Daha baskıcı bir Türkiye istiyorlar

Partisinin grup toplantısında 17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı verilmesini çok sert sözlerle eleştiren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Pinochet gibi yargılanacaksınız” dedi

Daha baskıcı bir Türkiye istiyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan iç güvenlik paketine ilişkin olarak, “Yeni yasa getiriyorlar. Daha baskıcı bir Türkiye için getiriyor. Türkiye bir provokasyonla karşı karşıya” değerlendirmesinde bulundu. Kılıçdaroğlu, dün CHP grup toplantısında yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
- KIŞLALI’YI ANDI: 21 Ekim 1994. Ahmet Taner Kışlalı katledildi. O bir aydındı. Aydın olmak zulme karşı baskıya karşı direnmek demektir. O hiçbir zaman güce itaat etmedi. Aydın, zamanın ruhu, zamanın bilinci olmak zorundadır. O kalemini satmadı, birilerinin dizinin dibinde oturmadı, o pırıl pırıl öğrenciler yetiştirdi. Onu hedef tahtasına koydular. Gazeteler üstüne çarpı işareti koydular, hedeflerine ulaştılar. Bebeği daha küçüktü. 29 günlüktü. Eşini kentin merkezine bırakmak istiyordu. Arabayı önce ısıtıp, çocukların gelmesini bekleyecekti. Bir bomba ile hayatı acı şekilde sonlandı. Biz Bahriye Üçok’u da Muammer Aksoy’u da Necip Hablemitoğlu’nu da Çetin Emeç’i de Hrant Dink’i de unutmadık. Kızı Dolunay, ‘Bu cinayet faili meşhur bir cinayettir’ dedi. Dosya, AKP hükümeti tarafından kapatıldı, tıpkı 17 Aralık büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun kapatıldığı gibi.
- SÖZÜMÜZ VAR: Türkiye’ye bir sözümüz var. Canilerin elini kolunu salladığı, mağdurların acı içinde adalet beklediği bir Türkiye olmayacak. Canilerin hapishanelerde olduğu, adalet bekleyenlerin de sokaklarında özgürce gezdiği bir Türkiye olacak. Bunun sözünü veriyorum. 17 Aralık’ta takipsizlik kararı verildi. Kararın arkasında AKP var. Davutoğlu, grubunda 17 Aralık operasyonu dolayısıyla bir cümle edemedi. Bu dosyada rüşvet ve yolsuzluk dolayısıyla bir delil yoksa, dünyanın hiçbir yolsuzluk davasında bir delil yoktur. Her türlü delil her taraftan fışkırıyor. Dolarlar, ses kayıtları, filmler, fotoğraflar. Ama savcıya göre hiçbir şey yok. Bu savcı hiçbir delili görmüyor.
- ADALETİN TOKATI: Önce hırsızlara seslenelim. Ey hırsızlar, rüşvetçiler, rantçılar, kaçakçılar, ‘Devleti satın aldık’ diye düşünmeyin. Satın aldığınız şey Türkiye değil, şerefini satılığa çıkarmış adamların kendisidir. Onlar gelir geçer, ara dönem mutlaka biter. Bu devlet asli rotasına döndüğü zaman adaletin tokatı suratına çarpacaktır. Hırsızların ortaklarına seslenmek istiyorum. ‘Bugün belli gücümüz var, ne yaparsak yırtarız’ diye düşünmeyin. Bazı suçların zamanaşımı yoktur. Halka karşı suç işleyip elinizi kolunuzu sallayıp geçemezsiniz. Pinochet nasıl yargılandıysa siz de aynı şekilde yargılanacaksınız. Savcı bir parantez açtı, ama o parantez kapanacak.
- YASİN BÖRÜ MESAJI: Yurttaşlarım, bizim tarihimizde hırsızların, zorbaların yeri yoktur. Yanımızda komisyoncular, kaçakçılar, katiller yok. Yanımızda, alnının akıyla kazanan Somalı madenciler var, 14 yaşında biber gazı kurşunuyla hayatını yitiren Berkin Elvan’lar var, adalet için sokağa çıkıp öldürülen Ali İsmail Korkmaz’lar var. Bizim yerimiz burası. Adaletten ekmekten, demokrasiden yana bizim yerimiz. Biz, Ethem Sarısülük’ün katiline 7 yıl hapis cezası verip, annesine 10 yıl hapis cezası isteyenlerle yan yana değiliz. Ethem Sarısülük için nasıl üzülüyorsak, vahşice sokak ortasında linç edilen Yasin Börü için de içimiz o kadar acıyor. Nasıl Berkin Elvan için nasıl üzülüyorsam, Ferhat Encü için Yusuf Er için de o kadar üzülüyorum.
- SOYADINI DEĞİŞTİRSİN: Savcıya da sözümüz var. Resmi adı savcı. Gerçek adı Zarrab’ın avukatı. O savcı şunu unutmasın Nazi Almanyası’nda Adalet Müşaviri adalet teşkilatına, ‘Benim yerimde Führer olsaydı nasıl karar verirdiniz, onu düşünün’ demiştir. Bu savcı da, ‘Benim yerimde Erdoğan olsaydı nasıl karar verirdi’ diye düşünerek karar verdi. Merak ettiğim o savcı, adalet sarayına giderken diğer hâkimlerin yüzüne, eşinin, çocuklarının yüzüne nasıl bakıyor o savcı. Soyadı Aydıner, bence değiştirsin. Karanlık soyadı çok yakışır. Ona savcı denmez, düşüncesini, vicdanını, adaleti satan adama savcı denemez. 700 milyarlık rüşvet kol saatini takacaksın, onlar sokaklarda gezecek, gazilerimizin protez bacağına haciz uygulayacaksın. Bu mu adalet?
- PROVOKASYONLA KARŞI KARŞIYA: Adaleti nerede arayacağız biz? Yeni yasa getiriyorlar. Daha baskıcı bir Türkiye için getiriyor. Molotof atan için ceza... Yakaladın da elinden tutan mı oldu? Var zaten ceza. Milleti niye kandırıyorsun? Türkiye bir provokasyonla karşı karşıya. Daha baskıcı bir yönetim getirmek istiyorlar, baskıcı bir Türkiye’yi inşa emek istiyorlar, Türkiye’yi yarı açık cezaevine döndürmek istiyorlar. Molotof kullanıp çevresine zarar verenleri hiçbir zaman savunmadık. İktidar olsaydık onları kulaklarından yakalar adalete teslim ederdik. İktidar olduğunun farkında değil, şikayet ediyor. Adalet kavramının içini boşalttılar. Hangi özgürlükten bahsediyorsun sen. Belediye otobüsünü yakanı mahkemeye çıkardın da vatandaş mı karşı çıktı? Türkiye yeni bir sürecin içine sokulmak isteniyor.

Daha baskıcı bir Türkiye istiyorlar

Yörüklerden ziyaret
Kılıçdaroğlu, grup toplantısının başında Saadet Partisi’nin önceki dönem Şanlıurfa milletvekili adaylarından Hasan Oğul’a rozet taktı. Kılıçdaroğlu’na Abdullah İşbilir isimli heykeltıraş tarafından Mustafa Kemal Atatürk işlemesi hediye edildi. Kılıçdaroğlu, grup toplantısının ardından toplantıyı takip eden İzmirli yörüklerle de kısa süre sohbet etti.
Fotoğraflar: MUSTAFA İSTEMİ

'Mucize' kurtuluş anbean kaydedildiBartın'da kavşakta iki otomobilin çarpışması sonucu araçlardaki 3 kişi yaralandı. Kaza sırasında yol kenarında bekleyen 1 kişi, son anda kendisini geriye atarak kurtardı. Kaza, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerası görüntülerine anbean yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber