Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 1915 tepkisi: Ders verenlerin geçmişi kanlı

Soykırım iddialarına sert çıkan Erdoğan, “Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda hepsinin de kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz” dedi. Türkiye’nin arşivlerini sonuna kadar açtığını açıklayan Erdoğan, “Bizim gizlimiz yok” ifadesini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 1915 tepkisi: Ders verenlerin geçmişi kanlı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Son asırlarda, insanlığın yaşadığı büyük kıyımların ve acıların sorumlusu veya kışkırtıcısı bugün insan hakları ve özgürlükleri havarisi ve maskesi takanlardır. Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda hepsinin de kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen, “Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu”na katıldı. Erdoğan, şu mesajları verdi:

MİLLETİN HAFIZASI: Arşiv milletin ve devletin hafızasıdır. Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini bilemezler. Güçlü bir arşiv geleneği aynı zamanda güçlü bir devlet geçmişinin ifadesidir. Biz her fırsatta 2 bin 200 yılı aşkın devlet geleneğine, coğrafyamızda da bin yıllık geçmişe sahip olduğumuzu ısrarla söylüyoruz. İşte bu devlet geleneğimizin ve yaşadığımız topraklardaki geçmişimizin en büyük dayanağı tarih çalışmalarıyla zengin arşiv birikimimizdir. Hep yanarım, Süleymaniye’deki o kütüphanelerimizin haline, oradaki arşivlerin haline. Oralar neydi ve işte bizi Kağıthane’deki bu yeni yerin, bu güçlü yerin yapımına da özellikle o itmiştir.

71 MİLYON BELGE: Osmanlı dünyada en iyi kayıt tutan ve bunu muhafaza eden devletlerin başında geliyordu. Başkentteki merkezi yönetimin tüm kayıtları zaten muntazaman tutulmuştur. Bugüne kadar Osmanlı arşivlerinde yürütülen çalışmalarla 31 milyon belge ve 275 bin defter tasnif edilmiştir. Cumhuriyet arşivinde bulunan 40 milyon belgenin dörtte biri ile 117 bin defterin dörtte üçü tasnif edilmiş durumdadır. Cumhuriyet döneminde özellikle de ilk yıllarda maalesef bu hazinenin kıymeti bilinememiş, önemli kısmı heba edilmiştir. Başbakanlığımız döneminde hayata geçirdiğimiz dijitalleşme projeleriyle devlet belgelerinin önemli bölümünün bilgisayar ortamında güvence altına alınabilmesini sağladık.

BİZE DERS VERMEYE KALKANLAR: Arşivlerimiz sayesinde tüm dünyaya göğsümüzü gererek gerçekleri haykırdığımız tartışmalardan biri de hatta en önemlisi de Ermeni meselesidir. Ermeni meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye’ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye kalkışanlara baktığımızda hepsinin de kanlı bir geçmişe sahip olduğunu görüyoruz. Bu vahşetlerin, katliamların, soykırımların ve işkencelerin hiçbirisinde bizim dahlimiz bulunmadığı gibi çoğu defa biz bunun mağduru olduk. Haçlı Seferleri’nde o dönemin dünyasında çok büyük bir rakamı ifade eden 4 milyon insanın ölümünün sorumlusu ne Türkler ne de Müslümanlardır. Sömürgecilik yoluyla dünyanın dört bir yanında 50 milyon insanın vahşice katledilmesinin sorumlusu da Türkler veya Müslümanlar değildir. Amerika kıtasındaki kadim medeniyetlerin ve halkların yok edilmesinin altında bizim ecdadımızın imzası yoktur. 70 milyon insanın ölümü ile tarihin en büyük kıyımlarının yaşandığı Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarını kimlerin çıkarttığı bellidir. Soykırımdan söz edenler 80 yıl önce Avrupa’da başlattıkları Yahudi avını, toplama kamplarını herhalde hafızalarından silmiş durumdalar. Milyonlarca Kırım Tatarı’nı ve Ahıska Türkü’nü bir gecede trenlere doldurup ölüme gönderenleri biz unutmadık ve unutmayacağız.

KİMLER ÖLDÜRDÜ AŞİKÂR: 25 sene önce Ruanda’da 800 bin insanı o soykırımda kimlerin öldürdüğü aşikârdır ve failleri Fransızlardır, kalkıp bize ders veriyorlar. Cezayir’de yüz binlerce insanı katleden, soykırıma uğratan yine Fransızlardır. Bunlar arşiv belgeleriyle elimizde. Şu andaki devlet başkanına da ‘Daha bu işlerde yenisin, yaptığınız katliamları çok iyi biliyoruz’ dedim. 1912’den 1919’a kadar Balkanlar’da 2 milyon, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da da 2 milyona sivil kardeşimiz sırf Türk ve Müslüman oldukları için katledilmiştir. Bugün Suriye’de, Irak’ta, Afrika’nın çeşitli yerlerinde ölen milyonlarca sivilin gerçek katilinin kimler olduğunu herhalde söylemeye gerek yok. Altını çizerek ifade ediyorum. Katliamların, soykırımların, işkencelerin, insanlık dışı muamelelerin tamamının altını kazıdığınızda karşısına, bugün bizim karşımızda soykırım, demokrasi ve özgürlük diye yaygara koparanları göreceksiniz.

ARŞİVLERİMİZİ AÇTIK: Bizi Ermeni meselesi üzerinden köşeye sıkıştırmak isteyenlerin yüzlerine her fırsatta kanlı geçmişlerini çarpmak mecburiyetindeyiz. Doğu Anadolu Bölgemizdeki Müslüman ahaliyi kadın, çocuk, ihtiyar demeden katleden Ermeni çetelerini ve onlara destek verenlerin tehciri böyle bir dönemde yapılabilecek en makul davranıştır. Tehcir başka bir şey, katliam başka bir şeydir. Buradan yine haykırıyorum, tüm dünya şunu bilmeli. Biz arşivleri sonuna kadar açtık. Ey Ermeniler, varsa arşiviniz sizde açın. Tüm dünya, üçüncü ülkeler, varsa arşivlerinizi açın. Getirin, bütün arşiv incelemelerinde yetkili olanlar çalışsınlar ortaya çıkan tablolardan sonra siyasiler olarak biz konuşalım. Bizim gizlimiz yok, her şey açık, net. Bugüne kadar Ermeni meselesini kaşıyan hiçbir grup ve devlet iddialarını arşiv belgeleri ile ispat edememiştir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 1915 tepkisi: Ders verenlerin geçmişi kanlı

‘Sanki bizim tarihimiz 1919 yılında başlıyor’

Arşivciliğimizin önünde yeni bir dönem açmış bulunuyoruz. Meclis ve istihbarat dışındaki tüm kurumlarımızın arşivleri artık merkezi olarak yönetiliyor. Bundan sonra, devlet belgelerimizi ecdadımızın hassasiyetinde koruyacak ve değerlendireceğiz. Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra tek parti döneminde milletimizin geçmişi ile bağlarının kopartılmasına yönelik yanlış bir politika izlenmiştir. Osmanlı’yı, Selçuklu’yu görmezden gelen, İslam medeniyetine düşman kesilen, Türk tarihini daracık bir kovuğa hapsetmek isteyen kısır bir anlayış türetilmiştir. Yeni nesillerin kafasında sanki milletimizin tarihi 1919’da başlıyor, daha öncesi bize ait değil gibi bir yaklaşım nakşedilmeye çalışılmıştır.

OSMANLI TÜRKÇESİ: Türkiye arşivlerinde kendisi ile birlikte dev bir coğrafyanın hafızasını saklıyor. Bugün bölgemizdeki pek çok uluslararası sorunun çözümünün Osmanlı arşivlerinde aranması boşuna değildir. Bölgemizdeki kimi ülkeler ve örgütler hem haydutlukla, zorla, baskıyla, hileyle demografiyi değiştiriyor hem de buna hukuki kılıflar uydurmaya çalışıyor. Osmanlı Türkçesini yaygınlaştırmamız, tarihimizle bağımızı güçlendirmek yanında kültürel zenginlik açısından çok büyük fayda sağlayacaktır. Osmanlı Türkçesine savaş açanların amacı bu günkü alfabemizi ve Türkçemizi savunmak asla değildir. Bilakis asıl gaye milletimizin mazisi ile olan bağlarını tümden kesmektir.

DİZİYİ HATIRLATTI: Elimizdeki arşiv hazinesine başka bir ülke sahip olsaydı inanın tüm dünya bizim arşivlerimizi konuşuyor olurdu. Böyle bir durumda arşivlerimiz üzerine onlarca roman yazıldığını, film çekildiğini, dizilere konu olduğunu görürüz. TRT’de yayınlanan Diriliş Ertuğrul dizisinin tek başına Osmanlı tarihine olan ilgiyi nasıl artırdığını biliyorsunuz. Dünyanın neresine gidersem, gittiğim yerlerde bana Diriliş’ten bahsediyorlar.

Sri Lanka’ya taziye telefonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sri Lanka Devlet Başkanı Maithripala Sirisena’ya telefonda taziyede bulundu. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan, Sirisena’ya ülkesindeki menfur terör saldırısı nedeniyle taziye mesajı gönderdiğini anımsattı. Erdoğan, ayrıca kendisini bizzat arayarak acılarını paylaşmak istediğini ifade etti. Erdoğan, insanları insanlık dışı saldırıyı nefretle kınadığını ve en sert biçimde lanetlediğini kaydetti.

Ayrıldığı sevgilisini vurup intihar ettiKuşadası’nda emlakçılık yapan sevgilisini pompalı tüfekle yaralayan bir kişi, olaydan bir saat sonra kendini vurarak intihar etti. Hastaneye kaldırılan yaralı kadının hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber