İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden Doç. Dr. Hande Şar Sancaklı, beslenme düzenini değiştirmenin çürüklere karşı önemli bir adım olduğunu söyledi.

Pazar günü yüksek şeker içeren, az lif ve protein olan beslenme şeklinin yani karyojenik diyetin diş çürüğüne sebep olabileceğini İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hande Şar Sancaklı’dan öğrenmiştik. Şimdi devam ediyoruz. Acaba beslenmeyi değiştirmek, çürükler için iyi bir önlem olabilir mi?

- Beslenme düzenimizi değiştirerek diş çürüklerini önlemek mümkün mü?DİŞ ÇÜRÜKLERİNE KARŞI ÖNLEMLER

Beslenmemizin, özellikle koruyucu tedavilerle engellenebilen özelliğe sahip diş çürüklerini, ortaya çıkmadan engelleyebilmek mümkündür. Beslenme alışkanlığımızla direkt ilintili olan çürük gelişebilme riskini, özellikle tükettiğimiz karbonhidrat ve şekerlerin ağız-diş sağlığımız açısından çok düşük karyojenik ve düşük kalorili değişkenleriyle yer değiştirerek minimuma indirebiliriz. Yüksek kalori, glisemik indeks ve çürük yapıcı etkiye sahip sukroz diğer bir deyişle sofra şekeri yerine, daha düşük kaloriye sahip fruktoz ve çürüğe neden olan bakteriler tarafından sentezlenemeyen şeker alkoller yani ksilitol, beslenme düzenimize katılmalı. Böylece hem diş çürüğü, hem de sağlığımızı tehdit eden diğer sistemik hastalıklardan korunmuş olmak adına büyük bir adım atabiliriz.

Ayrıca ne kadar bol lif içeren yiyecekleri tüketirsek, o kadar çiğneme fonksiyonu sırasında dişlerimiz üzerinde biriken plağın mekanik olarak uzaklaştırılmasına yardımcı oluruz. Bu da hem diş çürüğü, hem de bakteri plağı birikimine bağlı gelişen diş eti hastalıklarının oluşmasına engel olacaktır.

- Probiyotikler için ne diyebiliriz? Ağız-diş sağlığında etkili midir?

Günümüzde yararlı bakterilerin vücut floramız içerisinde yer değiştirmesine imkan sağlayan bakteriyoterapi, özellikle (immun sistemimiz) bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için kullanılıyor. Bu amaçla kullanılan probiyotik ürünler, özellikle ağız mukozasından başlayarak tüm sindirim sistemindeki yerleşik bakterilere karşı etkisini gösteriyor.

Probiyotik ürünlerin ağız mukozasında çürükten birinci derecede sorumlu mutansların sayılarını azalttığına, etkinliklerini düşürdüğüne dair yapılan bilimsel çalışmalar mevcut olup, özellikle kalsiyum açısından zengin probiyotik içeren süt ürünlerinin bu anlamda umut vadettiği ileri sürülmektedir.

- Xylitol, ciklet ve tatlandırıcı içeren ürünlerde çok sık görünüyor. Sakız çiğnemeyi düşündüğümüzde ağız-diş sağlığı açısından bilinçli bir seçim mi?

Ksilitol, araştırmalarda en çok kullanılan, diğer şekerlerden farklı olarak ağızda fermente olmayan, parçalanmayan ve asidojenik olmayan yani asit üretimine neden olmayan bir tatlandırıcıdır.

Hem bakterilere karşı, hem de tükürük akışını arttırıcı etkisinin yanı sıra flor ile beraber çürükten korunmada çok etkili bir şeker alkolüdür. Özellikle karbonhidrat tüketimi sonrasında ksilitollü cikletlerin kullanılması, tükürük akışını arttırarak, ağız ortamını yıkayıcı etkisini de fazlalaştırıp, diş yüzeylerin bakteri plağından temizlenmesine yardımcı olabilmektedir.

DİŞ EROZYONU

- Diş erozyonunun beslenme açısından çürükten farkı nedir?

Diş erozyonu günümüzde çok sıklıkla rastlanan, daha asidik beslenen veya reflü ve gastrit gibi sindirim yolu rahatsızlıklarına sahip bireylerde görülen bakterisiz diş sert dokularının asitler karşısında çözünmesidir. Bazı durumlarda beslenmesine çok dikkat eden ama asidik meyve veya meyve sularını çok tüketen, yine asidik içeceklerin fazla oranda ve ağızda uzun süre tutarak içilmesi durumunda da gözlenen mine erozyonu, özellikle psikosomatik bozukluklar ve kusmalarla beraber seyreden yeme-içme bozukluklarında (anoreksiya-blumia) da gözlenmektedir.

Asidik ortamın uzaklaştırılmasının yanı sıra, asidik içeceklerin erozyon riski, ağız ortamındaki kalsiyum-fosfat iyon konsantrasyonunun artması ve diş minesinin mutlaka flor içeren ürünlerle güçlendirilmesiyle koruyucu olarak tedavi edilebilir.

- Diş tedavileri açısından beslenmemizde dikkat edilmesi gerekenler neler?

Fazla çay, kahve, kırmızı renkli meyve suları ve kırmızı şarap gibi içecekler, diş minesinde renklenmelere neden olabiliyor. Özellikle çocuk ve erişkinlerde uyguladığımız ortodontik tedavi sırasında, şeker tüketiminin diş telleri etrafında bakteri plağının kıvamını koyulaştırarak, yapışkanlığını arttırması ve zor uzaklaşması sonucunda, normalde çürük gelişmesinin çok daha düşük olduğu yüzeylerde dahi çürük riskini arttırdığını unutmamalıyız.