Araştırmalara göre; kronik yalnızlık yaşayan bireyler, daha çok baş ağrısı gibi fiziksel ağrılardan, yüksek tansiyon ve mide rahatsızlığı gibi sindirim sistemi sorunlarıyla, zayıflamış bağışıklık sistemi gibi sağlık problemlerinden muzdariptir. Bunlara ek olarak, daha umutsuz, mutsuz ve huzursuz hissedip, hiçbir şeyden zevk alamayabilirler. Kendi yalnızlığından mutlu olan bireylerin sayısı da hiç az değil.
O yüzden bugün sizlerle yalnızlıkla ilgili okuduğum son araştırmaları paylaşmak istedim.

Gençler öne çıkıyor

BBC’nin yapmış olduğu ‘Yalnızlık’ anketine, 16 yaş ve üzeri 55 binden fazla kişi dahil edilmiş. Genellikle yaşlı bireylerin kendilerini yalnız hissettiği düşünülse de, çalışmanın sonucu şaşırtıcı. 16-24 yaşları arasındaki katılımcıların yani gençlerin yüzde 40’ı yalnız ya da çok sık yalnız hissediyor.
65-74 yaş arası yetişkinlerin sadece yüzde 29’u, 75 yaşın üzerindeki kişilerinse yüzde 27’si yalnız hissettiğini belirtiyor.

Mevsime bağlı değil

Genellikle kışın yalnızlığın daha fazla hissedildiğine dair bir inanış olsa da, çalışma bulguları bunun tam tersini söylüyor. Buna göre, yalnızlık duygusu yaşayan bireyler, kış mevsiminin diğer mevsimlerden daha kötü olmadığını söylüyor.

Bireylere, kendilerini yılın hangi dönemlerinde daha yalnız hissettikleri sorulduğunda ise, katılanların üçte ikisinden çoğu, mevsimsel açıdan farklı olmadığını belirtmiş.

YALNIZLIĞIN HİSSETTİRDİKLERİ

Empatileri güçlü

Deneyde katılımcılara, sosyal empati üzerine birçok soru sorulmuş. Örneğin, bir partiye davet edilmemiş ya da eşlerinden yeni ayrılan bir kişi için ne derece üzüldüklerini belirtmeleri istenmiş.

Kendini yalnız hisseden insanların, bu gibi olayları deneyimlemenin nasıl bir şey olduğunu daha iyi anladıkları ve empati yeteneklerinin de iyi olduğu görülmüş.

Uykuyla ilişkili

2017 yılında, psikiyatri, psikoloji ve temel bilimlerin ilgili yönlerini içerik edinen Psikolojik Tıp Dergisi’nde (Psychological Medicine) yayımlanan bir araştırmaysa, yine kendini yalnız hisseden genç bireylerin, daha düşük uyku kalitesine sahip olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Uyku kalitesini etkileyen başka bir durumsa, hormonal etkilerdir.

Strese maruz kalan ve kendini yalnız hisseden bireylerin, kortizol seviyeleri yükselir ve bu durum gevşemeyi zorlaştırarak, uykuya dalmayı engelleyebilir. Zorlaştığındaysa, bu durum daha çok stres yaşanmasına ve bir kısır döngüye girerek, sıkıntılı bir duruma dönüşebilir.

Kalp sağlığına dikkat!

Avrupa Kardiyoloji Derneği’nde yapılan yeni bir çalışma, yalnızlığın kalp sağlığını olumsuz yönde etkileyebileceğini söylüyor.

Kendini yalnız hisseden kadın ve erkeklerin, kendilerini yalnız hissetmeyenlere kıyasla anksiyete ve depresyon belirtileri bildirme olasılıklarının üç kat fazla olduğu ve çok daha düşük bir yaşam kalitesine sahip oldukları bulunmuş.

Eğer yalnız yaşıyorsanız, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınız için size iyi gelecek davranış değişikliklerine yönelebilirsiniz.

Örneğin, evcil hayvan edinerek, kendinizi daha iyi hissedebilir ve ya egzersiz için  bahaneler yaratabilirsiniz.