24 Ocak 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kırık kahkaha

Bir Kavanoz Kahkaha. Yazan / Yöneten: Tayfun Orhon. Müzik Düzenleme: Tayfun Orhon. Dekor Tasarımı: Zeki Sarayoğlu. Oyuncular: Bilal Güldere, Tayfun Orhon, Fatma Öney, Fikret Ergün, Pervin Balcı, Adnan Başer, İsmet Numanoğlu, Nalan Erkovan, Şener Aytemur.

     TÜREL EZİCİ

     Tanıtım broşüründe Moreno, Kellerman, Mosher gibi alan uzmanlarından alıntılara da yer veren yazar yönetmen Tayfun Orhon’un oyunda psikoterapi, psiko - drama gibi çok hassas, çok teknik bir alanın derin sularında gezinmeyi seçtiğini öğreniyoruz. Peter Shaffer’ın ülkemizde de sahnelenen "Küheylanöda (Equus), dramatik biçimi psiko - drama tekniği üzerine kurduğunu, atların gözlerini oyan bir genç ile doktorunun karşılıklı sağaltım öyküsünü anlatan ve gerçek bir psiyatri vakasına dayanan oyununda, malzemesine "tüccarca" yaklaştığı savıyla eleştirildiğini anımsıyoruz. Ve Orhon’un sunuş yazısına dönüyoruz: "... Nevrozların, sonsuz boyut ve biçim değişiminden hareketle, ben de fantezilerimin boyutlarını o denli özgür bırakmaya özen gösterdim."
     Oyun Haldun Taner’in Vicdani’sini anıştıran Mülayim Mert’in intiharla sonuçlanan trajik yaşamını, kararsız bir gülmece anlayışıyla öykülüyor. Mülayim’in bilinçaltının derinliklerinde koyulup yoğunlaşan, sığacak yer bulamayarak patlayan nevrozunun akıl hastanesindeki sağaltım sürecini, geriye dönüşlerle anlatıyor.
     Birkaç Kemalettin Tuğcu romanına yetecek denli durum çeşitliliği içinde "öykü"ye yapılan aşırı yüklemelerle, "konu"nun, yazarın elinde bir tüketim - sömürü malzemesine dönüştüğüne tanık oluyoruz. Psiko - drama tekniği ise konunun sunumuna ilginçlik veren bir ambalaj olmaktan öteye gidemiyor. Dolayısıyla seyirciden beklenen psikolojik - düşünsel katılım ve yüzleşme; oyunun başlangıçta hedeflenen "nevrozlarla hesaplaşma" işlevi, genellikle kaba güldürünün gürültülü kahkahasıyla gelen anlık, duyusal, yüzeysel sağaltıma teslim ediliyor.
     Asıl önemlisi, oyuna hakim olan üslûp probleminin, seyirciye kadar ulaşan moral bir probleme dönüşmüş olması. Hep bilinir ki, sanat değeri iddiası taşıyan bir oyun (eser), seyircisini bir estetik yaşantı sürecini paylaşmaya çağırırken, onun zihninde, imgeleminde keşfedilmeyi bekleyen yeni ufuklar açabildiği ölçüde başarılıdır. Sanatın ahlaksallığı da bu noktada ortaya çıkar. Tüm bu kaygılar nedeniyle -genellikle- oyunun seyircinin beklenti ufkundan -Türkiye’de psikolojik, sosyolojik ve kültürel, ciddi bir problem haline gelen- uzaklaşması gerekir. Orhon, fantezilerinin boyutlarını seyirci beklentisine göre ayarlamayı, kullandığı tiyatro dilini seyircisiyle uzlaşan, hatta ödün veren bir düzeye kadar indirgemeyi seçince, önüne çıkan tuzaklara kıskıvrak yakalanıyor. Seyircisini de birlikte sürükleyerek...
     Oyunda, son derece doğalcı bir yaklaşımla yorumlanan, inandırıcılığı kusursuz, görsellik ve söz düzleminde fantezisi en boyutlu (!) sahnelerden biri, Mülayim’in "genelev" sahnesiydi. Pornografinin sınırlarını bayağılık derecesinde zorlayan bu sahnede, müşterisini aşağılayan yarı çıplak fahişenin galiz küfürleri seyircinin heyecan katsayısını öylesine zıplatıyor ki, tepki, kahkaha tufanı olarak geliyor.
     Önümdeki koltukta oturan yedi sekiz yaşlarındaki oğlan çocuğu, yüzünde tuhaf bir gülümsemeyle başını geriye çevirip seyirciyi izlemek istiyor. Yanındaki genç kadın, oğlanın çenesini tutup sahneye döndürerek, dikkatini sere serpe yatan fahişeye yöneltmesini sağlıyor(!) Ve devlet sahnesinde, her yaştaki seyirci bakımından yüzleşme ve sağaltım gerçekleşmiş, bilim - sanat birlikteliği misyonunu başarıyla tamamlamış oluyor.
     Ankara Devlet Tiyatrosu (0312 311 95 19)
     
     



 KÜLTÜR & SANAT


Her yerde kar var
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Bir de çınar olursa...
Çehov’un bahçesi
Sanatın bağımsızlığı
Yeni başlayanlar için The Cure
Sitcom’ların pamuk prensleri
Fotoğrafın sessizliği
Tanıdık bağımsızlar fihristi
Bir milenyum düşçüsü
Cemal Nadir 100 yaşında
Müzik sesle uçar
Estetik röntgen mütehassısı
İhmal edilen kadın
Oyunun bin bir yüzü
Kırık kahkaha
Nevzuhur
Yüz yıldır uyuyan figürler
Dişi sinek sokunca acıtır
Mavi tutku
Alicia harikalar diyarında
Tasarımda Anadolu
Başlarken...
Oyuncunun günlüğü
Açık kronoloji
Hayat atölyesi
Chomsky’nin kürsüsü
Aşkolsun!
Mazeret kâğıdınızı aldınız mı?
Kütüphanenin ışıkları
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet