AB, Türkiye'ye arka çıktı...

Dışişleri Bakanları "Türkiye'nin halkını koruma hakkı vardır" derken, DTP'nin olası bir kapatma kararını dahi, eskiye oranla anlayışla karşıladı. Eskiden olsa, büyük tepki gösterirlerdi. Oysa bu defa "Başbakan ile aynı yaklaşımı benimsediklerini, dağa çıkacaklarına parlamentoda kalmalarını tercih edeceklerini ve ellerinde henüz yeterli bilgi bulunmadığı" açıklandı. AB Dışişleri Bakanları'nın bu yaklaşımı son derece önemlidir. PKK terörünü ciddiye almaya başladıklarının en açık sinyalini verdiler.Ancak bu yeterli değil.Avrupa Birliğinin PKK'yı tümüyle reddeden bir tutum alması ve bunu da açıkça göstermesi gerekiyor. Bugün Avrupa'da yüzlerce PKK bürosu var. Binlerce de elemanı bulunuyor. Sayısız gazete-dergi ve TV kanalına sahipler.PKK, neresinden bakarsanız bakın, dev bir holding gibi çalışıyor. Çeşitli alanlarda (insan kaçakçılığından, uyuşturucu trafiğine kadar) faaliyet gösteren bir holding.Bir dönem El Fetih de böylesine büyük bir örgüt konumuna girmişti. Şimdi PKK dallanıp budaklanıyor. Üstelik bütün bu faaliyetlerini de "yasalar çerçevesinde", kimi zaman sivil toplum örgütü şemsiyesi altında, kimi zaman işkenceden kaçan siyasi göçmen kimliğine bürünerek gerçekleştiriyor.Tek beyin tarafından yönlendirilmese dahi, son derece ilginç bir iç içe yapılanma sayesinde çarklar dönüyor.Avrupa Birliği'nin işte bu çarkları durdurması gerekiyor. İsteseler çok kolaylıkla yapabilirler. Son 10 yılda epey mesafe aldılar. İlk yıllarda PKK'ya açık destek verirlerdi. Bugün yavaş yavaş kıskaç daralıyor.Ancak yetmiyor.Bugün öylesine bir noktaya gelindi ki, Türkiye'nin ve bölgenin istikrarı, PKK terörünün "yaşanabilir" noktaya indirilmesine bağlı.Avrupa Birliği'nin Türk kamuoyunda büyük bir inandırıcılık sorunu var. Bu kamuoyu, ne yapılırsa yapılsın, AB'nin Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmeyeceğine inanıyor.Eğer bu izlenim yanlış ise, AB bunu değiştirmek istiyorsa, PKK konusundaki kararlı tutumuyla yanıt verebilir. Türk kamuoyuna "Bana güvenin. Kriterleri yerine getirdiğiniz andan itibaren sizi kimse engelleyemez" sinyalini vermek istiyorsa, PKK terörüne karşı harekete geçer. Ancak bunu da, resmi açıklama veya demeçlerle değil somut adımlarla gösterir.Gün, gerçeklerle karşı karşıya gelme günüdür. Pazartesi günü Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları toplantısı, ardından da Salı günü Türkiye ile AB arasındaki troyka (bugünkü AB Bakanlar Konseyi dönem başkanı, Türk Dışişleri Bakanı ve Komisyon'un Genişlemeden Sorumlu Komiseri bir araya geldi) görüşmesi, Avrupa'nın Türkiye'yi giderek daha fazla anlayışla karşıladığını ve PKK terörüne karşı kesin tutum aldığını gösterdi. Geçen hafta sonu, Türkiye ile Yunanistan'ı ayıran Meriç nehri üzerinde sıkılan eller ve ardından da atılan imzalar, Türk-Yunan ilişkilerinde yepyeni bir dönem başlattı.Bundan kısa bir süre öncesine kadar birbirimizin gözünü oyardık. Tüm uluslararası toplantılarda birbirimizi yerdik. Dünya halimize bakar ve gülerdi. Türk'ü Yunan'a, Yunan'ı da Türk'e saldırtıp kendi hesaplarını gören müttefiklerimiz de bu işin cabasıydı.Avrupa Birliği her şeyi değiştirdi.Yunanistan AB üyesi olunca, özgüveni arttı. Kendini daha güvencede gördü.Türkiye AB'ye tam üyelik başvurusu yapıp, müzakerelere başlayınca, Atina ile ilişkilerine çeki düzen verdi. Karşılıklı tehditler bitti.Sorunlar hala var. Ege'de hiçbir çözüm olmadı. Ancak en önemlisi iki ülke barış içinde yaşama kararı aldılar. Bu hedefe ulaşabilmek için de sorunları abartmak veya köpürtmek yerine soğutmaya başladılar. Sorunlarla birlikte yaşamayı, daha doğrusu sorunları yaşanabilir düzeye indirmeyi başardılar.İşte Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan Doğal Gaz Hattı anlaşması, bu sayede gerçekleşebildi.Bu hat, 15 yıl sonra, Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılayacak. Türkiye'yi, Avrupa'nın "enerji musluğu" konumuna sokacak ve Ege'yi "barış denizi" yapacak.Yunanistan, bu anlaşmaya imza atarak, Türkiye'ye günün birinde musluğu kapatmayacak kadar güvendiğini gösterdi.Avrupa, Türkiye'nin enerji koridoru olması için yeni bir adım attı.Azerbaycan da, Türkiye üzerinden kendini Avrupa'ya bağladı. Ermenistan'a karşı bir enerji zinciri kurulmuş oldu. Ermenilerin bu gerçekleri görüp Azerbaycan ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğinin mesajı çıktı.Bölgede son derece önemli bir adım atıldı. YUNANİSTAN, ARTIK TÜRKİYE'YE GÜVENİYOR... (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net