Önümüzdeki yılın enflasyonu artık konuşulmaya başladı. Bilinen hedef yıl sonunda yüzde 20. Ancak yeni hükümet bu hedefi değiştirmeyi arzuluyor. Anlaşıldığı kadarıyla biraz daha yüksek bir oran isteniyor; yüzde 25 gibi. Nedeni de belli. Biraz bütçe üzerinden halkta ferahlama istiyor. Tabii IMF’yi ikna edebilirse. Ancak biz bunu hiç olası görmüyoruz. Çünkü IMF enflasyonda hızlı ve kalıcı bir düşüşten yana. Haklı da. Başka türlü büyümede sürekli, kalıcı bir yapı kazanmak pek olası değil.
Enflasyon denildiğinde tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) artış yüzdesi anlaşılır. Çünkü önemli olan halkın geçimini ilgilendiren fiyat artışlarıdır. Önlenmesi gereken bu olgudur.
Gelecek yılın enflasyon hedefi yüzde 20, büyüme öngörüsü ise yüzde 5. Birincisi elde edilmeye çalışılacak, ikincisi ise bir tahminden ibaret. Yani herhangi bir yükümlülük taşımıyor. Bunlar hiç de zor parametreler değil. Yeter ki, olağanüstü dışsal gelişmeler olmasın. Mesela Irak’ta savaş, ya da bir doğal afet çıkmasın.
Bu yılın enflasyon hedefi yüzde 35’ti. Artık hemen hemen belli ki gerçekleşme yüzde 31 civarında olacak. İlk defa hedeflenenden daha düşük bir enflasyon oranı elde ediyoruz. Tabii bu önemli başarı büyük ölçüde Hazine ve Merkez Bankası’na ait. Hazine’nin izlediği sıkı maliye politikası ile Merkez Bankası’nın izlediği sıkı para politikası reel faizlerin yükselmesine neden olarak bunu sağladı. Bir de buna Merkez Bankası’nın izlediği yüksek faiz politikasını eklemek gerekiyor.
Anımsayalım; 2001 yılı sonunda TÜFE yüzde 68,5’tu. Aradan bir yıl sonra yüzde 31’e düşürmek ve bunu büyüme ile gerçekleştirmek müthiş bir başarı. Ancak yüzde 68,5’tan, yüzde 31’e indirmek ne denli zorsa, yüzde 31’den yüzde 20’ye indirmek de o denli zordur. Çünkü enflasyon düştükçe giderek inmesi zorlaşır. Dirençler artar.
Geçen yılın resmi büyüme öngörüsü yüzde 3’tü. Oysa şimdi anlaşılıyor ki, yüzde 5’in de üzerinde gerçekleşecek. Merak ediyoruz, acaba enflasyon hedefi tam olarak yakalansaydı, büyüme ne düzeyde olacaktı? Belki yüzde 6 olacaktı. Yahut enflasyon hedefi yüzde 25 olarak belirlenseydi, belki büyüme öngörüsü daha doğru çıkacaktı (yüzde 3).
Gelecek yılın enflasyon hedefini pek sorunlu görmüyoruz. Tabii yüzde 5’in üstünde bir büyüme arzulanmıyorsa. Savaş gibi olağanüstü gelişmeler olmaz, cari dengede de büyük sorunlar ortaya çıkmazsa kur da buna elverebilir. Ve tabii sıkı maliye politikasının, özellikle yüksek bir faiz dışı fazlanın, sürdürülmesi gerekir.
Gelecek yılın büyüme öngörüsü de oldukça gerçekçi. Ancak bu yıl işler kolaydı. Çünkü baz olan 2001 yılında büyük bir küçülme yaşanmıştı. Bu yıl ise yüzde 5 civarında bir büyüme bekleniyor. Bu nedenle büyümede yüzde 5’i elde etmek çantada keklik değil. Buna rağmen, bankaların kredi maliyetlerinin düşmesi ve kredi olanaklarının artması sonucu, iç piyasalardaki toparlanma hızlanabilir.
Özetle hedefler de, öngörüler de gerçekçi. Yeter ki, parlamentoda mutlak çoğunluğu olan bu hükümet, akıllı hareket etsin, 2004 yılına kadar enflasyonun ciddi biçimde belini kısın. Böylece 2004 ve 2005 yıllarında düşük enflasyonda sürekli yüzde 6 büyüyen bir ekonomik yapıyı elde etsin.