Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ocak 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    İnteraktif 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
2006 ve sonrası


2006 ve sonrasındaki yıllarımızı etkileyecek bir haber, 17 Aralık'ta Moody's adlı derecelendirme kuruluşundan geldi.
Kürt meselesi dahil, temel sorunlarımızın yönetilmesinde ve çözüm geliştirilmesinde ekonomi ne kadar önemli ise bu haber de o kadar önemli: Moody's Türkiye'nin notunu "çok spekülatif ülke"den "spekülatif ülke"ye yükseltti.
Böyle üç kademe daha atlayabilirsek, Türkiye de Rusya ve Çin gibi "yatırım yapılabilir ülke" olarak görülecek ve o zaman iç ve dış yatırım patlaması yaşayacağız. Ekonomik gelişme, işsizliğin azalması, refah, Türkiye'nin bütün bölgelerinin birbirine kopmaz ekonomik bağlarla bağlanması, ona göre kültürel gelişme...
Hatta birçok ekonomiste göre, Türkiye'nin dinamizmini Moody's yeterince takdir edememiştir. Bakın, Türkiye'ye hâlâ "yatırım yapılabilir ülke" notu verilmediği halde, 2005 yılında 5 milyar dolar yabancı sermaye yatırımı geldi.
Vodafone, General Electric, Fortis, BNP Paribas gibi dünya devleri Türkiye'ye yatırım yapıyor; böyle ortak ve hisse devirlerinde atılan imzaların tutarı 2005 yılında 17 milyar doları buldu!
Daha önce hayal bile edemezdik. Demek ki hayallerimizi aşma imkânı var!

Dünyaya hissedar olmak
Bu dünya devleri, iyi bir gelecek görmeseler Türkiye'ye milyarlarca dolar yatırırlar mı?
Türkiye bu olumlu gelişmeyi 2006'da ve izleyen yıllarda da sürdürerek "yatırım yapılabilir ülke" olduğunu dünya âleme tescil ettirirse, hem dünyada daha etkili bir "politik güç" olacak, hem kendi zor sorunlarını çözüm yoluna koymada "ekonomik güç" gibi muazzam bir imkâna sahip olacak.
Avrupa'da bir sorunla karşılaştığımızda, Türkiye'de yatırımı olan veya Türkiye ile ticaret ve ortaklık ilişkileri bulunan Avrupa şirketleri Türkiye'nin lehine tavır alıyor ve biz onları harekete geçiriyoruz. Yabancı sermaye yatırımı ve ortaklıklar, yani dünya ekonomisindeki hissedarlığımız arttıkça hem refahımız hem politik gücümüz artacak.
Bugünkü dünyada kalkınmanın başka yolu da yok.

Siyasi istikrar
Türkiye'yi, 1990'ların koalisyonlar karanlığından çıkarıp bu noktaya getiren bazı "sihirli kelimeler" var. Moody's de bu "sihirli kelimeler"i vurguluyor: "Siyasi istikrar, mali disiplin, reformlar..." gibi. Moody's bir de şunu söylüyor:
"AB ile müzakerelerin sonunda tam üyelik garanti olmamakla birlikte, AB ile müzakerelerin başlaması Türkiye'ye, tam üye olmuş ülkelere olduğundan daha fazla olumlu etki yaptı..."
Demek ki, on, on beş yıl sonra tam üye olmayacaksak bile bu "tam üye ülkelere olduğundan daha fazla olumlu etki"den yararlanmayı Türkiye sürdürmeli, AB doğrultusu kaybedilmemelidir.
Aynı şekilde "İstikrarı, mali disiplini, reformları..." da sürdürmeliyiz!
2006 yılında irtica paranoyasıyla veya siyasi kavgalarla siyasi istikrarın dinamitlendiğini, veya Türkiye'nin yine koalisyonlara sürüklendiğini düşünün! Hayır!
İstikrar devam etmeli, seçimler 2007'de yapılmalı, AKP'nin rakibi sağ değil, sol bir parti olmalıdır; sol bu sene kendini yenileyebilmelidir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ülkede kriz değil, ferahlama duygusu yaratmalıdır. Mali disiplin, reform, AB doğrultusu kararlılıkla devam etmelidir.
Özetle, bugünkü hayallerimizi önümüzdeki yıllarda aşmanın şartı, "siyasi istikrar"dır.
Mutlu, başarılı yıllar diliyorum.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
2006 ve sonrası
2006 ve sonrasındaki yıllarımızı etkileyecek ...
Çetin ALTAN
"...Caka işleri yapılır"
Bostancı'da yeni bir sınai sitesi açıldı. Biz...
Can Dündar
Yazı dilden anlamalıdır
Yılbaşı gazetelerini okuyunca bir kez daha f...
Semih İDİZ
AB'nin ne olduğunu bu yıl daha iyi anlayacağız
AB perspektifi bir yandan daha yüksek bir yaş...
Faik ÖZTRAK
Dış ticaret açığı revizyonlarla düzeliyor
Geçtiğimiz yılın son işgününde kasım ayı dış ...
Hasan PULUR
Maksat "Fener"in yolunu kesmekse...
DİYELİM, Fenerbahçeli futbolcu İsviçre milli ...
Yaman TÖRÜNER
Başbakan bu yıl ekonomi için ne yapmalı?
Ekonomi için yapılacak en önemli icraat, siya...
Osman ULAGAY
Yaşam tarzı kavgaları ve ekonomi
Geçen Cuma akşamı Levent'in ara sokaklarında,...
Güngör URAS
Yabancılar ne var ne yok alıyor (Biz de satıyoruz)
Geçen yılın özelliği, yabancıların 'ne var ne...

© 2006 Milliyet