Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 04 Ekim 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kriz böyle çözüldü

Türkiye'ye 'imtiyazlı ortaklık' öneren Avusturya, pazarlıklar sonucu ısrarından vazgeçti. Rumlara NATO yolunu açan 5. madde krizi ise, 'Ankara'nın veto hakkı elinden alınmadı' yönünde 'Başkanlık açıklaması' yapılmasında anlaşılmasıyla aşıldı

Utku Çakırözer - Ankara


AB, tarihinde ilk kez nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülke ile tam üyelik müzakerelerine otururken Türkiye, Avrupa hedefinde dönüşü olmayan bir yola girdi. Görüşmeleri, "tam üyelik dışı alternatifler" önererek tıkayan Avusturya engeli, uzun pazarlıklar sonunda aşılmasına rağmen, Müzakere Çerçeve Belgesi'nde (MÇB) Rumların NATO ve diğer uluslararası kuruluşlara girişine olanak tanıyan ifadelerde değişiklik yapılmaması, dün gün boyu süren krizin ana nedeni oldu. Pazarlıklar, 25 AB üyesinin, "Türkiye'nin veto hakkının zarar görmeyeceği"nin vurgulandığı bir başkanlık açıklaması yapmasına rıza göstermesiyle aşıldı.
Lüksemburg'da yapılan AB dışişleri bakanları toplantısında, Avusturya, "tam üyelik dışı alternatifler" ısrarından pazarlıklar sonucu geri adım atarken, asıl kriz dün Kıbrıs konusunda yaşandı. Türkiye'nin MÇB'yi kabul için değiştirilmesini istediği "Türkiye'nin, AB üyelerinin uluslarası kuruluşlara üyeliği konusundaki politikalarını AB politikaları ile uyumlu hale getirmesi gerekir" ifadelerinin yer aldığı 5. madde (sonra 7. madde oldu), dün sabah İngiltere tarafından Ankara'ya iletilen ilk taslakta aynen yer aldı.
Bakan Gül, İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw'a belgenin bu haliyle kabul edilmeyeceğini ve Lüksemburg'a gitmeyeceğini bildirdi.

İngiliz mektubuna ret
Türkiye'nin talebini AB'ye getiren İngiltere, başını Rumların çektiği bazı ülkelerin direnişiyle karşılaştı. Belgeyi değiştirmeyeceklerini belirten üyeler, İngiltere'nin "başkanlık" açıklaması ile Ankara'yı ikna etmesini önerdi.
Ankara ise, Helsinki Zirvesi'nde Finlandiya'nın Türkiye'yi adaylık statüsüne ikna etmek için kullandığı "dönem başkanının tek taraflı mektubu" şeklinde AB'yi bağlamayan bir öneriyi kabul etmeyeceğini vurgulayarak "AB üyelerinin tamamının onayını alan" düzeltme ya da değişiklik önerileri beklediğini İngiltere'ye iletti.
Ankara ile Rumlar arasında kalan İngiltere, belgedeki ifadelerin Türkiye'nin uluslarası kuruluşlardaki veto hakkını elinden almadığı anlamını içeren bir "Başkanlık açıklaması" kaleme alarak Konsey'in onayına sundu. 25 üye tarafından kabul edilen, "AB Konseyi'nin Rızasını Alan Başkanlık Açıklaması" başlıklı bir paragraflık dokümanda şu ifade yer aldı:
"Çerçeve Belge'nin tüm ilgili uluslarası kuruluşlarla ilgili 7. paragrafı, bu kuruluşların ya da üyelerinin ya da AB üyelerinin karar verme özerkliği ve haklarına halel getirecek şekilde yorumlanamaz."
Bu açıklama için Ankara'nın ikna edilmesinde, AKP binasında 3 saat süreyle kalan İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Peter Westmacott'un önemli rolü oldu.
Bu açıklama, müzakerelerin başlamasına ilişkin AB kararının kapak sayfasında yer aldı. AB Konseyi'ni, "Müzakere Çerçeve Belgesi" ile "Dönem Başkanı'nın açış konuşmasını" onaylamaya davet eden kapak sayfasında, "Çerçeve Belge'nin 7. maddesine ilişkin başkanlık açıklaması tutanağının üzerinde de görüş birliğine varıldığı" yönünde ifade yer aldı.
Açıklamanın MÇB'nin hukuki bir parçası olmaması, "Türkiye'nin başta NATO olmak üzere uluslararası kuruluşlarda Rumların üyeliğine yönelik veto hakkını kaybettiği" yorumlarına yol açtı. Ancak diplomatik kaynaklar, "Türkiye'nin AB üyelerinin uluslararası kuruluşlara üyeliğine engel olmaması" yönündeki 7. madde ile, Türkiye'nin haklarını kullanabileceğini ifade eden Başkanlık açıklamasının birbirinin zıttı olduğunu belirterek, "iki tarafın da kendisi için kullanabileceği bir yapıcı belirsizlik (constructive ambiguity) durumu yarattık" ifadesini kullandılar.

ABD yine devrede
İngiltere'nin hazırladığı formülün oluşturulması ve Türkiye ile Rum Kesimi tarafından kabul edilmesinde ABD yönetimi de devreye girdi. ABD Dışişleri Bakanı Rice, dün Kızılcaham'dan Ankara'ya dönmekte olan Başbakan Erdoğan'ı arayarak 25 dakika görüştü. Erdoğan'ın otomobilinin durdurulduğu görüşme sırasında Rice, düzenlemenin Rumlara NATO üyeliği yolunu açmayacağı yönünde "sözlü garanti" verdi.
Varılan uzlaşmanın ardından Gül, Babacan'la birlikte 21.35'te Lüksemburg'a hareket etti. Aynı dakikalarda MÇB'yi onaylayan AB Daimi İşler Konseyi, Lüksemburg'a gelen Gül ile buluşarak müzakereleri resmen başlattı.

Avrupa yolunda imzası olanlar

  • DIŞİŞLERİ BAKANI FATİN RÜŞTÜ ZORLU: Menderes hükümetinin Dışişleri Bakanı Zorlu, Yunanistan'ın Temmuz 1959'da AT'ye ortaklık için başvuruda bulunmasından 16 gün sonra ortaklık başvurusu yaptı.
  • BAŞBAKAN İSMET İNÖNÜ: İnönü hükümeti adına Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin, Ankara Anlaşması'nı 12 Eylül 1963'te imzaladı.
  • BAŞBAKAN SÜLEYMAN DEMİREL: Demirel'in döneminde Dışişleri Bakanı İ. Sabri Çağlayangil, Katma Protokol'ü 1970'te imzaladı.
  • BAŞBAKAN TURGUT ÖZAL: 14 Nisan 1987'de Özal hükümeti, tam üyelik başvurusuna ilişkin mektubu Brüksel'de sundu.
  • BAŞBAKAN TANSU ÇİLLER: Türkiye'yi Gümrük Birliği'ne sokan anlaşma, Çiller'in döneminde 1 Ocak 1996'da yürürlüğe girdi.
  • BAŞBAKAN BÜLENT ECEVİT: DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin başbakanı olan Ecevit, 11 Aralık 1999'da Helsinki'deki zirvede, Türkiye'ye adaylık statüsü kazandırdı.
  • BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN: AB Anayasası Nihai Senedi'ne 29 Ekim 2004'te Roma'da imza koyan Erdoğan, 17 Aralık 2004 Brüksel Zirvesi'nden tam üyelik müzakerelerinin 3 Ekim 2005'te başlatılması kararının çıkmasını sağladı.


  • Bir günde ne oldu?

  • 01.45: İngiltere'nin AB'den Sorumlu Bakanı Douglas Alexander, Bakan Gül'ü arayarak, görüşmelerin sabaha (dün sabah) kalabileceğini aktardı.
  • 02.00: Gül, Babacan ve Dışişleri heyeti, Türkiye'nin izleyeceği politika alternatiflerini belirledi.
  • 09.30: İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Westmacott, Dışişleri'ne giderek, gece Avusturya ile varılan uzlaşma metnini iletti.
  • 12.25: Dışişleri Sözcüsü Namık Tan, AB'nin Müzakere Çerçeve Belgesi'ne ilişkin değişiklik tekliflerinin hepsini reddettiklerini açıkladı.
  • 12.35: Erdoğan, "Blöf yapmıyoruz. Türkiye'nin milli menfaatlerine uygun duruşumuzu koruyoruz" dedi.
  • 13.30: Erdoğan, Kızılcahamam'dan Ankara'ya dönerken yolda ABD Dışişleri Bakanı Rice'la telefon görüşmesi yaptı.
  • 14.50: Erdoğan, AKP MYK ve Bakanlar Kurulu üyeleriyle bir araya geldi.
  • 15.00: 18.00'de yapılması öngörülen müzakere açış töreninin ertelendiği Türkiye'ye bildirildi.
  • 15.55: Babacan ve diplomatlarla AKP Genel Merkezi'ne gelen Gül, "Durum hâlâ belirsiz" dedi.
  • 16.00: Müzakere Çerçeve Belgesi'nin son hali Ankara'ya ulaştı.
  • 16.15: AB, Avusturya'nın, "ortak hedefimiz tam üyeliktir" cümlesine itirazını geri çektiğini Ankara'ya bildirdi.
  • 16.30: Erdoğan, Almanya Başbakanı Schröder ve İtalya Başbakanı Berlusconi ile telefon görüşmesi yaptı.
  • 17.15: Erdoğan, Gül ve Babacan ile üçlü görüşmeye geçti.
  • 18.20: İngiltere Elçisi Westmacott, AKP Genel Merkezi'ne geldi.
  • 20.00: Yabancı ajanslar, 1. ve 5. maddelerle ilgili anlaşmanın sağlandığını bildirdi.
  • 20.10: Avusturya'nın Çerçeve Belge'yi onayladığı Ankara'ya iletildi.
  • 20.20: AB'den mutabakatın sağlandığı bildirildi.
  • 20.40: AB Komisyonu Başkanı Barosso, Erdoğan'ı arayarak, "Sizi bir an önce AB'de görmek istiyoruz" dedi.
  • 20.55: Gül, "Mutabakata vardık, Lüksemburg'a yola çıkıyoruz" dedi.
  • 21.10: Westmacott, 3 saat süren toplantının ardından, "Anlaşma sağlandı. İnşallah geç saatlerde müzakereler başlayacak" dedi.
  • 21.30: Gül ve Babacan, Ata uçağı ile Lüksemburg'a hareket etti.
  • 21.35: AB Konseyi'nin Müzakere Çerçeve Belgesi'ni onayladığı bildirildi.
  • 01.55: İngiltere, Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin başladığını açıkladı.


  • AB'de zaman durduruldu

    Lüksemburg ile Ankara arasında saatler süren çetin pazarlıklar nedeniyle daha önce 18.00'de yapılması öngörülen müzakere açış töreni, önce TSİ 22.30'a, sonra da 00.15'e ertelendi. Tören tarihinin 3 Ekim'i aşması "Müzakereler 4 Ekim'de açılmış oldu" tartışmasını doğurdu. Ancak diplomatik kaynaklar, "AB içinde bir konuda anlaşma sağlanamayınca, tartışma günlerce sürse de, belirlenen tarih geçerli olur. Bu diplomatik gelenek 'saatler durdu' diye ifade edilir" dediler. Dışişleri bürokratları da, törenin 18.00'de yapılmayacağının açıklandığı dakikalarda "saatlerin durduğunu" kaydetti. Saatlerin durmasıyla, Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim 2005'te başlayacağını ilan eden AB, taahhüdüne uymuş oldu.




    SİYASET
    Kriz böyle çözüldü
    Askeri bando AB'ye bozuk çaldı!
    'Üs' olarak AKP'nin seçilmesine tepki
    MHP mitingi gün boyu ekranlardaydı
    'AB ile tokalaşırsak parmaklarımızı saymak zorundayız'
    Özkök: Liderliği hamaldan öğrendim
    'Dün söylediklerini bugün inkâr etme'
    Denktaş'a vize yok
    'Yeni parti' kararı netleşiyor






    Taha AKYOL
    Bir virajı daha aldık
    TÜRKİYE her adım attığında yeni bir engelle k...
    Fikret BİLA
    Baykal-Gül görüşmesi
    Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, akşam saatleri...
    Hasan CEMAL
    Tarihi yürüyüşe devam!
    Evet, Türkiye yüzü Batı'ya dönük tarihi yürüy...
    Güneri CIVAOĞLU
    Yıldızlara yürümek...
    Gül ve Babacan'ı Lüksemburg'a taşıyan uçağın ...
    Derya SAZAK
    3 Ekim dönemeci
    Lüksemburg'da gün boyu devam eden pazarlıklar...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2005 Milliyet