ATO’da neler oluyor?

Başkent siyasetinin en önemli figürlerindendir Ankara Ticaret Odası (ATO) seçimleri.

Her ne kadar esnaflardan oluşan “kendi halinde bir sivil toplum örgütü” olarak görülse de ATO’nun başkanlık seçimleri büyük siyasi rekabete sahne olur. Farklı atmosfer vardır.

15 Temmuz gölgesinde, geçen Aralık’ta yapılan son seçimi Osman Gökçek’e karşı aday olan Gürsel Baran kazanmıştı.

ATO, yeniden seçim sürecine girdi. Büyük olasılıkla önümüzdeki Ekim sonunda olağan genel kurul toplanacak.

Oda’da seçim hazırlıkları sürerken, hükümetin son yayımladığı KHK’da önemli bir düzenleme dikkat çekti. Buna göre, seçim tarihi itibarıyla oda veya borsaya en az iki yıldır üye olanların seçimlerde oy kullanabilmesi hükme bağlandı.

ATO seçimi

Bu düzenleme akıllara ilk olarak ATO seçimlerini getirdi şüphesiz.

Kaldı ki, ATO Başkanı Baran, bu KHK düzenlemesinden 3 gün sonra yaptığı açıklamada, yeni düzenlemenin gerekçesiyle ilgili dikkate değer bilgiler verdi.

Başkan Baran, geçen Haziran’dan bu yana Ankara’daki şirket kuruluşlarında büyük artış gözlemlendiğini açıkladı. Şirket kuruluşlarında Temmuz’da yüzde 112 artış yaşandığına dikkat çeken Baran, siyasi kulislerde yankı bulan açıklamasında şöyle dedi:

“Bu artışın, seçimleri manipüle etmeye yönelik paravan şirket kuruluşlarından kaynaklandığını tespit ettik. Haziran ayından itibaren ATO’da kurulan şirket sayısında dikkat çekici bir artış oldu. Bu işin arkasında FETÖ bile olabilir. Girişimlerimiz üzerine devletimizin ilgili mercileri de konuyu mercek altına aldı ve bu KHK ile tedbir alındı”

Baran’ın bu açıklaması bir süredir başkentte konuşulan “ATO’ya kayıtlı binlerce yeni şirket kuruldu, kurduruldu. ATO seçimlerine dikkat!” biçimindeki dedikoduları da doğrulamış oldu böylelikle.

Paravan şirketler

ATO Başkanı bununla kalmadı. Baran, “Belli firmalar çalışanlarına ev adreslerinde şirket kurduruyor. Ev halkının bundan haberi yok. Asgari ücretle çalışan insanları büyük yükün altına sokuyorlar. Baskı ile kurdurulan paravan şirketler bunlar. Pek çoğu gelip bize dert yanıyor. Gelecekleri ile oynanıyor insanların. Savcılığa gidecekler var içlerinde. Bu şekilde şirket kuranların ilgili makamlara başvurup gerekli işlemleri başlatmaları çok önemli” değerlendirmesi dikkat çekici.

Baran’ın bu açıklamaları dikkatle okunduğunda, yeni bir yapılanmanın işareti veriliyor.

Bu aşamada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Baran’ın açıklamalarıyla ilgili herhangi bir soruşturma başlatıp başlatmadığını bilmiyoruz. Resmi bir açıklama yok henüz.

Ancak, bu konuda adli soruşturmanın başlatılıp “garibanlar üzerinden paravan şirketler kurulması ya da kurdurulması”nın perde arkasında kimlerin parmağı olduğu ortaya çıkar. Böylelikle, “siyaset” çerçevesinde ilginç durumlar ortaya çıkabilir.

Soruşturma demişken, ATO’nun son olağanüstü genel kurulu öncesinde yaşananlar ile aralarında Ankara’nın bazı ünlü işadamlarının da yeraldığı AVM’lerin FETÖ’ye himmet vermesiyle ilgili savcılık soruşturması vardı. 15 Temmuz sonrasında başlatılan bu iki soruşturmadan henüz ses seda yok.

Bakalım, KHK düzenlemesiyle başlayan süreç nereye varacak?