Geri Dön

Sular da güzeldir, anılar da...

Sular da güzeldir, anılar da...

Zülfü LİVANELİ

ERDAL Öz, ünlü bir yazar ve yayınevi sahibi.
Ama benim için bunlardan önce gelen niteliği, kadim bir dost oluşu.
Türkiye'nin darbe dönemlerini, baskıları, hapisleri, acıları, sevinçleri birlikte geçtiğimiz, iyi ve kötü günleri paylaştığımız arkadaşım.
Son kitabı "Sular Ne Güzelse!" yi bir solukta okudum.
Sonra ilk heyecanımın yatışmasını, öykülerin kafamda yarattığı dalgalanmanın durulmasını bekledim.
Her zamanki gibi çok özenli, düzgün ve akıcı Türkçesinin yarattığı hazzın ötesinde ne kalacağını merak ettim.
Şimdi düşünüyorum ve bütün öyküleri birbirine bağlıymış gibi, sanki bir gövdenin kolları bacaklarıymış gibi algılıyorum.
Özellikle kasabaya dörtnala giren atın sürüklediği gövde ve sırrını ele vermemek için intihar eden arkadaş imgeleri gözümün önüne geliyor.
Ayrı öykülerde yer almalarına rağmen, bu ezilmiş insanların edebi bir akrabalığı var sanıyorum.
St. Petersburg'un ayaza kesmiş, buzlu beyaz gecesinde yüreğinin acısını atına anlatan arabacının hüznünü duyuyorum bu öykülerde.
Bunları yazmak için Erdal gibi kocaman ve sevgi dolu bir yüreğe sahip olmak gerekir.
Ki o da bugünlerde pek ender bulunuyor.
* * *
ERDAL, dün de sarı büyük bir zarf göndermiş bana.
İçinden çıkan sayfaları yeni öyküleri sandım ama yanılmışım.
O sayfalarda gençliğimi, sürgün yıllarının zorluklarını, hüznü ve dostluğun sıcaklığını bulmak beni müthiş heyecanlandırdı.
70'li yıllarda ona gönderdiğim mektupları derlemiş sevgili Erdal. Dipnotlar, açıklamalar da koymuş.
Mektupların kimisi Stockholm'den gönderilmiş, kimisi Paris'ten, Alman şehirlerinden.
O mektupları okumak içimi burktu.
Çünkü bütün zorluklara ve başımızda fırtına gibi esen zulme rağmen nasıl bir kardeşlik, dostluk ve güven duygusu içinde yaşadığımızı gördüm.
Gençliğimizin gücünü, gelecek güzel günlere duyduğumuz inancı andım.
Ve bir de yürek saflığını...
Bazılarımızın saflığını hiç yitirmeyen yürek çarpıntılarını, kimilerinin ise "kan kokusu almış sırtlanlar"a dönüşmesini düşündüm.
Ve iyi ki dostluklar devam ediyor dedim kendi kendime.
İyi ki Erdal gibi, insan değerlerine yabancılaşmamış dostlarım var!



Yazara Emaillivaneli@milliyet.com.tr

İlginç soba görenleri şaşkına çeviriyorTekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde Erzurumlular Derneği’ne ait çay bahçesinde iş yeri çalışanlarının projesini çizerek keşf ettiği soba, görenleri şaşkına çeviriyor. Hem elektrik hem de kömürle çalışan soba, içerisine dizayn edilmiş semaver ve kuzine ile birden çok işlev görüyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber