
Fikret BİLA
Yön
Özbudun'un Atatürkçü laiklik anlayışı (2)
AKP'nin üzerinde çalıştığı yeni anayasa taslağını hazırlayan heyetin başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun'un, Atatürkçü laiklik anlayışının Türkiye Cumhuriyeti açısından taşıdığı yaşamsal öneme ilişkin görüşlerini dün aktarmıştık.
Bugün Özbudun'un "Türk Anayasa Hukuku" (Yetkin Yayınları, 8. baskı Ankara, 2005) isimli kitabından Hıristiyan dini ile İslam dini arasındaki farkın laiklik açısından taşıdığı anlama ilişkin görüşleriyle devam edelim.
Hıristiyan dininin geçirdiği reforma benzer bir sürecin İslam dininde yaşanmadığını akılda tutarak, Türkiye'de laiklik ilkesinin neden yaşamsal bir işlevi olduğu üzerinde duralım.
Prof. Dr. Özbudun, kitabında, Atatürkçü laiklik anlayışını savunurken, isabetli bir yorumla, aksinin Atatürk'ün çağdaş medeniyet düzeyine ulaşmak hedefini tehlikeye düşüreceğini vurguluyor.
Prof. Dr. Özbudun, bu görüşüne dayanak olarak Anayasa Mahkemesi'nin bir kararını gösteriyor ve geniş bir alıntı yapıyor.
İslam dininin farkı
Özbudun'un alıntısı şöyle:
"Laiklik ilkesinin din ve devlet ilişkilerini düzenleyen bir ilke olması nedeniyle, her ülkenin içinde bulunduğu ve her dinin bünyesinin oluşturduğu koşullar arasındaki ayrılıkların laiklik anlayışında da ortaya ayrımlar çıkarması zorunlu bir sonuçtur... Hıristiyan dininin taşıdığı özelliğe göre din ve devlet işlerinin birbirine karışmama esasının kilisenin bağımsızlığı biçiminde manalandırılmasında bir sakınca görülmemiştir. Çünkü; Batı devletlerinde dinin kötüye kullanılması ve sömürülmesi bizdeki şekilde bir sonuç doğurmadığından din ve devlet işlerinin birbirine karışmaması yönünde kabul edilen; kilisenin bağımsızlığı durumu; devlet düzeni bakımından bir tehlike göstermemektedir.
Oysa İslamlık bireylerin yalnız vicdanlarına ilişkin olan dini inanç bölümünü düzenlemekle kalmamış; aynı zamanda bütün toplum ilişkilerini; devlet faaliyetlerini ve hukuku da tanzim etmiştir. Bu durumda ülkemizde din hürriyetinin Anayasa ile çizilen sınırlarının ihlali; dinin sömürülmesi ve kötüye kullanılması; devletin laiklik esasına dayanan düzenine karşı gelinmesi anlamını taşımaktadır... Böyle bir tutumun ve sınırsız; denetimsiz bir din hürriyeti ve bağımsız bir dini örgütlenme anlayışının ülkemiz için pek ağır tehlikelerle yüklü olduğu uzak ve yakın tarihi tecrübelerle anlaşılmıştır. (s.79) (E. 1970/53, K. 1971/76, K.T 21.10.1971)"
AKP katılıyor mu?
Prof. Dr. Özbudun'un Atatürkçü laiklik anlayışını dayandırdığı bu karardaki yoruma AKP katılıyor mu?
Bu önemli bir soru. Eğer katılıyorsa, yeni anayasada da bu anlayış hâkim olacaktır. Ancak, bugüne kadar yapılan açıklama ve yorumlardan anlıyoruz ki, AKP'nin laiklik anlayışı Özbudun'un kitabında yansıttığı anlayıştan farklıdır, hatta ona karşıdır.
Diğer önemli soru ise yeni anayasanın mimarı olarak görülen Prof. Dr. Özbudun'un kitabındaki görüşlerini bugün de koruyup korumadığı sorusudur. Eğer koruyorsa, AKP'nin yaklaşımıyla örtüşmesi mümkün olmayacaktır. Eğer Özbudun Hoca, anayasa hazırlamayı sadece bir profesyonel hizmet sunumu olarak görmüyorsa, yeni görüşlerini de açıklamalıdır.
fbila@milliyet.com.tr

Cafe