AB’YE BİR YIL SONRA MERHABA DEDİK..

Pazartesi günü AB Dönem Başkanı sıfatıyla Bulgaristan Başbakan’ı Borisov, AB Konseyi Başkanı Tusk, AB Komisyonu Başkanı Juncker Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Varna’da buluştu...

Biz de (ne olup bittiğini merak edenler) bir gün sonra (dün sabah) İktisadi Kalkınma Vakfı ile İstanbul Politikalar Merkezi’nin düzenlediği panelde bir araya geldik..

AB’yle ilişkileri uzmanlar anlattı.. (Ayhan Zeytinoğlu, Fuat Keyman, Çiğdem Nas, Nilgün Arısan Eralp, Senem Aydın Düzgit) Notlarımı aktarayım..

***

- Varna’da somut bir ilerleme olmadı, zaten beklenmiyordu..

- Taraflar birbirine güvenmiyor ama iki tarafın birbirinden vazgeçmesi mümkün değil.. Varna zoraki buluşma gibiydi..

- Ama yine de Türkiye’nin yeniden Avrupa rotasına dönmesi çok önemli..

- Müzakereler durdu ama fiş çekilmedi.. İki taraf da buna hazır değil..

- Bundan sonra çıkarlara dayalı işbirliği olacak.. Ankara ile Paris, Ankara ile Berlin arasında.. Ama bu Türkiye’yi AB’den uzaklaştırır..

- Çünkü Avrupa’yla konu bazlı işbirliği Türkiye için tuzak.. Çünkü AB Türkiye için uluslararası partner değil.. Hedef tam üyelik..

- Türkiye artık üçüncü ülke olarak algılanmaya başlandı.

- Stratejik ortak, stratejik komşu denmeye başlandı..

- AB’nin beklentisi, demokrasi çıtasının yükselmesi, insan haklarında ilerleme ve hukukun üstünlüğünün sağlanması..

- Ankara’nın beklentisi vize serbestisi, gümrük birliğinin güncellenmesi, mülteci parası..

- Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihracatı yüzde 25 oranında artırır. Ama Almanya izin vermez.. 2021’e kadar umut yok..

- AB’nin genişleme stratejisinde Türkiye yok.. 2025’e kadar Sırbistan ile Karadağ var..

- Vize serbestisi için, AB ifade özgürlüğü tanımını terör tanımının içine koymayın diyor.. Yolsuzlukla mücadelede saydamlık istiyor.. Yedi maddede anlaşamamıştık.. Yeni teklif verdik.. İçeriğini henüz bilmiyoruz.. Ama yine de serbest dolaşım zor..

- Eskiden yapıcı muğlaklık kavramı geçerliydi.. İhtilaflı konular rafa kaldırılıyordu, zamana yayılıyordu..

- Yapıcı muğlaklığın işe yaramadığı görüldü.. Artık konuşma zamanı.. En önemli mesele Kıbrıs..

- Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama konusunda AB, Kıbrıs Rum kesiminden yana tavrını açık ve net biçimde koydu.. Bu mesele ileride ciddi sıkıntılar yaratacak..

- Ama Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı var.. Sığınmacı anlaşmasında var, güvenlik alanında var.. Türkiye istikrarsız bölge ile Avrupa arasında tampon ülke.. Türkiye 4 milyon mülteciyi barındırarak AB’ye büyük iyilik yapıyor..

- Avrupa Konseyi izleme sürecini yeniden başlatacak.. AB’yle müzakerelerin başlaması bu sürecin kalkmasıyla sağlandı.. 13 yıl önceye geri mi dönüyoruz?

- Gümrük birliği anlaşmasının güncellenmesini iktidara ödülmüş gibi görüyorlar.. Ankara’yla araları kötü olduğu için yanaşmıyorlar.. Siyasi bakıyorlar..

- İlişkilerin normalleşmesi için OHAL’in kaldırılıp, normal demokratik düzene geçilmesi olmazsa olmazı.