Çeşme’den Bingöl çıkmaz arkadaşlar!

Türkiye’nin seçim haritasına bakıp Elazığ’ın siyasi tercihiyle Çanakkale’nin farklı olmasına şaşıyorlar..
Şaşanlara da ben şaşıyorum..
Misal, Maraş’taki yaşamla Ayvalık’taki yaşam aynı mı ki siyasi tercihleri de bir olsun..
Çeşme’den Bingöl çıkmayacağı gibi..
Bingöl de Çeşme gibi olmaz tabii..
Olmayacağı içindir ki referandum haritasına baktığınızda biri kırmızıya boyanmıştır diğeri sarıya..
*
Kendilerini liberal demokrat diye tanımlayanlar (giderek gerçekten demokrat olmadıkları ortaya çıkıyor) bu duruma öfkeleniyor..
İstiyorlar ki Foça, Foça gibi kalsın..
Bayburtlaşmasın..
Ama siyasi tercihi Bayburt gibi olsun..
Olur mu?
Yaşam tercihleridir siyasi tercihi belirleyen.. Farklı yaşamların aynı siyasi tercihte buluşması akılla mantıkla açıklanacak bir durum değil..
Siyaset biliminin hiçbir harfine de uymaz..
*
İzmir’e ‘neo faşist’ demelerinin, her fırsatta kötülemelerin, kasabaya dönüştüğünü iddia etmelerinin nedeni açık; iktidar gücünün büyüsüne kapılmaması..
Direnmesi.. Kişilik koyması..
İzmirlilere kızıyorlar ama Kordon’da balık yemeye bayılırlar..
Çeşme’de, Alaçatı’da vakit geçirmeyi severler..
Canları istediği zaman denize karşı soğuk bira yudumlamaktan hoşlanırlar..
Ama..
Gümüşlük’te denize sıfır bir masada o birayı bulurlar da..
Gölçük’te denize sıfır bir masada bulamazlar..
Üstüne üsttün garson sadece yok demekle kalmaz; ters ters bakar..
Bu sebepledir ki Gümüşlük kırmızıdır..
Gölçük sarı..
İkisi de sahildir ama Gümüşlük’ün tercihi farklıdır, Gölçük’ün farklı..
İkisinin sahilinde de balık lokantaları vardır; ama yeme içme adeti birbirini tutmaz..
Bu yüzden biri kırmızıdır öteki sarı..
*
AKP yönetimi hayırların nedenlerini araştırıyormuş.. Hangi yöreler neden hayır dedi..
Kolay!..
Bir arabaya atlasınlar, evetlerin yüksek olduğu illere, ilçelere gitsinler..
Sonra dönsünler evetçi yörelerde vakit geçersinler.. Kimseyle konuşmalarına gerek yok..
Turlasınlar, gözlesinler yeter!..
*
Liberal arkadaşlara da acil tavsiyem budur..
Zamanımız yok falan diyorlarsa, Hayırcı Beşiktaş’a gelin (Çaktırmıyorsunuz ama zaten hayırcı semtlerde oturuyorsunuz, evetçi semtlerden uzak duruyorsunuz), Boğaz’daki Arnavutköy’de bir çay için sonra kalkıp İstanbul’un yeni ilçesi öteki Arnavutköy’e uzanın..
Kırmızı ile sarı farkı işte odur..
İstanbul’un iki Arnavutköy’ü arasındaki farktır..

‘Başkan Baba’ya hazır olun..
Demokratikleşme dediler, ileri demokrasi dediler, daha fazla demokrasi dediler son virajı döndük karşımıza ‘başkan baba’ çıktı..
Dikkat!..
Başkan değil..
Başkan Baba!..
*
Farkı büyük.. Amerika’daki Başkan.. Güney Amerika’dakiler Başkan Baba!..
Türki Cumhuriyetlerdeki gibi..
Obama değil, Chavez yani..
Bizde de aynısı olacakmış.. Kendinizi alıştırın diyorlar; 2022’ye kadar Başkan Baba dönemi olacakmış..
Başkan Baba 10 yıl Çankaya’dan bize el sallaya bilirmiş..
*
İnşallah; elini solda sağa doğru sallar..
Allah korusun ya yukarıdan aşağıya aradan baş parmağını da göstererek sallarsa!..

Evet’e ilk uygulama!.
Referandum sonuçlarının ne anlama geldiğini idrak etmeye çalışırken..
Şöyle olacak böyle olacak diye tartışılırken..
Her kafadan ayrı ses çıkarken..
Antik termal kenti Allianoi’nin üzerine kum dökülmeye başlandı.. Çevre Bakanı destekliyor, çevreciler , tarihçiler, arkeologlar karşı çıkıyordu..
Mesele mahkemelikti..
Mahkeme muhkeme beklenmeden üzeri kumla örtüldü, yakında sulara gömülecek..
Deniliyor ki; referandumla mahkemelerin bu tür konularda karar verme yetkisi kaldırıldı..
Artık idare ne derse o olacak!..
*
O zaman..
Allaianoi için ‘evet’in ilk uygulaması diyelim mi?