|
 |
|
|
Şu çılgın Türkler!
Türkiye onlara yetmedi, uluslararası arenaya çıktılar. Bütün zorlukları göğüsleyip, başarılara imza attılar. Türk atçılığının sesini Dubai'den tüm dünyaya duyurdular. Yetmedi, hedef büyüttüler...
Yasin Ekinci, Yıldırım Gelgin ve Aydoğan San... Üç başarılı Türk atçısı ortak bir hedefte buluşup Dubai'de ülkemiz atçılığı adına büyük işlere imza atıyor. Türkiye'deki başarıları kendilerine yeterli görmeyen üç atçı, yarışçılığımızın kapılarının dünyaya açılması için çabalıyor. Üstelik hiç bir destek almadan, tamamen kendi olanaklarıyla, ve bütün riskleri de göze alarak...
Peki bu çaba neden? Amaçları ne? Nereye koşuyorlar?
İşte kendi ağızlarından Dubai'ye giden yolun ve hedeflerinin öyküsü...
YASİN EKİNCİ
Kabuğumuzdan çıkmanın zamanı geldi
Artık Türk atçılığının dünyaya açılmasının zamanı gelmiştir. Dört sene önce Dubai'de ilk kez koştuktan sonra, devamını getirmeye karar verdim. Bu hem ülkemizin tanıtımı açısından, hem de sektörde ilişkilerin gelişmesi adına önem taşıyor. Ama asıl amaç, kabuklarımızdan sıyrılıp Türkiye'nin çağdaş atçılık sektöründe yerini almasını sağlamak ve bu yolda adımları sıklaştırmak. Bu dev sektörde biz de varız diyebilmek. Atçılığın imajının değişmesi için yaptığımız bu fedakarlıkların kağıt üstünde kalmamasını arzuluyoruz.
Atçılığımızı tanıtmaya çalışıyoruz, destek veren yok
Dubai'de bu kadar ısrarcı olmamın sebebi, Türk atçılığının dünyaya açılmasına ve atçılığımızın tanıtılmasına bir adım atmaktır. Atçılığa gönül vermiş bir kişiyim ama bizler aynı zamanda iş adamıyız. Yani bazı masraflara göğüs gerebiliriz ama, o da bir yere kadar. Bu desteği bize devletin vermesi lazım, dışarıya bu amaçla giden atçıların sübvanse edilmesi lazım. Atçılığın bu ülkede doğru anlaşılmasını istiyoruz. At sanayisinin ne olduğunu ve dünyadaki boyutunun anlaşılmasını, bu sektörün çok ciddi olduğunu, dünya şampiyonasının ne olduğunu anlatmaya çalışıyor, atçılığın ülkemizde de gerekli yerini bulmasını istiyoruz.
Özveriyle mücadele ediyoruz
Bürokratik anlamda bizlere herhangi bir destek olmadı, başarılarımızdan sonra herhangi bir kutlama da yapılmadı. TJK ise koşuları tv'den yayınlıyor. Biz atçılık olarak nerede olduğumuzu tespit etmeye çalışıyoruz, bunun için Dubai'de koşuyoruz. Ama arkamızda bir destek göremiyoruz
Medyada daha çok gündeme gelmeliyiz
Bizlere ilginin artması ve özellikle medyatik olmak için sloganlar bulmak kolay. Mesela Maktoum'un 6 tane atını geçtik, Kadir Topbaş'a bunu atfediyoruz gibi... Başbakan için koşuyoruz gibi... Esas olan halk ve insanların bu işe dikkatini çekmek. Onların dikkati ancak medyayla ve bu yaklaşımla çekilir.
Bazen kendime 'ben deli miyim' diyorum
Arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, sonuçta Türkiye'nin en iyi atlarını oraya benim ısrar ve samimiyetime güvenerek götürdüler. Bir terslik olduğunda, bu riske giren arkadaşlarımıza hesabını vermek çok zordur. Havaalanında atlar yüklenirken ben vardım. Yahu ben deli miyim diye sordum kendime.
Hedef büyüttük
Dubai'de gelen bu başarılar bizleri daha da umutladınrdı. Şimdi yaptığımız işin doğrulugğunu daha iyi anladık. 25 Mart'ta tüm dünyanın gözü Dubai World Cup'ta olacak ve atlarımızla ülkemizi temsil edeceğiz, bunu umuyorum. Aydoğan'ın önümüzdeki yılki programını söyleyeyim, 5 Mart'ta Avustralya'dayız, Martın 25'inde Dubai'deyiz, Nisan ayında Hong Kong, Mayıs'ta Japonya'dayız. Dörtlü bir ayak var. Bu dört ayağı inşallah koşacağız.
AYDOĞAN SAN
Türk atçılığını tanımıyorlar
Dubai'ye gidince görüyoruz Bizleri tanımıyorlar. Ama bu başarılarımız arttıkça, bizlere olan ilgi ve atçılığımıza olan talep de artacaktır. Bunun için çabalıyoruz zaten.
Herkes bu riski göze alamaz
Hesabını yaparsanız, zarardasınız. Gidiş geliş paraları, konaklama, oradaki insanların masrafı, atınızın giderleri derken yüklü bir meblağ çıkıyor. Yasin'i düşünürseniz, O'nun masrafı hepimizden ağır. Bu işi sürekli olarak yaptığını düşünürseniz büyük fedakarlık istiyor. Dışarıda koşmak isteyen atçılarımızın masrafları sübvanse edilmeli.
Medya olmadan başarıların önemi yok
Medyanın bu amaçta çok büyük önemi var. Bu zaferler hakikaten büyük zaferler ve kolay elde edilen şeyler değil. Bu tanıtımları medyada da değerlendirebilmek lazım. Atlarımız koştuğu zaman TJK 10 tane basın mensubunu alıp davet etse, bir loca açsa, onlara en güzel yerlerde seyrettirse bu kaça mal olur? 10 bin dolar masraf etmekten kaçarsanız, atçılık adına çok büyük bir reklamı da kaçırırsınız. Medya ile ilişkilerinizi kuvvetli tutmazsanız, ilgisini de sağlamanız zor olur.
YILDIRIM GELGİN
Cesaret gerektiren bir girişim
Türk atçıları yurtdışında at koşuyor, iyi de sonuçlar alıyor. Ama diğer spor dallarında elde edilen başarılar gibi rağbet görmüyor. Burada bir yanlışlık var. Bu gerçekten cesaret gerektiren ve destek isteyen bir girişim. Üstelik başarıyla Türk atçılığını temsil eden atçılar var, Türkiye adına yapılan güzellikler var. Arkanızda birilerini görmemek gerçekten üzücü.
Maddi anlamda akıl işi değil
Bu işin bir yüzü. Dubai'ye gitmeyip Türkiye'de katılabileceğiniz 2-3 açık koşuyu da kaçırıyorsunuz. Atların muhtemelen kazanacağını düşünürseniz, göze aldığınız masraf yanında 140-150 milyar liralık bir ikramiyeyi de elinizin tersiyle itiyorsunuz. İşte maddi anlamda bakarsanız, bu akıl işi değil. Çünkü size herhangi bir destek verilmiyor, yalnız başınızasınız.
Bundan 30 sene önce Macaristan veya Almanya'yı futbolda yendiğimiz devreler oldu. Şimdi bu ülkelerin atlarını, önemli yarışlarda geçen atlar çıkardık. Medya bunun önemini yansıtabilse, Amerika, İngiltere, Avustralya, Fransa gibi ülkelerin atçılıkta ne derece ileride olduğunu, bunlara rağmen kazandığımızı ve ne duruma geldiğimizi verse tabii ki daha iyi olacak. Bizim koşularımız da Milli maç havasına girecek.
Bu değişik bir sevgi. Paraya vurursanız çekip gitmeniz lazım. Yasin'in başlattığı şeyi hükümetin artık anlaması lazım. Kazanınca dışarıdan güzel görünüyor ama diğer yönden büyük bir risk taşıyorsun. Türkiye'de kaçan kazançlar artı 70-80 bin dolarlık masraf... TJK yönetiminin devreye girmesi lazım. Devlet veya kulüp masrafların belli bir bölümünü karşılıyoruz dediği zaman, Türk atçılığına en büyük teşviği veriyor olursun. Bunun yapılmaması için de hiç bir sebep yok. Her sene yurtdışına gidecek ve Türkiye'nin tanıtımına katkıda bulunacak 3 - 4 at rahatlıkla bulunur.
|
|
|

|