Çağdaş Ertuna

Çağdaş Ertuna

cagdas.ertuna@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Şef Ebru Baybara Demir, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 100 bin euro ödüllü ‘Basque Culinary World Prize’da ilk 10 aday arasına girmeyi başardı.

İki yıl önce San Sebastian’daki Gastronomika’ya katıldığımda metrekareye en çok Michelin yıldızı düşen şehir San Sebastian’dan bildirmiştim.

San Sebastian’dan sevindirici haber

Küçücük şehrin tam 16 Michelin yıldızı var.

Dünyanın en büyük gastronomi organizasyonlarından Gastronomika da burada yapılıyor.

5 kıtadan 40 şef bir araya geliyor ve deneyimlerini izleyicilerle paylaşıyor, bazen konuşarak, bazen sahnede canlı yemek pişirme şovlarıyla.

Haberin Devamı

Bask bölgesi gastronomi turizmi ve ekonomisini canlı tutmak ve gastronomiye katkısını dünyaya duyurmak için önemli çalışmalar yapıyor.

‘Basque Culinary World Prize’ da bu çalışmalardan biri.

Böyle önemli bir ödülde ilk 10 aday arasına girmek büyük başarı.

“Ebru Baybara Demir, Türkiye’nin güneydoğusunda 14 bin Suriyeli sığınmacının yaşadığı Harran bölgesinde, Harran Gastronomi Okulu Projesi için çalışıyor” diye anlatmıştı İspanyollar, adaylar arasındaki Baybara’yı.

“Okulun amacı Türkiyeli ve Suriyeli kadınlara yemek eğitimi vererek iş imkânı yaratmak ve tabii bunu yaparken de Türkiye ve Suriye arasında kültürel bir köprü kurmak” diye özetlemişlerdi.

Ayrıca Ebru Baybara Demir ‘Topraktan Tabağa’ başlıklı bir de sürdürülebilir tarım projesi başlattı geçen yıl.

Zaten bu ödül mutfaktaki başarısını toplum yararına kullanmayı başarmış şeflere veriliyor.

İspanyol şef Joan Roca’nın başkanlığını yaptığı jüride Perulu şef Gastón Acurio, İtalyan şef Massimo Bottura gibi isimler de yer alıyor.

Büyük ödülü kimin kazandığı ise 24 Temmuz’da İtalya’da Modena’da açıklanacak.

San Sebastian’dan sevindirici haber

“Hayatım Yenibahar” projesiyle tanıdık

Peki ama biz Ebru Baybara Demir’i nasıl tanıyoruz?

“Hayatım Yenibahar” projesini hatırlayacaksınız.

Ebru Baybara Demir, kurduğu Cercis Murat Konağı’nda Mardinli kadınlara iş imkânı yaratıyor, el işçiliğini öne çıkaran “Hayatım Yenibahar” projesiyle.

Hatta elde edilen gelir, “Hayatım Yenibahar” kadınları ve Mardinli kız çocuklarına eğitim desteği veren Payda Derneği’ne bağışlanıyor.

Haberin Devamı

Peki ama her şey nasıl başladı?

Ebru Baybara Demir, üniversiteyi bitirdikten sonra doğduğu topraklarda rehberlik yapmaya başladı.

Tam 18 yıl önce, 100 kişilik bir Alman turist grubunu yemeğe götürmesi gerekti, uygun bir yer bulamayınca komşulardan yardım isteyerek 100 kişiyi kendi evinde Mardin ev yemekleriyle ağırladı. Hemen akabinde kendi restoranını açmaya karar verdi. 2001’de Mardin’de tarihi Cercis Murat Konağı’nda ilk restoranını açtı.

Hatta daha sonra İstanbul Suadiye’de bir de şube açtı, Mardin tatlarını İstanbul’a taşıdı. Hangi tatlar mı?

Kişk çorbası, Tarçınlı Mahlepli Patlıcanlı Pilav, Alluciye (ekşili erik yahnisi), Incasiye (pekmezli erik tavası), Kitel Raha (Süryani içli köftesi), Hımmısiye (ekşili nohut yemeği), Kazan Kebabı, Kaburga İçinde Sarmısaklı Yaprak Sarması, Dobo (kuzu but, badem, sarımsak, yenibahar)...

Ebru Baybara Demir, yaptıklarıyla sadece Güneydoğu Anadolu mutfağının ve Mardin’in gelişimine katkı sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Mardinli ev kadınlarına da iş olanağı yarattı.

Haberin Devamı

Şimdi ise bu başarısını Suriyeli göçmenlere de destek olarak devam ettiriyor.

Geçen yıl olmadı ama bu yıl 42 ülkeden 140 şefi geride bırakarak “Basque Culinary World Prize”ı kazanmasını heyecanla bekliyoruz.