TÜRKİYE'DE HAK İHLALLERİ RAPORU
Liderler tarikatçı
ABD Dışişleri'nin son insan hakları raporu, gazetecilerden akademisyenlere, sanıklardan hükümlülere, çocuklardan gayrimüslimlere, Alevilerden özürlülere toplumun birçok kesiminin karşılaştığı ihlalleri gözler önüne serdi
Yasemin Çongar - Washington
ABD Dışişleri, her yıl yayımladığı insan hakları raporlarında, dünyanın dört yanında temel hak ve özgürlükleri ilgilendiren uygulamaların fotoğrafını çekiyor. 192 ülkeyi inceleyen son rapor, geçen hafta yayımlandı ve basınımızda sınırlı yer buldu. Bugün raporun geniş bir özetini okurlarımıza sunuyoruz. İşte, raporun, yazarlardan akademisyenlere, çocuklardan gayrimüslimlere birçok kesimi ilgilendiren hak ihlalleri konusundaki saptamaları...
Raporda tarikatlara ilişkin şu cümleler dikkat çekici: "Sufi (mutasavvıf) ve diğer dinsel-toplumsal tarikatlar ve cemaatler resmen yasak. Ancak bunlar aktif ve yaygın. Birçok önde gelen siyasi ve toplumsal lider, tarikatlar, cemaatler ve diğer İslami cemiyetlerle bağını sürdürüyor.
Rapor, "Ordu, yargı ve bürokrasinin diğer kollarındaki laiklik yanlılarının, İslami köktendincilik yanlısı saydıklarına karşı kampanya sürdürdüğünü" bildiriyor. MGK'nın köktendinciliği kamu güvenliği açısından "tehdit" saydığı da raporda vurgulanmış.
İşkence azalsa da sürüyor
Adana Askeri Cezaevi'nde 29 asker hakkında, işkence yaptıkları gerekçesiyle açılan soruşturmadan, Sincan'da 4 hükümlünün falakaya yatırılmasına kadar bir dizi olay rapora yansımış. Karakollarla cezaevlerinde, işkencenin "azalsa da sürdüğünü" belirten rapora göre, "Mahkemeler işkenceyle suçlanan güvenlik görevlilerini nadiren mahkûm ediyor, ettiklerinde de hafif ceza verme eğilimi gösteriyorlar."Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Atilla Yayla'nın "resmi devlet ideolojisini desteklemediği" gerekçesiyle derslerinin askıya alınması da raporda geniş yer bulmuş. Türkiye Gençlik Birliği Genel Sekreteri Osman Yılmaz'ın, görevinden alınması için YÖK'e yaptığı başvuruda, Yayla'yı, "ABD ve AB'nin, Atatürk ve Türkiye hakkındaki yalan ve iftira kampanyasını yürütmekle" suçladığı kayda geçiyor.
İmam olmak için gitmiyorlar
Üniversite ve devlet dairelerindeki başörtüsü yasağını konu eden rapor, başını örten ya da örtenlere açıkça destek veren hemşire ve öğretmenlerin işten atıldığına, disiplin cezası aldığına dikkat çekiyor. Ankara'da bir öğretmenin terfisinin, okulla ev arasında başını örtmesi nedeniyle Danıştay kararıyla engellendiğini hatırlatan rapor, Danıştay üyesi hâkim Mustafa Yücel Özbilgin'in öldüren saldırganın, eylemi bu kararla ilişkilendirdiğini hatırlatıyor.İmam hatiplilerin, ilahiyat dışı bir alanda yükseköğrenim görmesinin, üniversite giriş sınavlarındaki puan uygulamasıyla fiilen imkânsızlaştırıldığını belirten rapor, "Çoğu aile çocuklarını imam olsunlar diye değil, kapsamlı bir din eğitimi alsınlar diye İmam hatip okullarına gönderiyor" saptamasını yapmış.
Kurtlar Vadisi, Yahudi karşıtı
Rapor, "Yahudi cemaati mensupları gazetelerde ve web sitelerinde, antisemitik lisanın kayda değer biçimde yaygınlaştığını, ayrıca İsrail ile Lübnan çatışması sırasında, (Yahudilere karşı) toplumsal düşmanlık ve ayrımcılığın arttığını bildirdiler" diyor. "Vakit" gazetesinin yayınları ile "Kurtlar Vadisi-Irak" filmi, rapora göre antisemitik kampanyanın örnekleri.Basın baskılara rağmen susmuyor
Raporda medya hakkında şunlar kaydedildi:
Türkiye'de devlet kontrolü olmayan aktif bir yazılı medya mecrası vardır. Siyasi yelpazeyi kaplayan yüzlerce gazete yayımlanmaktadır. Medyanın çoğunun mülkiyetinin büyük bölümü, başka ticari alanlarda da faaliyet gösteren büyük holdinglere aittir. Hükümetin kısıtlamalarına rağmen medya hükümet liderlerini devamlı bir şekilde eleştirmekte ve pek çok durumda hükümete karşı muhalif bir çizgi izlemektedir."
Raporda, "savcıların, her yıl medya özgürlüğünü kısıtlayan çeşitli yasaları kullanarak açtıkları düzinelerce dava yoluyla yazarları, gazetecileri ve politikacıları taciz ettikleri" vurgulandıktan sonra, "Mamafih, yargıçlar bu davaların pek çoğunda takipsizlik kararı vermişlerdir" denildi. Yetkililerin de gazete yayıncıları ve editörleri hassas konuları tartıştıkları için kovuşturmayı sürdürdükleri raporda yer aldı.
Penguen dergisi ve 'kedi' raporda
Raporun üzerinde durduğu bir diğer uygulama ise Başbakan Erdoğan'ın gazetecilere açtığı davalar:
"Erdoğan, avukatları aracılığıyla, (basına) karalamacılık gerekçesiyle 59 adet dava açtı. Yıl sonu itibariyle bunlardan 28'i sürüyordu. Sonuçlanan 31 davadan 21'i Erdoğan lehine, 10'u aleyhine sonuçlandı."
Rapor, Erdoğan'ın, kendisini kedi olarak gösteren karikatürü nedeniyle çizer Musa Kart hakkında açtığı dava üzerine, 'Penguen' dergisinin, Erdoğan'ı çeşitli hayvan figürleriyle karikatürize eden bir kapak yaptığını da hatırlatıyor. Başbakan'ın bu kapak üzerine, dergi aleyhine açtığı tazminat davasını kaybettiği, ancak temyize gittiği belirtiliyor.
İfade özgürlüğü sınırlandırılıyor
Rapora göre,"Hükümet, ifade özgürlüğünü anayasal sınırlamalar ve çok sayıda yasa yoluyla kısıtlıyor."
Rapor, 19 Ocak'ta öldürülen Hrant Dink hakkındaki mahkûmiyet kararına, ayrıca Orhan Pamuk, Elif Şafak ve Murat Belge dahil birçok gazeteci ve yazarın yargılanmasına dikkat çekiyor.
Cezaevindeki çocuklara dikkat
Rapora göre, cezaevleri kalabalık, fonları yetersiz, personeli eğitimsiz. Cezaevlerinde yeterli hekim olmaması, birçoğunda psikolog bulunmaması, mahkûmların ciddi sağlık sorunlarına tıbbi müdahale yapılmaması başlıca sorunlar. Yetişkinler ile genç ve çocukların bitişik koğuşlarda, birbirleriyle temas halinde tutulması; tutuklularla hükümlülerin birbirinden ayrılmaması da kayda geçmiş.
Sünnilik harici inançlar dışlanıyor
Alevilerin, "Diyanet'in Sünnilik harici inançları dışladığı" görüşüne yer veren rapor, Türkiye'de, 15-20 milyon Alevi olduğunu yazıyor. Raporda, cemevlerinin ibadet yeri statüsü taşımaması, cemevi inşaatına izin verilmemesi eleştiriliyor. Alevi doktrininin, zorunlu din dersi müfredatına alınmamasının, Alevilerce "ayrımcılık" sayıldığı belirtiliyor.
Yolsuzluk hâlâ buyük sorun
Raporda hükümet yolsuzluğununun bir sorun olmaya devam ettiği belirtiliyor. Raporda şu ifadelere yer verildi:
"23 Haziran'da Yüce Divan, eski başbakan Mesut Yılmaz ve eski devlet bakanı Güneş Taner hakkındaki yolsuzluk suçlamalarını prosedürle ilgili ciddi olmayan nedenlerden dolayı takipsizlik kararı aldı.
Bu karar, suçsuz bulunmayla aynı anlama geliyor. AKP 2002'de başa gelmesinin ardından yolsuzluklar için Meclis'te özel bir komisyon kurdu. Komisyonun tavsiyelerinin hiçbiri benimsenmedi."
Rapora Eski Deniz Kuvvetleri komutanı İlhami Erdil'in yargılanması da yansıdı. Muhalefetin, dokunulmazlıkkonusundaki tavrıda raporda yer buldu.
Tacize ilişkin cezalar çelişkili
Rapora göre, cinsel taciz yaygın ve bu konudaki yasalar nadiren uygulanıyor. TCK'nın cinsel tacize ilişkin cezai düzenlemeleri arasında çelişki olduğu, 94'üncü maddenin 10-15 yıl hapis, 105'inci maddenin ise 3 aydan 2 yıla kadar hapis öngördüğü kaydediliyor.
Eşcinsellere ayrımcılık var
Yasalar, eşcinsellere ayrımcılık öngörmese de, yasalardaki "toplumsal ahlak" ve "gayri tabii cinsel davranışlar" gibi tanımların ayrımcılığa zemin oluşturabildiği raporda yer alıyor. Eşcinsel kimliğini açıklayanların, işten atılma riskiyle karşı karşıya olduğu ve yasalarda buna karşı koruyucu hüküm bulunmadığı belirtiliyor.
'Kadın yasaları' uygulanmıyor
Rapor, Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet, taciz ve namus cinayetlerine geniş yer ayırmış. Başlıca saptamalar şöyle:
Okutulmuyorlar, çalıştırılıyorlar
Rapor, çocuklarının sadece yüzde 40'ı lise diploması alabilen, 12 ile 17 yaş arasındaki 764 bin çocuğun bu konudaki yasak ve sınırlamalara rağmen çalıştırıldığı bir Türkiye tanımlıyor. Çocuk istismarı, çocuk evlilikleri süren sorunlar.
Hıristiyanlara saldırılar anlatıldı
Hıristiyan azınlıklar, din adamları ve kiliselere yönelik baskı ve saldırıları tek tek örnekleyen rapor, "Türkiye'de, Hıristiyan olmanın, hak ihlali mağduru olmayı da beraberinde getirdiği" izlenimini yaratıyor. Raporda, Katolik rahip Andrea Santoro'nun Tabzon'da öldürülmesi dahil, Hıristiyanlara yönelik 10 ayrı saldırı ve taciz ayrıntılı aktarılıyor.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|


