Pazartesi itibarıyla heyecanlı bir hafta başlıyor İstanbul’da.

Çağdaş sanat, moda ve tabii hepsinden daha çok konuşulacak partilerle.

Hazır mıyız

Pazartesi: Şimdiden uyarayım, Emirgan’da trafik kilit olacak.

Nedeni belli, Sakıp Sabancı Müzesi’nde Çinli aktivist sanatçı Ai Weiwei sergisi açılışı var.

Ai Weiwei, Sakıp Sabancı Müzesi’ne özel eserler hazırladı, tabii önceki sergilerinden kendisiyle özdeşleşmiş bazı eserleri de İstanbul’a geliyor.

Bkz. Twitter ve internet sansürünü eleştirdiği duvar kâğıtları.

Aynı akşam Arter’de Canan sergisi açılıyor, sonrasında ise Cezayir’de after party yapılıyor.

Salı: İstanbul Bienali Fransız Sarayı’ndaki resmi davetle açılıyor.

Aynı akşam Murat Pilevneli’nin merakla beklenen Dolapdere’deki yeni galerisi Pilevneli’nin de açılışı var.

Çarşamba: Lütfi Kırdar’daki çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul’un ön izleme günü. Sabah VIP’ler fuarı gezecek, öğlen Pamir-Soyuer’in Spago’daki yemeğine katılacak, sonra ise önce Tabanlıoğlu Mimarlık ve Mudo’nun fuardaki davetine ve ardından Collectors’ Stories kitabının lansmanına katılacak. Akşam ise açılış kokteyli var. Sonrasında ise açılış daveti Ortaköy Esma Sultan Yalısı’nda. Aynı akşam Oya-Bülent Eczacıbaşı da bienal için konuklarını evlerinde ağırlayacak.

Perşembe: Han Tümertekin imzalı, Ağa Han ödüllü evlerin sahibi koleksiyoner Selman Bilal bu yıl da evinde koleksiyonuna yeni katılan eserleri paylaşacak. Aynı akşam Lucca’da Contemporary Istanbul partisi var.

Cuma: İstanbul Bienali’nin partisi Soho House’da. Aynı akşam koleksiyoner Emin Hitay da İstanbul Bienali şerefine evinde bir davet veriyor. Maça Kızı ile tanıdığımız, partileriyle ünlü Sahir Erozan ise Contemporary Istanbul şerefine evinde bir davet veriyor.

Bu haftayı kaçıranlara hatırlatalım, Ai Weiwei sergisi 28 Ocak’a kadar, İstanbul Bienali 12 Kasım’a kadar ve Contemporary Istanbul 17 Eylül’e kadar devam edecek.

Bienal ve fuar aynı zamanda olur mu?

“Bienal ve ticari görülen bir fuar aynı anda olmalı mı, olmamalı mı?” tartışmaları hâlâ devam ediyor. Oysa şu anda bu tartışmalar çok anlamsız.

Önemli olan, uluslararası çağdaş sanat takipçilerini İstanbul’a getirebilmek.

Madem İstanbul, Türkiye’nin vitrini diyoruz, madem şehre gelen turist sayısındaki azalmadan şikâyet ediyoruz, o zaman bu tartışmalarla vakit kaybetme lüksümüz yok. Önemli olan yabancı sanat koleksiyonerlerinin, galerilerinin, sanatseverlerin şehre gelmesi ve hem çağdaş sanata hem de turizme katkıda bulunmaları.

Moda haftası da başlıyor

Evet, bu hafta çağdaş sanata doyacağız ama aynı zamanda Mercedes-Benz Fashion Week Istanbul’un da olduğunu unutmamak lazım.

Bir kez daha Zorlu Center’a geri dönen moda haftamızda bu sezon yeni isimler de var.

Bir dönem moda haftamıza ara veren tasarımcılardan da geri dönenler var.

Moda haftasında defileler kadar defile sonrası Cantinery’de Vogue’un ev sahipliği yaptığı happy hour’lar da konuşulacak.

Bir hafta boyunca gece gündüz doluyuz. Şimdi anlıyor musunuz, neden bu hafta hazır mıyız dediğimi?