DİKTATÖRLÜKLE DEMOKRASİ FARKI

Panama belgeleri saçıldı..
Siyasetçilerin gizli hesapları ortaya döküldü..
Tepkiler değişik tabii..
Rusya Devlet Başkanı Putin’in iki milyar dolarlık hesabı çıkınca Kremlin’in CIA’yı suçladı..
Rusya’yı bölme planından söz etti..
Amerikan oyunu iması yaptı.. Adını koymasa da hesapların deşifre olmasını üst akıla bağladı!..
***
Sadece Putin’in başı ağrımıyor.. (Gerçi Putin’in başı ağrımıyor, çünkü Rusya’da ne baş ağrıtacak muhalefet var ne de baş ağrıtacak medya. Putin’e sotalanan paranın kaynağını soracak güç yok) 12 ülke lideriyle 143 politikacının kalbi küt küt atıyor..
***
İzlanda’da Başbakan baskılara dayanamadı, istifa etti.. İngiltere Başbakanı ecel terleri döküyor.. Offshore hesabı için ‘Özel bir mesele’ demişti ama medya durur mu?
Daily Mirror manşetten çaktı: Bu kişisel mesele değil!
***
Tabii her ülkede tepki farklı olacak.. Kiminde yolsuzluk ve rüşvet parasının hesabı sorulacak.. Kiminde insanların gıkı çıkmayacak, kiminde hesap sormaya kalkanlar hapsi boylayacak.. Kiminde ulusal onur meselesi yapılacak, kiminde düşmanın hükümeti indirmek için çevirdiği dümen sayılacak..
***
Biz de halkların gösterdiği reaksiyona bakarak ülkelere not vereceğiz..
Demokratik ülke..
Yarı demokrasi..
Göstermelik demokrasi..
Otoriter rejim hâkim..
Diktatörlük..
***
Ölçü ne? Terazi ne?
Sabah Gazetesi Başyazarı Barlas ölçüyü koydu..
Usta bir siyasetçi şöyle demiş..
***
“Eğer bir ülkede özgürlükçü demokrasi ve hukukun üstünlüğü varsa, bir siyasetçinin parasal yolsuzluğu onun siyasi sonunu getirir. Ama eğer o ülkede diktatörlük varsa ve hukuk olarak da ‘Guantanamo Hukuku’ geçerliyse, parasal yolsuzluklar onun gücünü artırır. Toplum ona ‘Hem güçlü hem de zenginmiş’ diyerek daha fazla tapınır.” (Sabah, 6 Nisan 2016)
***
Yolsuzluğun siyasal iktidarın veya liderin gücünü artırması çok önemli, çok yeni tespit..

CHP sözcüsü..
Siyasetçinin ağzı laf yapar, siyasetçi söz cambazıdır, siyasetçi kelimelere takla attırır diye bir kural yok..
Bazı siyasetçiler kendi alanında iyi iş çıkartırlar.. Partilerine ufuk açarlar..
Selin Sayek Böke de bu tür siyasetçilerden biri..
CHP’nin ekonomi vaatlerinin, CHP’nin ekonomi söyleminin mimarıydı.. Çok da tuttu.. Gerçi oya dönüşmedi ama iktidar partisine havlu attırdı..
İktidar partisi CHP’nin önerilerini kopyaladı, 1 Kasım öncesi seçim vaatlerine ekledi..
Böke’nin yıldızı parladı..
***
Ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılığı titrine parti sözcülüğü de eklendi..
Eklendi ama sözcülükte başarılı oldu mu derseniz; olmadı..
Sözcülük laf ebeliği ister, sözcülük siyasi tecrübe ister, sözcülük sıkı polemikçilik ister.. Böke’nin böyle bir yeteneği yok..
***
Norveç’te, Danimarka’da, Finlandiya’da, Almanya’da, Hollanda’da olsa mükemmel olur..Ama burası Türkiye..
Ortadoğu.. Kelimelerle bilek güreşi sanatı gerektiriyor..
***
Dün baktım.. Kılıçdaroğlu’nun zorlandığı konuda.. ‘Önüne yatma gibi’ yanlış anlamalara müsait olan konuda.. Polemiğe açık konuda.. Çetrefilli konuda.. CHP adına kürsüye Haluk Koç çıktı..
Eski parti sözcüsü..
Koç’un dönüşü diyelim mi?

Terörle mücadelede başarı kriteri..
Duyunca ağzım açık kaldı..
Okuyunca sözlerinin altını iki kere çizdim..
Başbakan dedi ki; bizim terörle mücadeledeki başarımızdan iki kesim rahatsız oldu…
Sözün gerisinin önemi yok..
Terörle mücadeledeki başarımız yaklaşımı sorgulanmaya muhtaç!..
Hangi başarı?
***
Sur temizlendi..
Silopi temizlendi..
Cizre temizlendi..
Şırnak da Nusaybin de Yüksekova da temizlenecek..
İyi de o ilçeler o hale nasıl geldi? İki bine yakın barikat nasıl kuruldu? Yüzlerce hendek ne zaman açıldı?
O ilçelerin kaymakamları, emniyet amirleri uyuyor muydu? O ilçeler silah deposu, patlayıcı deposu haline getirilirken terörle mücadeleye ara mı verilmişti?
Başarı; o ilçeleri savaş alanı haline getirmemekti!