|
Kürt tartışması
BİLGİ Üniversitesi'nde yapılan "Kürt konferansı"nda eleştiriler yoğunlukla devlete ve statükoya yöneltilmiş; daha geniş açılı olsaydı daha iyi olurdu.
1990'larda Tarık Ziya Ekinci'nin öncülüğüyle oluşturulan "Kürt Aydın İnisiyatifi"nin toplantılarında daha geniş bir yelpazeden isimler çağrılır, bu sayede değişik bakış açıları ortaya konulurdu.
Sorunların konferanslarda, toplantılarda müzakere edilmesinin yararı, yüz yüze konuşmanın gerektirdiği medeni nezaketin zamanla yumuşak üslupların, ılımlı yaklaşımların gelişmesine zemin hazırlamasıdır.
Beşikçi Apo'ya karşı!
İsmail Beşikçi, arkadaşımız Derya Sazak'a yaptığı açıklamalarda Abdullah Öcalan'a yükleniyor ama terör sebebiyle değil! Zaten Beşikçi daima PKK terörünü desteklemiş, hatta "İlk Kurşun" kitabıyla terörün teorisyenliğini yapmıştır. Beşikçi'ye göre PKK'nın kanlı Eruh baskını "sömürgeciliğe karşı ilk kurşun" idi!
Beşikçi, şimdi Öcalan'ı terör için değil, tutuklandıktan sonra üslubunu yumuşattığı için suçluyor! Öcalan mahkemede "Demokratik Cumhuriyet" teriminden bahsederek eski "sömürgecilik" tezinin yanlış olduğunu anlatmıştı.
Beşikçi, hâlâ Türkiye'yi "sömürgeci" saydığı için, "sömürge" tezini reddetti diye Öcalan'a öfke duyuyor! Öcalan'ın bu yeni sözlerinin "özeleştiri" sayılamayacağını, çünkü "devlet kontrolünde" olduğu için böyle konuştuğunu söylüyor!
Aradan kırk yıl geçti, dünya değişti, Türkiye'nin sosyal ve siyasi yapısında önemli değişmeler oldu, Beşikçi hâlâ yerinde sayıyor; "özeleştiri" yapmıyor.
Tarih ve Kürt meselesi
Beşikçi tarih yorumunu da bu eski "sömürge" kurgusuna oturtuyor: Salahaddin Eyyubi Kürt olduğu için, Batılılar Haçlı Seferleri'nden beri Kürtlere karşıymış, o yüzden 1920 sonrasında Kürdistan'ı kurdurtmamışlar! Şeyh Mahmut 'Bağımsız Kürdistan' için ayaklanmış ama İngilizler bunu tanımamış. 1926'da Irak sınırımız çizilirken Mustafa Kemal ile İngilizler, Kürtlere özerklik verilmemesi için anlaşmış...
Bunların tamamı gerçek dışıdır.
Eyyubi'nin babası Kürt, annesi Türk olduğu gibi, ordusu ve devleti de etnik bir özellik taşımıyordu. Haçlı Seferleri hakkındaki hiçbir bilimsel eserde Eyyubi'den dolayı Kürtler hakkında hiçbir özel duygu belirtilmez; Eyyubi İslam kahramanı olarak görülür. (1)
Lozan müzakereleri sürerken Şeyh Mahmut'un bağımsız Kürdistan için ayaklanmasını İngilizler istemiş ama Şeyh Türkiye'ye sadakatini belirterek bunu reddetmiştir. (2)
Musul meselesi konusunda da Beşikçi tamamen uyduruyor; 1926'da sınır çizilirken Kürt meselesi hiç pazarlık konusu edilmediği gibi, İngiliz yönetimi Irak'ta özerklik de kurmuştur.
Kürt meselesi gibi tarihen de günümüzde fevkalade karmaşık ve çok yönlü bir konuyu, Beşikçi'nin yaptığı gibi ak-kara şablonuna oturtarak analiz etmek de, çözüm geliştirmek de mümkün değildir. Aşırılık daima çözümsüzlük yaratır.
Eğitim kötü mü?!
Toplantıda konuşan bir doçent, kız çocuklarının okumasını amaçlayan "Haydi Kızlar Okula" ve "Baba Beni Okula Gönder" kampanyalarını 'asimilasyon' diye suçlamış!!!
AB dönem başkanlığı sırasında Hollanda Büyükelçisi Sjöerd'ün, Osman Baydemir'e yaptığı şu uyarılar, bu doçente de bir cevap teşkil ediyor:
"Feodal yapıdan kurtulun, öncelikle Türkçe öğrenin... Feodal yapı bölge kalkınmasının önündeki en büyük engel. Namus cinayetlerinin, kız çocuklarını okula göndermemenin temelindeki ana neden bu... AB'nin Kürtler de dahil etnik grupların kendi dillerini kullanma özgürlüğü için Türkiye'den beklentileri, bu ülkede yaşayan herkesin Türkçe bilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Türkçenin bilinmemesi, Güneydoğu'nun Avrupa standartlarına ulaşmasında büyük engeldir." (3)
1) Steven Ruinciman, Haçlı Seferleri Tarihi, cilt 2, sf. 337 vd.
2) Bilal Şimşir, Lozan Telgrafları, cilt I, özellikle sf. 189, 351.
3) Milliyet, 6 Haziran 2005
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|