Toz koparan fırtınası...

Adamın suratına bakarsanız, kaçarsınız, sanki bu günleri hiç düşünmemiş! Kötü bir rüya unutuldu gitti.
Yeni moda, Başbakan’ın oğlu, o iddia edilen telefon görüşmesi dinlenmiş.
Bir ay sonra seçim var. Ankara’dan Cumhurbaşkanlığı seçimi unutulur gider. Türkiye’nin işi yok da bunlarla mı uğraşacak?
***
Yalnız galiba bu işte bir hata var.
Başbakan’la oğlunun yaptığı görüşmenin “asılsız” olduğunu anlamaya çalışmak.
“Star” gazetesi bu “tape”leri almış Amerika’ya yollamış. Çünkü piyasaya sürenler ısrarlı, baba oğul böyle konuştular diye karşı çıkanlar da “keenlemyekün” diyorlar... Ne demek bu?
Sözlük karşılığı şu: “Güya olmadı, sanki olmadı.”
İki taraf da ısrarlı, böyle bir görüşme olmuştur ya da olmamıştır.
Olur, olmuştur diyenler işi tırmandırıyorlar.
“Star” gazetesi Amerika’daki şirketin raporlarını özetlemiş:
“Dublaj da var, montaj da var.”
Hele montaj var deyince, demek sayın Başbakan’la oğlu başka yerlerde görüşmüşler, “bunlar montajdır”, diyorlar.
Ellerindeki kasetin zaman bölümünün de dökümünü yapmışlar.
“00.08-00.09: Kes yapıştır yoluyla aralara ses atılmıştır.
00.10-00.14: Ekleme yoluyla deformasyon yapılmıştır.
00.42-00.44: Erdoğan’ın orijinal sesine dublaj eklenmiştir.
01.07-01.13: Erdoğan’ın orijinal sesine dublaj eklenmiştir.
01.15-01.17: Kes yapıştır tespit edilmiştir.
04.25-04.33: ‘Sümeyye geldi mi?’ iki defa kes yapıştır yapılmıştır.
04.58-05.00: Erdoğan’ın sesine dublaj ekleme tespit edildi.
05.21-05.25: Konuşma arasında stüdyo kaydı tespit edildi.
05.33-05.37: Erdoğan’ın sesine dublaj ekleme yapılmıştır. Senkronizasyon (zamanlamanın) tutmadığı tespit edilmiştir.
06.04-06.10: Kes yapıştır şeklindeki montaj işleminde arada ‘Bilal’ sesi unutulmuştur.
07.06-07.07: Ekleme sesi tespit edilmiştir.
09.00-09.02: Sahte ses örneklemesi tespit edilmiştir.”
***
Acaba yanlış mı anladık ya da yanlış mı anlatıyoruz?
Adamlar “Sayın Erdoğan ya da Bilal Erdoğan yok!” demiyorlar. Başka yerden alıp buraya yerleştirmişler, diyorlar.
“Star”cılar kaş yapayım derken göz çıkarmışlar.
***
Biz siyasetin bu yanını hiç sevmedik, “senin oğlun böyle, senin de kızın böyle!”
Bu olayda Başbakan Erdoğan ne kadar üzgündür, bilenler bilir, Emine Hanım’ın üzüntüsü ondan aşağıdadır.
Keşke oğullar babalarının siyasetine yaklaşmasalar da babalar “hayır oğlum” diyebilseler. Rahmetli Adnan Menderes, oğlu Yüksel.
Menderes’in iş hayatına karşı çıkmıştır.
***
Hele bir de suret-i haktan görünenler. Ya da bizim öyle gördüklerimiz...
“Ne MİT yasası ne HSYK... Hiçbiri beni Tayyip Erdoğan ile Bilal Erdoğan’ın konuşmaları kadar ilgilendirmiyor, bu kadarını tahmin etmiyordum. Hiç kimse bu işin içinden sıyrılıp çıkamaz.”
Bırakın da yargı karar versin!
Ortada yargı bıraktılar mı?
Tozunu attılar, sürüm sürüm süründürüyorlar. Diyeceksiniz ki bu kadar feveran eden kim?
“Nazlı Ilıcak”, yabancımız sayılmaz “Zaman” gazetesi, “Bugün”den alıntı yapmış. Dedik ya tozkoparan fırtınası, sapla samanın birbirine karıştığı günler.
***
DİPNOT: HAYDAAA İŞLER YİNE KARIŞTI, AMERİKALI ŞİRKETLER TAM SONUÇ VERMİYOR, YANİ MONTAJ MI DEĞİL Mİ SÖYLEMİYORLAR. OYSA BİZİM SANAYİ VE BİLİM BAKANIMIZ DUYAR DUYMAZ ANLAMIŞTI “BU MONTAJDIR!” DİYE KESİP ATMIŞTI. ŞİMDİ NE OLACAK? CHP GENEL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU KESİN GARANTİ VERİYOR! DEDİ Kİ İŞLER KARIŞTI, BAKALIM SONUMUZ NE OLACAK, ALLAH ENCAMIMIZI HAYREYLİYE!