Serpil Yılmaz

Serpil Yılmaz

syilmaz@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Oysa Siirtin, 27 milyon ton bakır - çinko - pirit rezervi bulunan Madenköy sahasını, Şırnak İl Özel İdaresine veren Eti Holding.Siyasetçiler de aynısını yapıyor. Siirt milletvekilleri Ahmet Nurettin Aydın (AKP) ve Takyettin Yarayan (DYP), Şırnak milletvekili ve eski Devlet Bakanı Salih Yıldırım (ANAP) ile olayı çözmeye çalışıyor. Görüşmelerin ikinci derecede muhatabı ise Siirt ile Şırnak Valiliği...Olaya DSP milletvekili Abdülsebat Turgutun da adı karışıyor. Turgut aslında Diyarbakır milletvekili ancak nedense Siirt madenlerinin Şırnaka verilmesinde taraf gözüküyor. Ortalığı karıştıran da zaten Turgutun düzenlediği bir basın toplantısında kullandığı iddia edilen, "Madenlerin yüzde 5i Eti Holding, yüzde 95i de bir şirketin" ifadesi.İşin buraya kadar olan bölümünü pazar günkü yazımda sizinle paylaşmıştım. Dün Ankarada mekik diplomasisini andıran gelişmeler oldu, onları da aktaracağım. Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Güven Kuzu Ankaraya üs kurmuş, illerinin maden sahasını Şırnaka veren siyasetçilerle pazarlık ediyor. Eti Holdingin kapısını aşındırmıyor!.. Firmanın adı yok Şırnak İl Özel İdaresi ve Eti Holding arasında 6 Kasım 2001 tarihinde imzalanan "Madenköy Sahası İşletme Protokolünde" ortaklığı ifade eden "Teşekkül" dışında, bir şirket adı geçmiyor. Ankarada ise söz konusu şirketin Alman Preussaag firması olduğu söyleniyor. Alman firmasının adının bu olayda geçmesi mazisiyle de ilgili. Preussaag, 1984 - 1989 yılları arasında Madenköyde bir üretim planı yapmış, sonra da çekip gitmişti.Size daha da ilginç bir yaklaşımdan sözedeyim mi? Madenciler Şırnak ile Eti Holding arasındaki protokolü okuyunca, "Burada değil bakır, çakıl taşı çıkaramazlar" yorumunu yapıp, gülüyorlar.Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürelin de bilgisi dahilinde imzalandığı söylenen anlaşmayla, Siirtteki maden sahasının işletilmemesinin amaçlandığını ileri sürenler de var. Aslında Eti Holdingin bu tutumu yabancı değil. Elazığ Ferro Krom Tesislerinde benzer bir anlaşma imzalayıp, madenin kapanmasına yol açmıştı. Trona ve bor madenleri ile ilgili tutumlarının da "işlettirmeme" yolunda olduğu biliniyor. Henüz maden sahasını rödövans (kiralanan sahadan çıkacak madenlerin Eti Holdinge satılması) karşılığı işletecek şirketin adını öğrenebilen olmadığı gibi, Turgut da kendisine bu soruya soranlara "Ben öyle söylemedim. Bu olayda yanlış anlaşıldım, taraf değilim" açıklaması yapıyor. Maden yok, işletme var Siirtteki sahalardaki bakırı işlemek için 75 - 80 milyon dolar yatırım gerekiyor. Bu yatırımı yapacaklar mı? Eti Holdingin aldığı teminatlar pek bunu göstermiyor.Neden Siirt maden sahası, Şiliden bakır ithal eden KBİye devredilip ekonomik bir değer yatarılmıyor da göstermelik özelleştirmeler yapılıyor?Siirtli milletvekilleri seçmenlerinin, "Şırnakın akaryakıt ticareti yapan Habur Kapısı var, bizim de madenimiz olsun, 600 kişiye iş sahası açılır. O Alman şirketi biz de tanırız" baskısından kurtulabilmek için Madenköyü Şırnaktan almaya yeminliler de, sonuçta ne olacak? Bu maden sahasını Eti Holding gerçekten işletmek istiyor mu, bir de buna baksalar... syilmaz@milliyet.com.tr Bu kanımı güçlendirecek bir başka noktayı daha ileri sürebilirim. Özelleştirme İdaresi, Karadeniz Bakır İşletmelerinin (KBİ) Samsundaki tesisini iki kez ihaleye çıkarttı, ancak tesisin işleyecek bakırı olmadığı için alıcısı çıkmadı. Şunu da hatırlatıyım ki: Türkiyenin yılda 200 bin ton bakıra ihtiyacı olmasına karşılık, 60 bin ton çıkartılıyor.