Alacakaranlık

Kötülüklerin sürekli şekil değiştirdiği bir çağın ortasında yaşamak gittikçe zorlaşıyor...

Kötülüklerin sürekli şekil değiştirdiği bir çağın ortasında yaşamak gittikçe zorlaşıyor.

Ülkemize sığınan 4 milyon mülteciye karşı olağanüstü bir “defol” kampanyası sürdürülüyor...

Sanki ülkemizde yaşayan milyonlarca insan yedi asırdan beri bu topraklarda doğup büyümüş gibi...

Toplumun hür düşünmek isteyen bir parçası olduğunu iddia eden entelektüel kesimin bazı yazar ve çizerlerinin yıllardan beri Küba’daki işgallere karşı duruş sergilemeye devam ederken Suriyeli mültecilere öfke duymalarını anlayabilmiş değiliz.

***

Bizden uzakta yaşanan olaylara, işgallere karşı duyarlılar ama yanı başımızdaki vesayet savaşları yüzünden kadın, çocuk, milyonlarca Suriyelinin canlarını kurtarmak için kapılarımıza dayanmasıyla başlayan süreçten rahatsızlar...

Çifte standart duygusunun zirvesinde dolaşılıyor...

***

Bir ülkeyi bombalayan, insanları yerinden yurdundan eden küresel işgalci güçlere karşı bir şey diyemeyen ve alacakaranlıkta gezinen muhalif koro içimizdeki Suriyeli mültecilerin varlığına isyan ediyor...

Ve toplumu terörize hareketlere sürüklemek istiyorlar...

Yerinden yurdundan olmanın, denizlerde boğulmanın ve küçük çocuklarıyla birlikte karaya vurmanın acısını yaşayan milyonlarca insanın içinde elbette suç işleyenler, yanlış yapanlar olacaktı ama bu durumu genelleştirmek daha büyük bir yanlıştı...

Sanki içimizdekilerin hepsi mükemmelmiş gibi...

***

Şuursuzca hareket eden entelektüel kesimin yazar, çizer ve düşünürleri izm’lerin çöküşüyle kahramansız, idealsiz, pusulasız kalınca, kendini aramaya çıkmak varken, kendisiyle çatışma süreçlerine başladı...

Ve diyoruz ki yeni bir ideolojiye ihtiyaçları var.

Aksi halde “değerlerin topyekûn tahribi başlar...” diyen Cemil Meriç’in anlattığı Mağaradakiler’den bir farkımız kalmıyor.

***

1975 yılında ailesiyle birlikte ABD’ye göç eden, Pulitzer Edebiyat Ödülü alan ve dünyanın dört bir yanındaki sahipsizler için “Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı... Mülteciler” adlı kitabı yazan Vietnamlı Prof. Viet Thanh Nguyen asırlardan beri süren dramı bir cümleyle özetleyerek diyor ki:

- Mülkiyetin her şey sayıldığı bir ülkede, bizim sadece hikâyelerimiz vardı.

***

Büyük bir kalabalık içerisinde yaşayanlar her geçen gün az insana dönüş yapıyor...

Ne kadar çok insan, o kadar büyük problem ve aldanışların hikâyesi birikiyor insanların avuçlarında...

Alacakaranlık günlerden geçip gidiyoruz işte...