"Bize haksızlık ediyorsunuz"

Ancak beklenenin aksine, DTP hedef konumuna girdi. Bunun en önde gelen nedeni, PKK'nın kanlı eylemlerini arttırması, terörün boyutunu büyütmesiydi.Türk toplumu öylesine kızdı ki, yakalayamadığı eline geçiremediği PKK yerine DTP'yi dövmeye yöneldi. Buna bir de, Başbakan'ın "Önce PKK'yı dışla, terörü lanetle ve ondan sonra siyaset yap" diye DTP'ye cephe alması eklenince, bu parti hedef oldu.Geçen gün, partinin önde gelen yöneticileriyle birlikte olduk ve gelişmeleri nasıl gördüklerini dinledik.Farkına vardım ki bizim baktığımız pencere ile onların baktıkları pencere birbirinden çok çok farklı. Aslında farklılık çok doğal, ancak beni ilgilendiren bu farkın nereden kaynaklandığı idi. Sonunda, bir bölümünü anladım. Bakın, son gelişmeleri nasıl yorumluyorlar. "...Bize haksızlık ediyorsunuz. Biz Kürt sorununu çözeceğiz diye gelmedik. Çözümü kolaylaştırmaya geldik. Ancak bizi dinlemiyorsunuz dahi. PKK'yı yok edemeyince, bizim üzerimize yürüyorsunuz. Siz PKK'yı değil, asıl bizi yok etmeye çalışıyorsunuz. PKK'nın dağda silahı var. Kendini savunuyor. Bizim ise hiçbir savunmamız yok. Sürekli tehdit, suçlama, baskı altında yaşıyoruz. PKK'ya yapamadıklarınızı bize yapıyorsunuz. Hem söylediğimizi dinlemiyor, hem de her söylediğimizi suç sayıyorsunuz."DTP, PKK'yı terörist olarak görmüyor. Yaptıklarını da terör olarak nitelemiyor. "Silahlı muhalefet" diye adlandırıyor.Peki, bu durumda PKK'nın direktiflerini uygulamak zorunda mı kalıyorlar?Yanıt: Hayır."...PKK ile hiçbir organik bağımız yok. Hiçbir toplantı öncesinde ve sonrasında bizi PKK yetkilisi arayıp, şöyle veya böyle yapın, demez. Ancak, PKK'nın yarattığı tabana oturduğumuz için ve Öcalan ile PKK en güçlü aktörler olduklarından dolayı, onların açıklamalarına önem veririz. Toplantılarımızda tartışırız. Daha önce PKK'lı sıfatı kazanmış kişilerin siyaset yapmalarına kapımızı açık tutarız. Ancak organik bağımız yoktur."İlginç bir iç içelik söz konusu...Ne kadar reddedersek reddedelim, PKK gerçeği ortada ve DTP bu gerçeği benimsemiş. DTP'lilere " partinizi bize tanıtın" dediğiniz zaman da, şu söylemle karşılaşıyorsunuz:"...DTP sol referanslı, sert muhalefet yapan bir kitle partisidir. Sınıf partisi değildir. Kendini Kürt partisi olarak da tanıtabilirdi, ancak yapmadı..."DTP'lilerin , bütün Kürtleri temsil etme iddiası da yok. Kürt sorununda "ilk silahlı direnmeyi" PKK'nın yaptığını, "ilk siyasi girişimi de" değişik isimler altında kendilerinin yaptığını söylüyorlar.Aslında nereden bakarsak bakalım, DTP her yandan baskı altında tutulan, herkesin şikayet ettiği, farklı gerekçelerle hırpaladığı bir siyasi parti.Öcalan bir şey ister, Kandil farklı, Avrupadakiler farklı, tabanı da farklı beklentidedir. Buna bir de devleti ve Türk kamuoyunu ve medyayı ekleyin... Bu insanların işlerinin ne kadar zor olduğunu görüyorsunuz. Son dönemlerde bütün gözler DTP'ye çevrildi. Çeşitli nedenlerle Türk toplumunun DTP'den büyük beklentileri vardı. Bu partinin meclise girmesiyle birlikte Kürt sorununa siyasi çözüm üretilmesinin daha da kolaylaşacağı, terörden uzaklaşılacağı sanılmıştı. DTP'liler arasında da çok farklı düşünenler var. Benim burada yansıttıklarım, sadece bir kesimin görüşü. Bundan dolayı, yazdıklarımı bütün DTP'lilere mal edemem.Ancak, konuşmalarımız sırasında benim dikkatimi çeken diğer nokta, PKK'nın yaklaşımındaki değişimdi."... Eskiden PKK ile Kürt politikacılar arasında bir uçurum vardı. Bizim önemli bir bölümümüz sorunun çözümünü Türkiye'nin içinde arardık. PKK ise bağımsızlıktan söz ederdi. 2004'ten sonra bu denge değişti. PKK bize daha yaklaşır oldu. Artık, O da soruna Türkiye'nin içinde çözüm arıyor..."Çözüm nedir?DTP'liler çözümü nerede ve nasıl görüyorlar?Doğrusunu söylemek gerekirse, bu soruyu sorduktan sonra net bir yanıt alamıyorsunuz. O konuda kafalar karışık. Herkesin ayrı bir görüşü var.Üstelik, Kuzey Irak'taki durum netleşmedikçe de kesin bir görüşün oluşabileceğini beklememek gerekir.Ancak, eğer bir çözümden söz etmek gerekirse, bunun ayrıntılarını bir yana bırakalım, aktörlerine bakalım.DTP'lilerin yaklaşımı özetle şöyleydi:"Kürt sorununu, PKK'yı dışlayarak, öldürerek çözemezsiniz. PKK ile masaya oturamayacağımıza göre, onlar adına bizimle konuşabilirsiniz. Ancak, bunu da yapmıyorsunuz. Her şeyi dışlıyorsunuz..."Bu görüşleri paylaşmayabilirsiniz.Ancak, bunların önemi var. Zira bir çözüm bulmak zorundayız. Kürt sorununun sadece silah zoruyla çözülemeyeceğini biliyoruz. Bundan dolayı da, DTP'nin kapanmaması gerektiğini söylüyoruz. "PKK, bize daha çok yaklaştı" (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net