BELEDİYE MESAJI ALMIŞ YA HÜKÜMET!..

Darısı hükümetin başına diyerek konuya girelim.. Gezi Parkı’ndan yükselen çok sayıda mesajdan biri de şuydu; ‘beni muhatap al, fikrimi sor, bu kentte ben yaşıyorum. Demokrasi sadece sandık değildir.’
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ertesi gün Gezi Parkı’nı ihya ederek mesajların kendine yönelik bölümünü aldığını belli etti.. 129 ağaç, 200 bin mevsimlik çiçek, 5 bin gül dikti.. Çimleri yeniledi..
Daha da önemlisi.. Dün bir otobüs durağının yeri değişse bile halka sorulacak dedi..
Bırakın Taksim’in göbeğine kışla görüntülü alışveriş merkezi yapmayı.. Durağı bile soracağını söyledi..
Ders çıkardık dedi..
Bu direnişçilerin zaferidir..
*
Daha da ötesi.. Bu açıklamayla; eylemler hükümeti devirmeye yöneliktir, dış mihrakların oyunudur, uluslararası komplodur tezini çökertti..
Darbe girişimi falan değilmiş.. Öyle olsa neden parkı baştan aşağıya yeniden yapsın ki.. Öyle olsa neden otobüs durağı değişikliğini bile soracağım desin ki..
Haa.. Çata pataya meraklı, kargaşa, kaos yaratmak isteyenler yok muydu? Vardı tabii.. Hep olur.. Onları direnişçiler de dışlamıştı zaten.. Eylemin ana gövdesi değillerdi zaten..
*
Mesele şu.. Merkezi iktidar da mesajı aldı mı almadı mı? Hala faiz lobisinin oyunu, güçlenen Türkiye’yi durdurmaya çalışanların tezgahı olarak mı görüyor?
Eğer öyle görüyorsa zor bir dönem bizi bekliyor.. Bu otoriterleşme demek.. Bu sertleşme demek.. Bu Avrupa’dan kopuş demek.. Bu yasakçı topluma adım atıyoruz demek..
*
Dün bir grup gazeteci İstanbul Baro Başkanı ile kahvaltı ettik.. Kaygılarını anlattı.. Katılıyorum..
Mevcut örgütlerden bahsetmiyorum.. Gerçek direnişçilerden söz ediyorum.. Yani; daha fazla özgürlük diyerek, hayatımı elleme diyerek, haysiyetimle oynama diyerek, sokağa dökülenlerden..
Onların içinden örgüt çıkarılmaya kalkılırsa ülke daha da gerilir..
Yeni bir at sepete davası olur ki ülke zorlanır..
*
Talep açık ve net.. Daha fazla demokrasi.. İktidar da yıllardır bunu söylemiyor mu? İleri demokrasi demiyor mu? Özgürlük alanlarının genişletilmesinden söz etmiyor mu?
Evet mi?
Kürt sorununun da çözümü buna bağlı değil mi? Kürt sorunuyla, genç sorunu, kent sorunu, seküler yaşam sorunu çakışmadı mı?
Çakıştı..
O zaman tam zamanı..

AB’ye fırça Bakanı

Baş müzakereci değil aslında baş fırçacı..
Avrupa Birliği ile havayı yumuşatıp, işleri hızlandıracağına gerdikçe geriyor.. Bazı ülkelere ‘bak oğlum git demesini çok iyi bilirmişiz.’
De o zaman!.
Bize hava basacağına de!
Avrupa’yla ne zaman sorun olsa veriyor veriştiriyor.. Yangına benzinle gidiyor.. İç politikaya oynuyor.. Avrupa’ya dersini veren Bakan, Avrupa’ya gönünü gösteren bakan imajı yaratmak istiyor..
Kimse yemiyor.. Gençler hiç yemiyor.. Birisinin kulağına eğilip söylemesi lazım.. ‘Arkadaş sen müzakerecisin, senin işin kavga çıkarmak değil, meseleyi çözmek.’
Dinler mi?
Zannetmem..
*
Bizi AB’ye sokacak Bakan’ın Gezi Parkı eylemleri sırasında söylediklerine bakın.. Taksim’de bulunan herkesi devlet terör örgütü mensubu olarak değerlendirmek zorunda kalacakmış..
Terörist ilan edilmek bu kadar kolay mı? AB’den sorumlu Bakan’ın yaklaşımı buysa.. Yürüyüşe, protestoya katılan herkesi kolayca ‘terörist’ ilan edebiliyorsa..
Bizi Avrupa Birliği’ne almazlar tabii..
Söylediler zaten.. Bu anlayışla olmaz dediler..

Polis hayvanları bulamıyor!

Dün yine yazdılar..
Şöyle dediler; “Azgın kalabalık, içlerindeki kadınların da teşvikiyle saldırıyor. Küfrediyorlar. Vuruyorlar. Başörtüsünü çekip başından, Z.D.’yi yerlerde sürüklüyorlar. Tekmeliyorlar. Kadına düşmanlığın daniskası. Dine düşmanlığın daniskası.”
Aynen..
Z.D.’nin Elif Çakır’a anlattıklarının çok azını yazmışlar. Yazılanlar bile yeter..
Z.D. ne demişti..
70 ila 100 arasında üstü çıplak, deri eldivenli adamın saldırdığını söylemişti.. Müdahale eden bir amcanın kızıyla birlikte öldüresiye dövüldüğünü söylemişti..
Kendisiyle görüşen Aile Bakanı televizyonda türbanlı gelinin üstünün idrar koktuğundan söz etmişti..
Yani saldırganlar yerde sürüklemekle, tekmelemekle yetinmemiş.. Üzerine idrarını da yapmış..
Hayvanlar..
*
Böyle bir olaya ‘ülkenin işgal yıllarından beri şahit olmadığı’ iddia edildi.. Demek ki bu kadar büyük..
Polis nerede?
Vali nerede?
İçişleri Bakanı nerede?
*
Diyorlar ki; ona yapılan saldırı başı açık kapalı bütün kadınlarımıza yapılan saldırıdır.
Evet öyle..
Üstü çıplak, deri eldivenli yüz adamın bulunması şart.. Karanlıkta kalmasın.. Efsaneye dönüşmesin..
Bu tür çeteler veya hayvanlar diyelim çoğalmasın..