12.08.2017 11:37 | Son Güncelleme: 12.08.2017-15:28
AA

Bakan Albayrak: Yerli kömürle önemli adımlar atılacak

Çan Termik Santrali'nde önemli açıklamalar yapan Enerji Bakanı Berat Albayrak, “Eski Türkiye'den kalan santraller vardı, bununla ilgili çalışmalarımız var. 2019'a kadar uyumlu olmayan santrallerle külahları değişeceğiz, tüm uyarıları yaptık.” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "2019 yılına kadar bu eski santrallerin de tamamının en son çevre kriterlerine dayalı filtreleme sistemlerinin tamamını bitireceğiz. Bununla ilgili bütün firmalarla birebir konuştuk. Eğer bitiremezlerse külahları değişeceğiz. O santrallerle yolumuzu ayıracağız artık." dedi.

Çanakkale'nin Çan ilçesinde bulunan 18 Mart Çan Termik Santrali İşletme Müdürlüğünü ziyaret eden Albayrak, burada televizyon kanallarının ekonomi editörleriyle toplantı düzenledi.

Albayrak, yerli kömür ve yerli santral konseptinin Türkiye için çok önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin 15 milyar ton kömür rezervine sahip olduğunu aktaran Albayrak, "Arama sondajlarıyla birlikte önümüzdeki 5 ile 10 yıl içinde bu rakam çok büyük oranda artacak çünkü yeni arama sonuçlarımız, yeni stratejik manada bölgesel anlamda jeofizik, jeokimya haritasında çıkan bulgularla önümüzdeki dönemde çok daha somut, büyük kaynaklara erişeceğiz. Bundan hiçbir şüphemiz yok." diye konuştu.

Türkiye'nin yılda 35-40 milyon ton kömür ithal ettiğini anımsatan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ton/kömür fiyatlarının 60-90 dolar arasında değişen piyasa trendine dayalı dalgalandığı süreçlerde yılda ortalama 3 ile 5 milyar dolar bir rakama tekabül ettiği bir gerçeklikte Türkiye'nin, sahip olduğu yerli kaynakları çok doğru bir şekilde kullanmasının ekonomik ve cari açıdan, özellikle bölgesel ve yöresel istihdam açısından, ekonominin canlanması açısından da önemli olduğu, son kertede enerjide bağımsızlık ve dışa bağımlılığın azaltılması noktasında da yerli kaynakların oranının artmasının önemli olduğu gerçekliğinde hakikaten ciddi adımlar attık, atıyoruz."

Albayrak, 2000 yılından sonra gelişen yeni teknolojilerle özellikle düşük kalorili kömürler açısından da her türlü teknolojik altyapı ve birçok yeni verimlilik kriterleriyle teknolojik trende şahit olduklarını vurguladı.

"Yeni nesil" denilen akışkan yatak teknolojilerinin, bu santralin ilk örneklerinden birisi olduğunu dile getiren Albayrak, "Kükürdün azaltılması açısından bu teknolojilerle birlikte çevresel açıdan çok önemli bir trendi yakalamıştı. Bu santral de ilk örneklerinden bir tanesi." ifadelerini kullandı.

"YENİLENEBİLİR ENERJİLERİN HEPSİ ÇEVRESEL AÇIDAN ÇOK İYİ"

Enerjinin bir portföy olduğuna ve güneş, rüzgar, HES ve kömür santrallerinden maksimum düzeyde faydalanılması gerektiğine dikkati çeken Albayrak, şöyle devam etti:

"Bir kaynaktan tamamını yapmak hem verimlilik hem de bölgesel enerji arz talebinin dengesi açısından doğru değil. Dolayısıyla 'Hepsini yapacağız' derken stratejimizin altında olan güneş, hidroelektrik, rüzgar, yerli kömür ve nükleer de olacak. Tabii ki gaz santrali de olacak. Yenilenebilir enerjilerin hepsi çevresel açıdan çok iyi. Nükleer çevresel açıdan hakeza. HES'lerimiz de hakeza. ithal kömüre kıyasla yerli kömürün öne çıkarılmasıyla bu dediğimiz yeni teknolojilerle birlikte çok ciddi bir hamle yapacağız çünkü teknolojide daha az su kullanımı var. Kapalı devre olması itibarıyla çok olumlu. Kül taşıma sistemleri kapalı devre. Bu adımları bu çerçevede atacağız."

Albayrak, her bin megavat santral için Türkiye'de 1-1,5 milyar dolarlık yatırım yapıldığına işaret ederek, "Her bir santral Türkiye'de bin kişiden fazla istihdam demek. Bunun ithal enerji karşılığını karşımıza koyduğumuzda, kabaca bu kalorilerde ve verimliliklerde bir santral noktasında baktığımızda 1,2 milyar metreküp doğalgaza eşdeğer bir üretimden bahsediyoruz. Bunun da ekonomik karşılığı doğalgazın fiyatına göre dalgalansa da asgari yıllık 300-400 milyon dolarlık tasarruf demek." dedi.

"FİRMALARIN HEPSİYLE GÖRÜŞEREK '2019 ARTIK SON YIL' DEDİK"

Türkiye'de eski nesil santrallerin de olduğunu hatırlatan Albayrak, şunları kaydetti:

"Bugün buradan şunu açıklayabilirim: 2019 yılına kadar bu eski santrallerin de tamamının en son çevre kriterlerine dayalı filtreleme sistemlerinin tamamını bitireceğiz. Bununla ilgili bütün firmalarla birebir konuştuk. Eğer bitiremezlerse külahları değişeceğiz. O santrallerle yolumuzu ayıracağız artık. Koyduğumuz kriterler yeni santrallerin hepsinde böyle ama Türkiye'de eskiden kalan santrallerimiz de var. Devlet kısmıyla ilgili hiçbir şüphemiz yok, onları bitireceğiz. Özel sektöre de bu noktada çok net mesajları verdik. 2019'a kadar tamamını en son teknolojik filtreleme ve çevresel kriterlere göre bacalama, filtreleme sistemlerini yenileyecekler.

Çevreye herkesten çok duyarlı şekilde yaklaşmak zorundayız. Bu nesille birlikle başlayan ve yapılacak olanların tamamı asgari AB kriterleri ve üzerinde olacak. Eskileriyle ilgili de son limiti koyduk. Firmaların hepsiyle görüşerek '2019 artık son yıl' dedik. 2019 yılında eskiler de yeni kriterlere uyumlu olmak zorunda. Uyumlu olmayanlarla külahları değişeceğiz dedik. Bunların yazılarını yazdık, takiplerini yapıyoruz. Saha denetimleri sıkı bir şekilde yapılıyor. Bu noktada inşallah çok daha güzel adımlar atacağız."

Yeni teknolojilerin verimlilik ve çevresel faktörler açısından faydalar sağladığını belirten Albayrak, "Eski nesil santraller, teknoloji ve verimlilik açısından farklı yatırım ihtiyaçlarının olmasının yanında çevresel açıdan eski kriterlere uyumlu olduğu için filtreleme ve bacalama sistemleri açısından çok daha geride." diye konuştu.

Özel sektör santrallerinin bir kısmının dönüşüme başladığını aktaran Albayrak, "5-6 tane, 7 tane kaldı. Bunları da teker teker hepsini takip ederek bu süreci yapıyoruz." ifadelerini kullandı.

Albayrak, bu yılın sonuna kadar 78 ilin, 2018'de de 81 ilin tamamının doğalgaza kavuşacağını vurgulayarak, "Önümüzdeki iki yıl 200'den fazla ilçeye de doğalgaz bağlayarak çok büyük nüfusa yani doğalgaz konforundan faydalanan insan sayımızı 40 milyonlardan 50 milyonlara çıkaracağız. Türkiye'de doğalgazın ulaştığı ve bunun konforundan faydalananların sayısı inşallah 50 milyon olacak." değerlendirmesinde bulundu.

ENERJİDE YERLİLİK

Enerjide dışa bağımlı Türkiye'nin son 10 yıl ortalamasının petrol ve doğalgaz ithalatında 44 milyar dolar olduğunu dile getiren Albayrak, "Madeni de eklediğimizde 55 milyar dolara yakın sadece bu bakanlık çerçevesinde bağımlı olduğumuz konu. Bunu hem yerlileştireceğiz hem çevresel kriterlere uyduracağız hem de yeni ekonomiye, istihdama, verimliliğe katkı noktasında bakacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Albayrak, Türkiye'nin gelecek 30 ve 50 yılın enerji politikası planlamalarını netleştirdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Artık uyguluyoruz. Ben size birkaç yıl sonra ne olacak tek tek hepsini söyleyebilirim. Bütün bu hedefleri koyduk. Bu yol güzergahı, tüm paydaşlarla omuz omuza verdiğimiz çerçevede... En önemli paydaş olan vatandaşın ve milletimizin kazanacağı bu süreç daha da iyiye gidecek. Bu adımların hepsi enerji maliyetlerinin düşmesi, enerji verimliliğinin artırılması, çevresel altyapının gelişmesi, vatandaşa daha ucuz, kaliteli, temiz ve iyi enerjiyi sağlayabilmek için. Altyapıyı yeniliyoruz, iletim hatlarıyla ilgili depolamayı geliştiriyoruz. Network'u oluşturmaya çalışıyoruz. Hepsini bu ekosistem içinde kucaklayarak bir büyük resmi küçük parçalar olarak tek tek nakış gibi işliyoruz."

"SAHAYA ÇIKACAĞIZ"

Albayrak, BOTAŞ ve TPAO olarak çok önemli adımlar attıklarını ve ilerleyen dönemde atmaya devam edeceklerini dile getirdi. Bu adımların oturarak olmayacağına dikkati çeken Albayrak, şunları söyledi:

"Sahaya çıkacağız, denize, denizin üstüne çıkacağız, arayacağız, bakacağız, sondaj yapacağız, sismik yapacağız, 2 boyutlu, 3 boyutlu yapacağız, şansımızı deneyeceğiz. Bir tane kazacağız, bulamadık bir daha deneyeceğiz, sonra bir daha deneyeceğiz. Geçen örneği verdim Baltık ülkelerinde 300'den fazla kuyudan sonra keşif var petrolde. Her bir kuyunun maliyeti var, bütçelerimizi ona göre planlayacağız. Çok yük olmadan ki Enerji Bakanlığı olarak biz bütçe disiplini olarak buna çok riayet etmeye çalışıyoruz. Hakikaten verimlilikler ve bunun ile ilgili süreçleri çok ciddi yönetmeye çalışıyoruz ve kendi yağımızda kavrulup, kendi içimizde hem yatırımları hem verimliliği hem de Türkiye ile ilgili bu dönüşüm açısından adımları... Yatırım maliyetlerinde ise... Ben dışarıya taşere ettiğim uluslararası firmalar açısından baktığımda, dünyada ve bölgede birçok firma var. Türkiye kendi mühendisleri ile bunun eğitimlerini hızlı bir şekilde uygulamalı, saha kontratları ile birlikte kademeli bir şekilde iz süreçlerini devredip, tamamen önümüzdeki dönemde kendi gemimizin, mühendisimizin, jeofizik, jeokimya mühendislerimizin dışında tüm bu çerçevede kendi yerli personellerimiz ve mühendislerimizle daha aktif rol üstleneceğiz.

Ondan sonra bir de bakmışsınız sadece bu çalışmaların değil, çalışmaların ötesinde de keşifleriniz olmuş, o keşiflerle ihracat olmuş. Bilimsellik içinde tüm rasyonel adımları atacağız. Ama bir gün, bugün, yarın siz o adımları doğru attığınız sürece bulursunuz. Onun için jeofizik, jeokimya haritaları önemli. Sismikler, bunun çalışmaları önemli. Tüm olasılıkları artıracak bilimsel bulguları toplayıp, kendi imkanlarımızla bunları tek, tek en doğru bir şekilde düzenleyip, daha iyi noktaya taşımak için adımları atacağız. O işin bonusu olacak."

Sondaj konusunda ilk etapta hem Akdeniz hem de Karadeniz'de çalışma yürüttüklerini anlatan Albayrak, "Şu anda Oruç Reis Karadeniz'de, Barbaros Hayrettin Akdeniz dolaylarında iki sismiği bitirdi ve şimdi yeni sismik için Güzelyurt'a gidiyor. Şakamız yok. Güzelyurt dedik ve Güzelyurt'a gidiyor. Şu anda sismiğimizi yapıyoruz. Bizim için önemli bir bölge. Yıl sonuna doğru gelen, aldığımız sondaj gemimiz ile bu yıl ilk normal sığ sondajı bitirmeyi düşünüyoruz. Önümüzdeki yıl itibarıyla da ilk derin sondajla artık Türkiye'de, Türkiye'nin kendi arama gemileri ile Akdeniz'de biraz daha bayrağımızı kendi sularımızda dalgalandırmamız lazım. Enerjiye bu kadar ihtiyacı olan bir ülke olarak arama yapmadan olmaz. Hedefimizi arayacağız." diye konuştu.

"MTA BU YIL 1 MİLYON METRE HEDEF KOYDU"

Albayrak, 15 yıl önce Türkiye'nin keşfedilmiş kömür rezervlerinin yaklaşık 7-8 milyar ton olduğunu, son 15 yıldaki keşiflerle bu rakamın 15 milyara çıktığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Bu nasıl oluyor? 2002 yılında yılda 30 bin metre civarı sondaj yapan bir MTA vardı, AK Parti iktidarı döneminde bu oran 300 bin metrelere çıktı. 10 katı arttı. Çok ciddi bir rakam. Yeni dönemde hedefimiz şu olmalı; 'Büyük Türkiye' diyorsunuz, önemli hedefler koyuyorsunuz kendinize... Çıtalar, hedefler nereler olmalı? Dünyada madencilikte en ileri ülkeler hangileri bakacağız. Avusturalya, Kanada buralar çok önemli ülkeler. Ne kadar sondaj yapıyorlar yılda? 6 ile 10 milyon metreler. Şimdi ne kadar sondaj yaparsanız, ararsanız o kadar bulursunuz. 300 bin metreler çok iyi rakamlar ama Türkiye 15 yılda çok önemli seviyelere geldi. Her alanda rekabet edebilmek için MTA bu yıl 1 milyon metre hedef koydu. Bu yıl inşallah bunu bitiriyoruz. Gelecek yıl 2, ondan sonraki yıl 3, bu rakam artacak özel sektörle birlikte asgari bizim 5-6 milyon metreyi önümüzdeki birkaç yıl içinde yakalayacak bir ekosistem oluşturmamız lazım. Peki bu araştırmalar, sondajlar neyi doğuruyor? Eski hikayeler... 'Türkiye'de kömür yok, varsa kalorisi düşük, şöyle de böyle de kötü kalitesiz'. Bir de bakıyorsunuz ki son bulduğumuz keşif ve rezervlerle 2, 2 bin 500, 2 bin 300, 3 bin, 3 bin 500, 4 bin kalori kömürlerimiz var. Bin kalori nerede 3 bin kalori nerede. Trakya'da 2 milyar ton kömür rezervi var."

"TEMMUZDA ELEKTRİK TÜKETİMİNDEKİ ARTIŞ YÜZDE 16-17'LERDE OLDU"

Bakan Albayrak, enerji sektöründe temmuz ayında rekor kırıldığına işaret ederek, "Geçen yıl temmuza göre geçen ay elektrik tüketimindeki artış yüzde 16-17'lerde oldu" dedi.

Dünyadaki konvansiyonel enerji ürünleri açısından bu yüz yılda petrol hegemonyasanın yerini doğalgaza bırakacağı yönünde çok önemli bir algı, tespit ve sürecin bulunduğuna işaret eden Albayrak, "Yeni keşif ve rezervler, fazla kapasite ile birlikte talebin de artmasıyla önümüzdeki birkaç yıl doğalgaz özelinde... Petrokimya sektörü başta olmak üzere, doğalgaz bazlı verimlilik, üretim, santral teknolojileri yeni dönemde daha trend olacak. Onun için bu teknolojilere yeni giren ülkeler çok daha büyük rekabet avantajına sahip. Türkiye'nin bu anlamda büyük avantajları var." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Albayrak ve beraberindekiler daha sonra santrali gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0