Geri Dön

KARADENİZ’DE BİR İLK

KARADENİZ’DE BİR İLK

Ordu’da kalp ameliyatı olacak kayın pederine ziyarette bulunduğu sırada göğüs ve sırt ağrısı sebebiyle muayene olduğunda by-pass olması gerektiği ortaya çıkan 51 yaşındaki Necati Acu, göğüs kafesi kesilmeden gerçekleştirilen ameliyat sonucu sağlığına kavuşarak taburcu oldu.
İstanbul’da devlet memuru olarak yaşamını sürdüren evli ve iki çocuk babası olan ve yıllardır sırt ve göğüs ağrısı şikayeti yaşayan Necati Acu, Medical Park Ordu Hastanesi’nde kalp ameliyatına alınacak olan kayın pederine ziyarette bulunduğu sırada burada muayene olmaya karar verdi. Yapılan tahlil ve tetkiklerinin sonucunda doktorlar kendisine koroner anjiyografi önerdi. Gerçekleştirilen anjiyo sonrası Medical Park Ordu Hastanesi Kardiyoloji Bölümünden Uzm.Dr. Tahir Ulusoy Necati Acu’ya kalbi besleyen damarlarından birinde ciddi bir darlık olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söyledi. Kayın pederi ile aynı hastanede ameliyat olmaya karar veren Necati Acu, daha önce bölgede uygulanmayan bir yöntem ile göğüs kemiği kesilmeden meme altından 6 cm’lik bir kesi ile by-pass ameliyatı olarak kısa sürede sağlığına kavuşmuş bir şekilde hastaneden taburcu oldu.
GÖĞÜS KAFESİ KESİLMEDİ
Operasyonu gerçekleştiren Medical Park Ordu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Ali Civelek, hastanın gerçekleştirilen koroner anjiyografisi sonrası kalbi besleyen en önemli damarında çok ciddi bir darlık olduğunu tespit ettiklerini, bu darlığın yerinin çok kritik ve stent ile açılmaya çok müsait olmadığını belirtti. Bu nedenle ameliyat yapmaya karar verdiklerini belirten Prof. Dr. Ali Civelek, “Normal kalp ameliyatları hastaların göğüs kemiği kesilerek gerçekleştirilir. Fakat biz bu hastamıza gerekli koşulları sağladığı için ‘minival invaziv cerrahi’ dediğimiz farklı bir yöntem uyguladık. Yani operasyonu hastamızın klasik kalp ameliyatlarında olduğu gibi göğüs kemiğini keserek değil, meme altından 6 cm’lik küçük bir kesi ile kapalı bir şekilde gerçekleştirdik. Başarılı geçen bir operasyonun sonucunda da hastamızı operasyondan kısa bir süre sonra sağlığına kavuşmuş bir şekilde hastanemizden taburcu ettik” dedi.
EN KOLAY BY-PASS
Operasyon hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Ali Civelek konuşmasına şöyle devam etti: “Bu operasyon ülkemizde çok sık uygulanan bir yöntem değildir. Ancak dünyada ve ülkemizde giderek artan bir popüleriteye sahiptir. Deneyimli bir ekip ile uygun ekipmanların olduğu merkezlerde uygulanabilen bir yöntemdir. Bu operasyonun klasik yönteme oranla birçok avantajı vardır. En önemli avantajlarını kısaca özetlemek gerekirse operasyon sırasında ve sonrasında neredeyse hiç kan nakline ihtiyaç duyulmamaktadır. Hastalar erken dönemde sağına soluna dönebilmeye, yürümeye başlayabiliyorlar. Hastanede çok kısa süre kalıyor ve sosyal hayatlarına çok kısa sürede geri dönebiliyor, hatta araba kullanmaya başlayabiliyorlar. Çünkü göğüs kemiğini keserek yaptığımız operasyonlarda göğüs kemiğinin iyileşmesi için doğal olarak 2-3 ay gibi bir süreye ihtiyaç oluyor. Bu dönem içerisinde hastaların araba kullanmamak başta olmak üzere bir takım fiziksel aktivitelerine kısıtlama geliyor. Göğüs kemiğini kesmediğimiz meme altından küçük bir kesi ile yaptığımız operasyonlarda ise bu tip kısıtlamaların hepsi ortadan kalkmaktadır. Hastalar arzu ederlerse ameliyattan sonra evlerine kendi arabalarını kullanarak dahi gidebilirler.”
KARADENİZ’DE İLK DEFA UYGULANDI
Bu operasyonun tüm by-pass ameliyatlarında uygulanabilecek bir yöntem olmadığını ifade eden Prof. Dr. Ali Civelek, “Bu bölgemizde göğüs kafesini kesmeden küçük bir kesi ile gerçekleştirilen ilk ameliyat. Sadece İstanbul ve Ankara’da belli merkezlerde yapılabilen bir ameliyattır. Biz de bölgemizde Ordu’da böyle bir ilke imza attığımız için çok mutlu ve gururluyuz. İnşallah bundan sonra da şartları sağlayan hastalarımıza bu işlemi uygulamaya devam edeceğiz. Bu yöntem şu anda tek damar hastalarına uygulanabilen bir yöntemdir. Ancak gerekli şartlar sağlandığında çok damar hastalarına da uygulanabiliyor. Damar yapısının bu tür ameliyatlara çok uygun olması gerekiyor. Aşırı kireçli olan, çok yaygın hastalığı olan damarlarda ve ileri derecede akciğer rahatsızlığı olan hastalarda uygulanabilecek bir yöntem değildir. Biz merkezimizde yaptığımız by-pass ameliyatlarının büyük bir kısmını çalışan kalpte yapıyoruz. Tabii bu da hasta için çok konforlu bir durumdur. Bu nedenle bu işlemin de çalışan kalpte gerçekleştirilmesi şarttır. Hastanın kilosu da bizim için önemli bir etkendir. Çünkü çok küçük bir alanda çalışıyoruz. Bütün bunları değerlendirip hasta eğer uygun ise ameliyatımızı gerçekleştiriyoruz. Küçük kesi ile kapalı ameliyatları sadece by-pass hastalarında değil, uygun olan kalp kapak hastalarında da uygulamaktayız” şeklinde konuştu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber