Herkesi kendimiz gibi zannederiz...

Herkesi kendimiz gibi zannederiz...


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in hep bildiğimiz bir yargıç titizliği var. Bunu en son olarak Ankara’da satın aldığı villanın parasal kaynaklarını açıklarken bir kez daha sergiledi.
TBMM’de bir soru önergesinin yeniden gündeme getirdiği "villa" konusuyla ilgili olarak yaptığı ayrıntılı ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak açıklamayla, ismi üzerinde yaratılabilecek bir spekülasyonu da başlamadan bitirdi.
Sir Philip Sidney’in şöyle bir sözü var: "Başkalarına karşı duyduğumuz kuşku çoğu zaman kendimizi gizlice ayıplamamızdan kaynaklanır."
Biz Türklere son yıllarda musallat olan ve bir tür paranoyaya dönüşen "kuşku" hastalığını açıklayan bir söz olarak değerlendiriyorum bunu...
Öyle insanlar haline geldik ki her taşın altında bir hırsız ve yolsuzluk arıyoruz.

Mesleğinde başarılı olmuş ve bu başarısı sayesinde ortalamanın üzerinde bir yaşam seviyesine ulaşmış hemen herkese "Acaba nereden çaldı?" gözüyle bakıyoruz.
Bu kuşkuyu besleyip büyüten birçok somut olayla da karşılaşıyoruz.
Yolsuzluklar, rüşvet, ihtilas, irtikap o kadar yaygın ki karşılaştığımız her zenginleşmeyi buna bağlamakta tereddüt etmiyoruz.
Bunun nedeni toplumca, sahip olduğumuz değişik olanakları kendi çıkarlarımız yönünde kullanma alışkanlığı geliştirmiş olmamızdır.
Hazine arazisine gecekondu yapan, vergi dairesinde kaydı olmayan, kaçak işçi çalıştıran, imar kanunlarını dinlemeyen, bulduğu her boşluktan bir çıkar elde etmeye çalışan bir toplumun bireyleri olarak başkalarına karşı duyduğumuz kuşku, kendimizi gizlice ayıplamamızdan mı kaynaklanıyor?
Aynı konumda olsak rüşvet alacağımızı bildiğimiz için mi o mevkileri işgal edenlerin de rüşvetçi olduğuna inanıyoruz?
Bu sorulara hiç düşünmeden evet yanıtını verebilirim.

Bu hastalığımızı tedavi edecek en önemli ilaçlardan biri de Cumhurbaşkanı’nın gösterdiği titizliği, benzeri sorulara muhatap olan herkesin göstermesi olacaktır.
Siyaset sahnesinin önde gelen ve bu tür sorularla karşılaşan her aktörü, Cumhurbaşkanı’nın verdiği örneği izlemeli diye düşünüyorum.
Bu şeffaflaşmanın toplumsal paranoyamızı tedavi edeceğine ve masum insanlarla gerçek hırsızları birbirine karıştırmaktan kurtarabileceğine inanıyorum.
Biliyorum ki, birçok gerçek yolsuzluğun bugün cezasız kalıyor olmasının nedenlerinden biri de toplumda şu ya da bu şekilde sivrilmiş herkesi yolsuzluk yapmakla suçlama alışkanlığımızdır.
Şimdi benzer bir açıklamayı Recep Tayyip Erdoğan’dan bekliyorum. Siyasi parti kurucusu ve Genel Başkanı olarak kamuoyunun önüne çıktığından beri bu tür hiçbir soruyu yanıtlamadı. Kendisi hakkında, önderi olduğu siyasi hareketin parasal kaynakları hakkında böyle doyurucu bir açıklama yapması, siyasetteki rakipleri için de örnek olacaktır.
Cumhurbaşkanı’na teşekkür ediyorum, kamuoyunu ciddiye alıp titiz bir açıklama yaptığı için...