|
 |
|
|
Irak çözümü: "Pamuk eller cebe"
Güneydoğu'da Habur'dan her gün 2 bin kamyon Irak'a gidiyor. Bize verilen bilgi; tam 7 bin Türk Irak'ta her bölgede çalışıyor. Kimi kamyoncu, kimi işçi, kimi şirket yöneticisi, kimi sıradan çalışan.
Irak deyince müteahhitler ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) üzerinde durmak gerekiyor. Müteahhitler için yılbaşında; "Irak pazarından 2.5 milyar dolar pay alabilirler" diye hedef konulmuştu. Müteahhitler Birliği verilerine göre, ağusto sonu itibariyle müteahhitler Irak pazarından yarım milyar dolar pay alabildiler. Ancak isimleri bizde, tam 10 büyük şirket bu pazarda iş aldılar. Çoğu bu pazarla ilgili stratejilerini yeniden gözden geçiriyorlar. Çoktan petrol zengini ülke pazarlarına yönelmiş durumdalar. Sözün özü, kaygıları çok fazla.
8 bin kamyon
UND'ye gelince... Onlar eylül başına kadar 1 milyar 100 milyon dolarlık bir iş hacmi yakaladıkları Irak pazarıyla ilgili endişelerini sürdürüyorlar. Konyalı Koyuncu Nakliyat, Mersinli Değer, Mardinli Ferhat Nakliyat ve Batmanlı Hamidi Grup, Irak pazarına mal taşıyan en büyük şirketler. Ancak Hamidi Grup, 17 aracı yanınca Irak'ta kontağı kapadı.
Peki bu durumda ne olacak?
Türk nakliyat şirketleri Irak pazarını kaptırma tehlikesi ile karşı karşıya. Yerlerini kim alıyor? Elbette Iraklı kamyoncular. Iraklı kamyoncular bu olaylar olurken tam 8 bir kamyon ithal etmişler. Pazar paylarını artırıyorlar.
Diyeceksiniz ki: onca insanın esir alındığı, öldürüldüğü bir ülkede insan hayatı daha önemli değil mi? Elbette insan hayatı çok önemli. Fakat Güneydoğu insanı için kamyon hayatın ta kendisi; İş ve aş...
Oysa yapılması gerekenler belli: "Ortak çözüm yolunda buluşma." Fakat yollar ayrılmış. Dış Ticaret'ten Sorumlu Devlet Bakanlığı bir yanda, UND bir başka tarafta. Türk - Irak İş Konseyi ise dinlenmiyor bile.
Çözüm; bu kez sermaye gruplarının bir araya gelmesi. Güvenlik konusunda ortak bir tavır alınması. Öneri bizden değil, kamyonculardan. Diyorlar ki; Ortak bir havuz oluşturulsun. Irak pazarına iş yapan herkes bu havuza para yatırsın. Ortak havuz, risk altına girenlerin zararını karşılasın. Sigorta şirketleri de ikna edilsin. Yani, devletten kaynak bekleme ve çözüm arama yerine sermaye "pamuk eller cebe" desin, Irak pazarı kaptırılmasın. Oluşturulan güvenlik çemberiyle insanlar esir alınmasın, korunsun.
Çünkü, Irak'a giden kamyoncuların çoğu kendi adına çalışıyor. Şirketlerden iş alıyor. Eğer ortak havuzla kaynak yaratılırsa, oluşturulacak güvenlik çemberi herkes için rotayı belirleyecek. Kamyoncular da kafasına göre Irak'ta dolaşmayacak.
melihao@cnnturk.com.tr
|
|
|

|