DEMOKRASİ KOLAY DEĞİL

İyi darbe yoktur, darbenin her türlüsü kötüdür.. Seçimle gelenlerin silahla gönderilmesi kabul edilemez..
Askere çağrı yapmak, askerden medet ummak demokrasinin el kitabında yoktur..
Hemfikirsek dönüp Mısır’a bakalım..
Darbe neden oldu?
Cevabı net; demokrasinin eksikliğinden.. Daha doğrusu demokrasinin çalışmamasından..
Ama seçimle geldi; Mursi, seçmenin yüzde 52’sinin oyunu alarak cumhurbaşkanı oldu?
Evet..
Demokrasilerde sandık çok şeyi ifade eder ama artık her şeyi ifade etmiyor.. Demokrasinin yürüyebilmesi için toplumla iktidar arasında kanalların açık olması gerekiyor.. Toplumla iktidar arasındaki tampon mekanizmalarının çalışması gerekiyor.. Hayatından hoşnut olmayanların taleplerini rahatça iletebilmesi gerekiyor..
Şu soruyu soralım.. Daha bir yıldır işbaşındaysa, yüz binlerce kişi neden Tahrir Meydanı’nı doldurarak tepki gösterdi?
O insanları sokağa iten neydi? Öfke patlamasına neden olan!..
Kısaca; Mursi’nin bildiğimi okurum politikası.. Sadece taraftarlarına kulak vermesi..
*
Peki bu tür gösteriler az gelişmiş demokrasilerde mi oluyor?
Hayır.. Batı’da da oluyor.. Oluyor ama demokrasi kendi içinde hallediyor.. Sivil toplum kuruluşları devreye giriyor, parti içi demokrasi çalışıyor.. Öfke patlaması yaşanmadan halloluyor..
*
Bir de şu var.. Batı’da her sokağa çıkana ‘iktidarı devirmek istiyor’ gözüyle bakılmıyor.. İktidarlar dahil herkes önce sokağa dökülenleri dinliyor, anlamaya çalışıyor..
Katılıyor veya katılmıyor.. Gereğini yapıyor, yapmıyor; o ayrı..
Yakın tarihte yaşadığımız en çarpıcı örnek İngiltere’de Tony Blair’le yaşandı..
Ortadoğu politikası beğenilmedi.. Savaşa girmekle, ABD Başkanı Bush’un peşine takılmakla suçlandı.. Hele işgal ettikleri Irak’ta nükleer silah çıkmayınca söyleyecek sözü kalmadı..
Halkını kandırmıştı..
Tepkiler büyüdü, sokak gösterilerine, oturma eylemlerine dönüştü.. Halkın memnuniyetsizliği arttı.. ‘Stop the War’ kampanyası ülke geneline yayıldı.. Göstericilerle polis birbirine girdi..
Konutunun önüne Lübnan’da ölen çocukları hatırlasın diye çocuk ayakkabısı bırakıldı..
*
Peki kim devreye girdi?
Parti içi demokrasi.. Milletvekilleri de homurdanmaya, sokağı haklı bulmaya başlamıştı.. Gördüler ki destek her geçen gün azalıyor..
Blair, seçime gitmeden koltuğunu Maliye Bakanı Gordon Brown’a bırakmak zorunda kaldı..
Mekanizma çalıştı..
*
Mursi ne yaptı?
İhvan anlayışını tüm topluma kabul ettirmeye çalıştı.. Toplumu formatlamaya kalktı.. Halk sokaklara dökülünce demokrasi olmadığı için asker devreye girdi..
Hadise bu..
Son sözüm de şu; demokrasi kolay rejim değil.. O kültürün yerleşmesi gerekiyor..

Z.D.’ye saldırıyı kim köpürttü?

Kabataş’ta saldırıya uğrayan başörtülü genç anne hala gündemde..
Olay şöyle gelişti..
Saldırıya uğradığı haberi hızla Ankara’ya ulaştırıldı.. Anında Gezi Parkı’yla ilişkilendirildi.. Başbakan mitinglerinde dile getirdi..
Amaç; hem Gezi Parkı’na ilgi gösteren muhafazakar kesimi geri çekmek, hem de çapulcu denilen gençleri itibarsızlaştırmaktı..
Camide içki ısrarının nedeni de buydu..
Devreye iktidara yakın gazete girdi.. Yazar Elif Çakır, gitti konuştu.. Z.D.’ye deri eldivenli, üstü çıplak 70-100 kişinin saldırdığını, olaya müdahale eden bir amca ile kızının öldüresiye dövüldüğünü onun yazısından öğrendik..
Aile Bakanı Şahin televizyonda saldırıdan sonra genç kadının üzerinin idrar koktuğunu söyledi..
Z.D., Gezi olaylarının simgesi ilan edildi.. İstanbul’un işgalinden sonra yaşanan en büyük saldırı denildi..
*
Mesele yavaş yavaş ortaya çıkıyor.. Belli ki köpürtmek istemişler.. İçine fantezi koymuşlar..
Bunu kim yaptı?
Z.D. mi, Elif Çakır mı?
Soru bu..