1992 KALKIŞMASI 2015 HENDEĞİ..

Güneydoğu’da olup biten anlatılırken..

1990’lar gibi..

1990’lardan beter ..

1990’lar bile daha iyiydi..

İfadeleri kullanılıyor..

O topraklarda yaşananlar, olan biten zihinlerde canlansın diye kıyaslama yapılıyor..

Yapılıyor ama aslında benzemiyor..

2015 çok farklı..

Nesi mi farklı?

1990’lar karakollara saldırıları anlatır..

1990’lar askeri araç konvoylarına yapılan saldırıları hatırlatır..

1990’lar kırsaldır..Şehirlerde çatışma yoktur.. İnfaz vardır.. Faili meçhul vardır..

PKK’nın faili meçhulü vardır, ‘Beyaz Toros’taki devletin faili meçhulü..

Sonuç aynıdır..

Faili meçhul; faili meçhuldür..

1990’ların en büyük kalkışması 92 Nevruz’udur.. Şırnak’ta, Cizre’de, Nusaybin’de 100 ölü kaydıyla tarihe not edildi..

Kalkışma yaşandı ama; hendek yoktu, barikat yoktu, bubi tuzağı yoktu, el yapımı bomba yoktu..

Zaman zaman sokak çatışması vardı.. Duvarı siper etme vardı.. Kaleş vardı.. Polise, askere bodoslama saldırı vardı..

Çatışma dağdaydı, ovadaydı, kırsaldaydı...

Gelelim 2015’e..

Veya 2015’te başlayıp 2016’ya sarkan olaylara..

Çok farklı..

Kırsal sakin, çatışmaların merkezi artık ilçeler, mahalleler, sokaklar, evler..

Tünellerle, bubi tuzaklarıyla, barikatlarla, hendeklerle karşılaştık..

‘Kaleş’in yerini Kanas aldı..

Bodoslama saldıran militanların yerini keskin nişancılar..

12 Eylül’de bile yaşamamıştık!..

30 günlük, 40 günlük sokağa çıkma yasaklarını gördük..

Mahallelerin ablukaya alınmasını..

En fenası.. En korkuncu.. Akıl derin doldurucuya kaldırıldı..

PKK militanları..

Ambulanslara ateş açtı..

Doktorları kovdu, hemşireleri tehdit etti..

Hastaneler, okullar kundaklandı.. Bombalandı, yakıldı, yıkıldı..

200 bine yakın kişi evini terk etti; göç etti..

2015, 1990’larla kıyaslanacak gibi değil.. Tarihi farklı yazılacak..

2015 Güneydoğu tarihinde önemli bir dönemeç sayılacak.. PKK’nın strateji değişikliği olarak kayda geçecek..

Dilerim; bi on yıl sonra kalem oynatanlar o günleri anlatırken..

2015’ler gibi..

2015’lerden beter..

2015’ler bile daha iyidir..

İfadesini kullanmazlar..

Dilerim..

Efsane diyorlardı duvara tosladı!..

Başbakan (dışişleri bakanı olduğu dönem kendi kurguladığı için olsa gerek) Suriye politikamızı efsane olarak tanımlıyor..

Nasıl bir efsaneyse!..

Rusya geldi, Suriye’ye el koydu.. Nusaybin’in tam karşısında, Kamışlı’da askeri havaalanı yapıyor, üs kuruyor..

Türkiye bölgeyi kontrol etmek için tek bir uçak bile kaldıramıyor..

Çünkü; Rus füzeleri aportta bekliyor..

Bi ara muhalefet bloğuna hakim gibiydi.. Konsey oluşturduk, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adı altında ordu kurdurduk.. Neredeyse başbakan atıyorduk..

Hepsi fos oldu..

PYD’nin bile sözü bizden çok dinleniyor..

Çünkü; PYD’nin arkasında ABD var, Rusya var.. Ankara istediği kadar onlar terörist diye bağırsın; sesini sadece kendi duyuyor..

Washington da Moskova da kulaklarını tıkamış..

Cenevre’de başlaması beklenen barış görüşmelerinde masaya PYD de oturursa Ankara ne yapacak?

Bir kırmızı çizgisini daha pembeleştirecek mi?

Bu kaçıncı diye sormazlar mı?

Başbakan Suriye politikasının efsane olduğunu anlatmaya devam edecek mi?

Sonuç şu.. Ortadoğu’ya oyun kurucu olarak girmeyi denedik.. Daha doğrusu heves ettik..

Oyun dışı kaldık..

Taç çizgisiyle tribünler arasında bekliyoruz..

Aslında söyledikleri bir yerde doğru.. Suriye politikamız hakikaten efsane oldu..

Sözlük anlamıyla efsane; masal, asılsız hikâye, gerçeğe dayanmayan söz, anlatımdeğil mi?