Cemil Çiçek dert küpü...

Cemil Çiçek orada bulunur da, söz dönüp dolaşıp Orhan Pamuk davasına gelmez mi? Hemen hemen tüm tartışmalar, bu konu etrafında döndü.Bakanı dinledikçe, Pamuk olayına ne kadar değişik açılardan baktığımızı anladım. Onun dünyası bambaşka. Siyasi açıdan konuya yaklaştığından, tüm teknik ayrıntılara hakim olduğundan dolayı, bakışı değişik. Kendi içinde de tutarlı.Bizler çok genel açıdan bakıyoruz.Görüşünü açıklayan bir insanın mahkeme kapılarında sürünmesine isyan ediyoruz.Çiçek ise. "... Ne olur biraz sabredin. Bir geçiş dönemi yaşıyoruz. Doğrudur, bazı gecikmeler ve hatalar oluyor. Bunlar da, sistemin yeni koşullara uyum sağlamakta güçlük çekmesinden kaynaklanıyor. Zaman verirseniz, göreceksiniz mahkeme veya yargıtay ince ayarı yapacaktır..." diyor. Tabii, bütün bunları mealen söylüyor.Biz ise, sabırsız davranıyoruz.Bir yerde Bakanın da haklı olduğu, bizim de haklı olduğumuz yönler var.Bakan yargıyı savunuyor.Biz, işlerin biran önce rayına girmesini istiyoruz.Hangisi doğru?Galiba, Cemil Çiçek'in söyledikleri ile bizim ileri sürdüğümüz görüşler arasında bir yerde "doğruyu" bulmamız gerekiyor.Bütün bu konuşmalar içinde beni en çok rahatlatan nokta, Pamuk'un görüşünü açıklama hakkı olduğu konusunda anlaşmamızdı.Önemli olan da bu... * * * Salı günü, Doğan Yayın Holding'in artık gelenekselleşen "Anadolu'daki Avrupa" dizisinin 14 üncü durağı olan Eskişehir'deydik. Eskişehir Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Sanayi Odasının konuğu olduk. Doğan Yayın Holding'in önde gelen yazarları ve onur konuğu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek birlikte bütün bir gün geçirdik. Eskişehir Anadolu Üinversitesi toplantılarında bir olay beni çok rahatsız etti.Toplantının belirli bölümünde, 15-20 kişilik bir grup gösteri yapmaya başladı. Sloganlar attılar, pankartlar açtılar ve AB sürecini, Uluslararası emperyalizmin bir parçası olarak nitelediler. Yaşları 17-20 arasındaydı. Ancak besbelli, bir yerden emir almışlardı. Artık çağdışı kalmış sloganlar attılar, bağırdılar çağırdılar ve toplantıyı engellediler.Demokratik haklarını kullandılar, ancak ben iki noktaya hayret ettim.Biri, Avrupa Birliği fikrine karşı tepkileriydi. AB'yi Türkiye'yi fakirleştirecek bir unsur olarak nitelediler, oysa tam tersine AB Türkiye'yi daha şimdiden zenginleştirmeye başladı. AB'yi işsizliğin nedeni olarak eleştirdiler, oysa işsizliği yenmenin tek yolu, yeni işyeri açmak. Baktım da gencecik insanlar eski sisteme dönmek, Devlet dairelerinde iş bulmak, KİT (Kamu İktisadi Teşekkülleri) düzenini yeniden canlandırmak istiyorlar.Ne yazık...Ben benim, o gençler bundan 20 yıl sonra, bugünleri hatırlayıp başlarını duvarlara vuracaklar. "Ben gençken ne hata etmişim" diyecekler. Ancak, yine de memnun olacaklar. Türkiye'nin AB'ye yürüyüşünü ne onlar ne de başkaları engelleyemeyeceğinden dolayı bu olaylar bir gençlik anısı olarak kalacak.Hayret ettiğim ikinci nokta, Anadolu Üniversitesi amfisinde 10-15 kişi bağırıp çağırıp etrafı kasıp kavururken, tek bir kişi hariç, kimse "Durun kardeşim. Bu Üniversiteyi siz temsil etmiyorsunuz. Sizin gibi düşünmeyen çok daha fazla insan var" diyemedi.Diğerleri kortular.Pıstılar.Seslerini çıkaramadılar.Anlaşılıyor ki, Üniversitelerimize yeterli AB kültürü verilmemiş.AB karşıtlığını, örneğin tarım veya çevre konularında yapsalar canım yanmayacak. Ancak, AB karşıtları çağdışı solcu sloganlar, devletçilik, Arnavutluk gibi içine kapanma gibi fikirlerle ortaya çıkıyorlar.AB ise, bu gençler için bir gelecek, bir ümit... Oysa onlar Devlet kapısında sürünüp iş aramayı, rekabet yerine güdümlü ekonomiyi tercih ediyorlar.Bu durum sadece Anadolu Üniversitesi için geçerli değil. Daha bir çok üniversitede, avuç içi kadar bir grup –özellikle İşçi Partililer- sürekli olay çıkartıyorlar. Çağdışı dünyalarını diğer öğrencilere zorla kabul ettirmeye çalışıyorlar.Ancak başarılı olamayacaklar. ÜNİVERSİTELERDEKİ AB KARŞITLIĞI(!) (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net