İslami yaşam tarzı mı?

Dikkat edecek olursanız, tek bir büyük adım yok. Örneğin, Türban veya İmam Hatipliler konusunda sarsıntı yaratacak karar alınmıyor. Buna karşılık sürekli küçük adımlar atılıyor. Bütün bu adımları alt alta yazdığınız zaman da, kuşku ve kaygılar artıyor.Ne anlama geldiği tam olarak anlaşılamayan içki yasağının yarattığı yansımalar hemen kendini gösterdi. Önce New York Times'ta bir yazı, ardından Uluslararası AP ajansının yaydığı haber dikkat çekicidir.Bu gelişmeleri önemsememek hata olur. Ardı ardına çıkacak bu haberler sadece AKP'nin değil, Türkiye'nin de imajını bozar.Ancak bakıyorum, AKP'liler işin bu yanını pek düşünmüyorlar. Ekonominin iyi gidişini, AB ile ilişkileri, IMF'ten alınan olumlu sinyalleri Uluslararası kamuoyundan iyi not için yeterli görüyorlar.Yanılıyorlar.2006-2007 dönemi, Türkiye'de hem genel, hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle geçecek. Yani, siyasi gerilim artacak. Bu süreç içinde "güçlü durumdayız, istediğimizi yaparız" yaklaşımı iktidarlara çok hata yaptırabilir. Herşey iyi gidiyor sanılırken, hava birder değişir ve tüm dengeler tepetaklak olabilir.AKP, din motifli adımlarını atarken dikkatli olmalı. Uluslararası alandaki kredileri giderek azalıyor. * * * Acaba AKP'liler bilerek mi hareket ediyorlar yoksa kendi içlerinden geldiği gibi mi adım atıyorlar bilemiyorum. Bazen muhafazakar yönleri ağır basıyor ve öyle kararlar alıyorlar ki, "Acaba mı?" sorularının sorulmasına yol açıyorlar. "Kırmızı sokak" veya başka bir söylemle "içki yasaklı bölgeler" konusundaki kafa karışıklığı sürüyor. Çarşamba günkü köşesinde Ahmet Hakan da değindi AKP'nin ne yapmak istediği bir türlü anlaşılabilmiş değil. - AKP, laik kesimin kuşkulandığı gibi, içki yasağı mı getirmek istiyor?- Eğer böyle bir niyeti yoksa, İçişleri Bakanlığının genelgesi ne anlama geliyor?- Başta İçişleri Bakanı Aksu olmak üzere, AKP'liler hiçbir yasaklamanın söz konusu olmadığını açıklıyorlar. Peki o zaman, AKP belediyelerinin aldıkları kararlar ne anlama geliyor?Açıkçası çözebilmiş değilim.Hele Başbakanın, alınan kararları savunurken "kazaların büyük bölümünün içkiden kaynaklandığını" söylemesi de, soru işaretlerini arttırdı. Demek ki bir yasaklama söz konusu. Ancak, bu yasaklamanın ne zaman ve nasıl yürütüleceği de belli dğil.Anlayacağınız, tam bir karmaşa yaşanıyor.Üstelik, hiçbir yetkili de çıkıp bu konu hakkında açıkça konuşmuyor. Durum böyle olunca da, kuşku ve kaygılar artıyor.Özetlemek gerekirse, AKP bilerek veya bilmeyerek başına bir dert açtı. Yine, bilerek veya bilmeyerek bu olayın iç yüzünü ortaya koymakta istemiyorlar.Nedeni de, galiba Başbakan'ın kafasında. Başka kimseler bilmiyor. Bundan dolayı da susmayı tercih ediyorlar. * * * AKSU, NEDEN SUSUYOR? Çok eleştiri geldi.Avrupa Komisyonu ve Konseyi yetkilileri çok eleştirildi. Ben de bu eleştirilere katıldım. Özellikle, Avrupa Parlamentosu tepkileri üstüne çekti.Van Rektörüyle ilgili davadan söz ediyorum.Şimdiye kadar en ufak bir olayda dahi sesini yükselten ve Türkiye'yi eleştiri yağmuruna tutan AB, Aşkın'ın davasını görmezden gledi. Kimsenin sesi sedası çıkmadı.Neden?Güneydoğu konu olduğunda fırtına koparanlar, Orhan Pamuk davasında büyük tepki verenler şimdi neden susuyorlar?Tanıdığım kişileri aradım. Nedenlerini sordum. Aldığım yanıt ilginçti. Sizlerle paylaşmak isterim."Bu olayı başından itibaren anlayamadık" diyen bir Komisyon yetkilisi "Hala da ne olduğunu ve gerekçeleri tam kavrayamıyoruz. Ortada bir de dava konusu olunca, daha da dikkatli davranmak zorunda kaldık" dedi.Merak edenlere duyurulur... AB, VAN DAVASINI ANLAYAMAMIŞ... (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. ) mabirand@e-kolay.net