamın başına radyo düşmüş bir şey olmamış!
Çünkü radyoda hafif batı müziği çalıyormuş.
* * *
İngiltere kraliçesinin “sör” unvanı verdiği lazımlığa ne denir?
Boksör.
Kırılınca en çok sevinilen şey nedir?
Rekor!
Bir 0 (sıfır) yolda giderken 8’e (sekiz) rastlamış, ne demiş?
Amma da belini sıkmış, demiş.
Düşman iki asker cephede karşılaşınca birbirlerine hangi şarkıyı okurlar?
Çatılmış kaşlarınla bana düşman gibisin.
* * *
Uzar gider bilmeceler.
Kaç yıl önce yazmıştık, demek hâlâ hatırlayanlar var.