AKP’Lİ VEKİLLER BU İFADEYİ OKUYUN..

Güvenlik Yasası’nın tehlikeli maddelerinden biri de toplumsal olaylarda polise silah kullanma yetkisi verilmesi..
Polise makul şüphe kalkanlı arama yetkisi, gözaltı yetkisi de sakıncalı.. Vali ve kaymakama savcı yetkisi verilmesi de demokrasi dışı.. Daha doğrusu hukuk dışı..
Sürgün maddesi de öyle..
Ama en tehlikelisi silah kullanma yetkisi.. Çünkü ölümün telafisi yok.. İstismara açık madde.. Yargısız infaza imkân tanıyan madde..
Polis göstericiyi vurdu.. Eline sapan tutuşturup, cebine bilye koyamaz mı?
Koyar.. Göstericiyi terörist gibi gösterir vurma eylemini meşrulaştırır..
Yasallaştırır..
*
Niye mi bu kadar iddialı söylüyorum.. Çünkü; polis daha önce bu tür numaralar yaptı.. Hep söylüyorum, başbakanın çalışma ofisine böcek koyan polis vurduğu göstericinin cebine demir bilye koyamaz mı?
*
Alın size en son, en taze örnek.. Cizre’de 14 Ocak günü 12 yaşındaki Nihat vurulmuştu.. Önce olayın polisle ilgisi yok denildi..
İçişleri Bakanı ekranlara çıktı; ‘Ne gaz ne başka bir müdahale, polisin müdahalesi söz konusu değildir’ dedi..
İçişleri Bakanlığı ‘Çocuğumuzun emniyet görevlilerinin kurşunuyla öldürülmesi söz konusu değildir’ diye açıklama yaptı..
Şırnak Emniyet Müdürlüğü; ‘ilçede (Cizre) güvenlik güçlerinin silah kullanmadığını’ ilan etti..
*
Bir süre sonra görüntüler ortaya çıktı..
12 yaşındaki Nihat’ı polis vurmuş.. O polis tutuklandı.. Önceki gün çok çarpıcı bir gelişme oldu.
Polis ifadesini değiştirdi, mahkemede olayı anlattı.. Okuyunca insanın tüyleri diken diken oluyor..
Özetliyorum:
*
“Görev yerinde bir ara birkaç çocuk yanımıza geldi ve sohbet ettik. Daha sonra 10-15 kişilik çocuk grubu bizim tarafa taş atmaya başladı. Unsur amirimiz U.İ. bana ve M.N.G’ye çocukların bulunduğu tarafa aşırtmalı gaz atmamızı söyledi. M.N.G. çocukların üzerine aşırtmalı bir gaz attı. Bu atıştan sonra M.N.G. aracın arka tarafına gelerek burada bulunan av tüfeğini aldı. Ben de gözetlemek için M.N.G.’nin bulunduğu yere doğru geçtim. Çocukların bulunduğu yere aşırtmalı bir şekilde gaz attım. Daha sonra M.N.G. pompalı tüfeğiyle çocuklardan tarafa hedef gözetmeksizin 3-4 el ateş etti. Ateş ettiği esnada M.N.G.’nin başında siyah bir bere vardı. Ateş etmesiyle birlikte yolun karşısında duran bir çocuk yere düştü. Çocuğun vurulduğunu ve M.N.G.’nin ateş ettiğini, ben ile birlikte U.İ. de net şekilde gördü. O.Ç. ise kameradan çocuğun net bir şekilde düştüğünü gördü. Çocuğun yere düştüğünü gören U.İ. aracın sol tarafından M.N.G’ye hitaben ’atma atma ne yaptın sen’ dedi. Daha sonra çocuğun düştüğü yere iki kişi geldi. Birisi çocuğu kucağına alıp gitti. O sırada M.N.G. elindeki silahı araca bıraktı ve biz de karakola geri döndük. Karakola döndükten sonra unsur amirimiz bizden sorumlu kişi ile görüştü. Bu görüşmeden sonra M.N.G. başına bir kar maskesi taktı ve ateş ettiği noktaya gitti. Buradan langher ile attığımız gaz kapsülleri ile kendisinin pompalı tüfek ile attığı boş gaz fişeklerini toplayıp getirdi ve karakolun içine bir yere gömdü.”
Biz bu dosyada kimsenin tutuklanmayacağını düşünüyorduk. Yapmadığım bir suç için cezaevindeydim. Bu nedenle ifademi değiştirdim ve tüm yönleriyle olayı size anlattım. Olayı ilk günden beri bilip söylemediğim için pişmanım.”
*
Vahim değil mi?
M.N.G.’nin o çocuğu öldürdüğünü arkadaşları biliyor.. Amirleri biliyor..
Susmuşlar..
Daha da vahimi üstünü örtmeye, delilleri karatmaya kalkmışlar..
Çocuğu vuran polis kar maskesi takıp olay yerine gitmiş, boş gaz kapsüller ile fişekleri toplamış, karakolunun bahçesine gömmüş..
Delileri yok etmiş.. Amirlerinin bilgisi dahilinde..
Kamuoyuna yapılan açıklama neydi?
Polis gaz ve silah kullanmamıştır!..
O görüntüler ortaya çıkmasaydı 12 yaşındaki Nihat faili meçhul olacaktı..
*
İktidar partisinin milletvekillerine soruyorum.. Polise toplumsal olaylarda silah kullanma yetkisi veren maddeye kabul oyu verdiniz..
Pişman mısınız?