BARAJ KALKMAZ!

Yüzde 10’luk baraj sık sık gündeme gelir, geldiği gibi gider..
12 Eylül darbesinin ürünüdür ama siyasetçiler ‘darbe yasası’ olduğunu söylemez..
Bilmezden gelirler..
İşlerine böylesi gelir..
1983 yılından beri tartışılıyor.. Demek ki yedi seçim geçirmişiz..
Değişmemiş..
Bu seçimde de değişmez!..
Çünkü; AKP’nin de CHP’nin de, MHP’nin de işine gelmez..
Niye mi?
Kendini yüzde 10’un üzerinde gören partiler, diğerleri barajın altında kalsın ki daha fazla milletvekili çıkartayım derdinde de ondan..
Milletvekilleri de öyle.. Yeri sağlam olan ‘yüzde 10’u ben mi koydum, bana ne’ der çıkar işin içinden...
* * *
Şöyle bir düşünün.. Baraj yüzde 7’ye, yüzde 5’e inerse neler olur neler!
Türkiye’nin siyasi yapısı yeniden şekillenir.. Sol partiler de kurulur, çevreci partiler de..
Meclis’e anında 6-7 parti girer.. Bu durum Meclis’te yer tutan partilerin işine gelmez tabii..
Hadi 1983 seçimlerini pas geçelim.. 1987 seçimini kıstas alalım..
23 yıldır kimsenin işine gelmemiş..
24. yılda niye gelsin ki..
Baraj kalkmaz!
* * *
Gerekçeleri hazırdır.. Efendim istikrar.. 12 Eylül de istikrar diye baraj koymuştu.. Aynı mantık yani..
* * *
İddia ediyorum bugün baraj nedeniyle Meclis dışında olan bir parti barajı geçeceğini garantilesin anında yüzde 10’cu olur!
Bunun demokrasiyle ilgisi yoktur..
Çıkarla ilgisi vardır..


Darbe yasasına bir kelimelik ilave!
Seçim barajı gibi Türkiye’nin bitmez tükenmez tartışma konularından biri de İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesidir..
Sittin senedir tartışılır..
Konuşulur, konuşulur sonra unutulur..
Madde diyor ki..
Silahlı Kuvvetler’in vazifesi, Türk yurdunu ve Anayasa ile tayin edilmiş Türkiye Cumhuriyeti’ni kollamak ve korumaktır..
Darbelerin..
Darbe girişimlerinin..
Darbe hazırlıklarının kaynağı olarak bu madde gösteriliyor..
* * *
Değiştirilmeye kalksalar; ‘bunlar Cumhuriyet’i mi değiştirecekler’ diye lüzumsuz, gereksiz, mesnetsiz, anlamsız tartışma kopacak..
En iyisi bir kelime eklesinler..
Cumhuriyet’i ve demokrasiyi kollamaktır desinler olsun bitsin..
* * *
Böylece TSK cuntayla mücadele görevini de üstlenir..
Fena mı?


Emine Hanım’a yapılan çok ayıp..
Başbakan’ın anlattığı kabul edilecek bir durum değil.. Resmen ayıp..
Emine Erdoğan GATA’da yatan Nejat Uygur’u ziyaret etmek istiyor..
Nejat Uygur’un eşi telefon açıyor ve Emine Erdoğan’a diyor ki;
“Dışarıda buluşsak. Buraya gelmeseniz. Çünkü yetkililer, sıkıntı doğabilir gelmemesi isabetli olur diyorlar.”
Düşünün..
Başbakan’ın eşi askeri hastaneye girip bir dostunu ziyaret edemiyor..
Hale bakın..
Katılığa bakın..
* * *
Emine Erdoğan’ı kutlamak lazım.. Olgun davranmış, ya sabır çekip içine atmış.. Gerginlik yaratmamak için özveri göstermiş..
Ya hastaneye gitseydi ne olurdu?
Başbakan eşine kim giremezsin derdi..
Diyebilirdi..
* * *
Allah sağlık versin Başbakan rahatsızlansa GATA’ya yatamayacak mı?
Tedavisi GATA’da yapılmayacak mı?
Yapılacak tabii.. Başbakan!..
Peki, eşi yine içeri giremeyecek mi?
Girecek tabii..
O zaman!..
Ziyaret yasağını kaldırın olsun bitsin.. Hava biraz yumuşasın..