Ergen yaşlar çocukların karar vermekte en zayıf olduğu ve en tehlikeli adımları atabileceği dönemler. Yaşıtlarıyla kendini kıyaslama, ispat etme, grup içinde lider olmaya ve bir gruba ait olmaya çalışma duygusu bu dönemlerde oldukça ağır basıyor. Bu süreçte doğruyu gösterme noktasında akran etkisinin ve eğitiminin ‘devreye girdiğini belirten Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, “Gruptan dışlanmamak için tehlikelere evet diyen çocuk, eğitimlerimizle  “hayır” demeyi öğreniyor. Bir çocuk akranına hayır diyorsa diğeri de diyebilecek ve böylece akran eğitimleri hedefine ulaşacak”.
 
Çocukların gençliğe ilk adımı attıkları ergenlik dönemleri, sancılı ve bir o kadar da tehlikeli dönemler. Tüm algı ve hislerin karmaşıklaştığı ergenlik döneminde gençler, içinde bulundukları çeşitli olumsuzluklardan her zamankinden daha çok etkileniyor. Bu dönemin bağımlılıkların yaygınlaşmasında da büyük etkisi olduğunu söyleyen Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, çocukların bağımlılığa karşı savunmasız oldukları bu aşamada devreye akran eğitiminin girmesi ve kendilerine yetişkinden ziyade arkadaşının yol göstermesinin öneminin altını çiziyor açıklamasına şu şekilde devam ediyor:
 
“Çocukların gruplar içinde en çok kendi yaşıtları ile ilgilendikleri görülür. Yolda, çarşıda kendi yaşıtı birini görünce tepkileri ve ilgileri farklılaşır. Bu tavır aslında kendini konumlandırma çabasıdır. Bu yaşlarda yaşıtları içinde çocuğun kendini benzerleriyle kıyas etmesi sıklıkla görülür bir durumdur. Bu kıyas durumu zamanla kendini gerçekleştirme ve grup içinde ispat etme duygusuna dönüşür ve bağımlılığa ergen yaştaki çocukları bir adım daha yaklaştırır. İşte bu aşamada “akran eğitimleri” devreye giriyor ve gruptan dışlanmamak için tehlikelere evet diyen çocuk “hayır” demeyi öğreniyor. Bir çocuk hayır diyorsa diğeri de diyebilecek ve böylece akran eğitimleri hedefine ulaşacak.”
 
Mesajı doğrudan akranın vermesi etkiyi arttırır
 
Yeşilay Dergisi Nisan sayısı “arkan baskısı ve bağımlılıkları önlemede akran eğitiminin önemi” dosya konusuyla bu ay raflardaki yerini aldı. Dergide akran etkisi üzerinde görüşlerine yer verilen Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Klinik Psikolog Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli, akran eğitimi yoluyla madde kullanımını önleme girişimlerinin son yıllarda giderek önem kazandığını belirtiyor.
 
Ergenlik dönemlerinde gençlerin otoriteye karşı tavırlarından dolayı daha çok kendi yaş gruplarıyla vakit geçirmeye ve kendini o grubun parçası olarak görmeye başladıklarını belirten İçmeli, gençlerin bu süreçte aileleriyle konuşamadıkları her konuyu akranlarıyla paylaştıklarını belirterek, eğitimler doğru uygulanırsa madde kullanımından korunmada da oldukça etkili bir yöntem olacaktır. Çünkü mesaj doğrudan akran tarafından verilecek ve etkisi artırılacaktır.” diyor.
 
 “Akran, akranın eğitmenidir”
 
Yeşilay Dergisi Nisan sayısında röportajına yer verilen Biruni Üniversitesi Eğitimi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Bacanlı akranların aynı sıkıntıları çektiği için yaşıtlarının içinde bulunduğu durumu daha iyi değerlendirebildiğini belirterek şu açıklamada bulunuyor: “Anne-baba ne kadar çocuğuyla arkadaş olsa da aynı müziği dinlemeleri, aynı konuları konuşmaları jenerasyon farkı yüzünden zor. Ergen, yetişkinlerin kendilerine yol göstermesini istemez. Otoriteye karşı kimliğini bulma çabası içerisinde olan ergenin olumsuzluklardan korunması için en iyi yöntem ona rol model olacak akranı eğitmektir.  
 
Genç bireyin tutum ve davranışları üzerinde akran grubunun önemli derecede etkisi olduğunu söyleyen Psikolog Rabia Aksoy ise, akran eğitiminin gençlerin kendi sağlıklarına gerekli önemi vermeleri açısından etkili olduğunu ve bu yöntem günümüzde sorumluluklarından hızla uzaklaşan gençleri yetkilendirmek anlamında toplumsal bir düzenleme yolu olarak öne çıktığını belirtiyor.